CHP, Ak Parti ve “kalekol”

Sayın Başbakan’ın esip gürlemesine, üslubuna baktıkça “Bu ne şiddet, bu celâl!” diyesi geliyor insanın. Başbakan kaç gündür “CHP ile yatıyor, CHP ile kalkıyor” mümkün olsa, 40 yıl öncesi “27 Mayıs darbesi“ni de CHP’nin üzerine yıkacak.
Bakın neler söylüyor:
***
“Geçmişe yönelik bir arşiv araştırması yaptım, bazı yazılı medya gruplarının gazete manşetlerine baktım. Sanki bugün o başlıkları atanlar, arşivleri açmışlar o başlıkları almışlar aynen bugün yine o başlıkları atmışlar. 12 Eylül’e gelen sürece bakın, 12 Eylül’ün o hazırlık dönemine, o pişirilme dönemine bakın, bugünlerde yaşananların yaşandığını, aynı manşetlerin atıldığını, aynı açıklamaların yapıldığını göreceksiniz. Bugün bize nasıl, ‘sandık her şey değildir’ deniliyorsa, gidin okuyun, araştırın, merhum Menderes’e de aynısını söylediler. Bugün bize nasıl, bazı densizler çıkıp da, ‘Sizi biz bile kurtaramayız’ diyorlarsa, aynı şeyin merhum Menderes’e de söylendiğini göreceksiniz. Kefenini alıp yola çıkanlar için kurtaracak insana ihtiyaç yoktur. Biz, kurtarıcı aramıyoruz. Bize bu ithamı yapanlar, kendilerini kurtaracak olanları arayıp bulsunlar.”
Biz, “27 Mayıs”ı içinde yaşayanlardanız.
Sokak hareketlerinde bir kişi öldü, “Turan Emeksiz…”
Bir de dillerden düşmeyen bir şarkı vardı:
“Olur mu böyle olur mu
Kardeş kardeşi vurur mu?
Kahrolası diktatörler
Bu dünya size kalır mı?”
Şimdi öyle mi?
Her gün bir genç ölüyor, öldürülüyor.
Siz, hiç Sayın Başbakan’ın “Başaramadık” dediğini duydunuz mu?
Geçen gün kendisi söyleyince, meğer başarısızlığı varmış…
Hangi konuda başarısız olduğunu merak etmediniz mi?
Diyor ki:
“Samimiyetle, bir alandaki başarısızlığımızı huzurlarınızda açık açık ifade etmek istiyorum. Her alanda köklü reformlar yaptık, her alanda 27 Mayıs’ın ve diğer darbelerin vesayetini ortadan kaldırdık ama muhalefeti, mevcut muhalefet partilerinin zihniyetini değiştirmede, dönüştürmede başarısız olduk. Muhalefet partilerine bakın, üzerlerinde hâlâ 27 Mayıs’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın gölgelerini ve tozunu taşıdıklarını görürsünüz. 28 Şubat’ta sermayenin katkısı yok muydu, yazılı ve görsel medyanın katkısı yok muydu? Hani bazı beşliler vardı biliyorsunuz. Beşli çeteler diye başlıkların atıldığı dönem, yok muydu? Ben onlar niye yargılanmıyor diye hâlâ şaşıyorum. 28 Şubat’la ilgili neden onlar hesaba çekilmiyor diye merak ediyorum.”
***
Bu yazıyı okuduğunuz gün kıyamet kopmuş olacak, eğer bir değişiklik olmazsa, hükümet, Kürt ve PKK için neler yapacağını açıklayacak…
Zaten bir gün önce belki de bile bile, Siirt’te jandarma “Kalekol”una saldırdılar, dört işçiyi kaçırdılar.
O “Kalekollar” niçin ve kime karşı yapılıyordu?
Herhalde PKK’yı korumak için değil!

Hasan Pulur

Bir önceki yazımız olan Şeffaf Oda'nın 10. yılı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *