Kafabindünya Obi albümünü anlattı

Kuruluşundan bu yana onlarca kez değişen kadrosuyla belki de üç dört albümlük şarkı eskiten Kafabindünya‘nın klasikleşen şarkılarıyla son dönem şarkılarının bir arada sunulduğu bir albüm, Obi.

Kafabindünya‘nın 10 yıllık geçmişi birçok dönüm noktası da taşıyor. Bir anlamda albümün çıkması da bu dönüm noktalarının en büyüğü anlamına geliyor. Daha ilk albüm yayınlanmadan sonrakilerin hazırlığına başlayan Kafabindünya kendini yenilemeye devam edecek gibi görünüyor.

Grubun 10 yıldır değişmeyen tek üyesi Burç Tuncer, genç kızların favori Kafabindünya üyesi Emrah Bedikli ve gruba albüm kayıtlarının ardından dâhil olan Korgün Akgün’le hem Obi’den, hem kayıt sürecinden hem de grup üyelerinin saçlarından bahsettik.

10 yıldır bu albüm bekleniyordu diyebiliriz. 10 yıllık Kafabindünya geçmişine baktığımız zaman bu albüm için bu 10 yılın tamamından izler taşıdığını söyleyebilir miyiz?

Burç Tuncer: Kafabindünya’nın ilk dünyaya gelişinde var olan şarkıların birçoğu yok tabii ki ama post-rock formuna yaklaşmamızı Kafabindünya açısından bir milat olarak kabul edersek, o zamanlardan kalma en eski şarkılar (Binlerce Özür, Platonik Aşk, Yapılabilecek Bir Şey Yoktu gibi) bu albümde de mevcut. Tabiî yıllar içersinde ister istemez törpülenerek daha olgun bir hâle geldiler.

Emrah Bekdikli: Kesinlikle bir Kafabindünya biyografisi oldu bu albüm bizler için.

Kafabindünya’nın çok sık değişen kadrosuyla şimdiye kadar farklı kayıtlar yapılmıştı. Hattâ içinde Burç’un bile yıllardır dinlemediğini tahmin ettiğim şarkıların yer aldığı albüm kayıtları internette dolaşıyordu. O kayıtlar vakti zamanında yayınlanmış olsaydı, sizce Kafabindünya’nın 2012’de yayınlayacağı albüm Obi’ye ne kadar benzerdi?

B.T.: Kendi adıma Obi öncesi Kafabindünya bana fazlasıyla çiğ geliyor. Daha doğrusu Obi öncesinde kontrol edilmemiş bir enerji ve üzerine düşünülmeye üşenilmiş bir prodüksiyon anlayışı vardı Kafabindünya’da. Obi ile beraber, albümle ilgili kaydından miksine, kapağına kadar her şeyi (bazen yakınlardan yardımlarla) kendimiz yaptığımız için, prodüksiyon aşamasını en ufak detayına kadar deneyimlemek zorunda kaldık ve bu hepimiz için fazlaca eğitici oldu.

Korgün Akgün: O kayıtları Burç bir ara dinletmişti bana da. Gülüp geçmişti de aynı zamanda. Eğer yayınlansaydı çok fazla benzeyeceğini düşünmezdim. O şarkılar bence, kaydedilip olduğu hâliyle özellikle bırakılmış ve ileride Kafabindünya’nın eski dinleyicilerinin anımsayıp “Aaaa bunlar da vardı yaaa vay anasını” türünden düşüncelere gark edecektir.

E.B.: Albüm çok geç geldi fakat bu gecikme beraberinde bir sürü artılar da getirdi. Albümdeki soundun kalitesi bizim için çok önemliydi, daha önceki denemeler ve kayıtlar bize birçok deneyim kattı. Bu deneyimi imkânlarımız doğrultusunda kullandık. Bence hissiyat olarak çok büyük bir fark olmazdı o zamanlar o şarkılar bir albümle çıksaydı.

B.T.: Şunu söylemeliyim ki, Obi’de olan şarkıların Obi öncesi kayıtlarını dinlemek hepimiz için bir çile âdeta. Fakat Obi şarkıları dışındaki eski kayıtlar ise –bir daha asla çalmayacak olsak bile– Kafabindünya’nın karışık tarihinde var olduğu için beni mutlu eden garip, multijanr şarkılar. Ama şunu da belirtmeliyim ki, iyi ki Obi’den önce herhangi bir resmî albüm yayınlamamışız.

Albümde Kafabindünya’nın son dönem şarkılarının yanısıra ‘Binlerce Özür’ gibi artık yıllanmış şarkılarda yer alıyor. Peki sizce Kafabindünya dinleyicisini bu albümde en çok şaşırtacak şey nedir? Yenilik nedir? Ya da yenilik var mıdır albümde?

B.T.: Bu albümle –kaydı, miksi, basılma süreci dâhil– takriben 1,5 yıldır uğraştığımız için o zamanlar bir yenilik varsa da ben şu an o fikirleri pek hatırlamıyorum. Ama en azından bir tane gizli bir şey var ama onu söylemiyorum, dinleyicinin kendi keşfine bırakıyorum.

K.A.: Bence, hepimizin ortak düşüncesi gibi, Kafabindünya dinleyicisi de soundun hayvansallığına şaşıracaktır. Mastering nelere kadir.

Obi’nin kapağı ve isminden bahsetmek istiyorum biraz. Bildiğim kadarıyla fotoğraftaki Can’ın köpeği ve tahmin ettiğim kadarıyla da ismi Obi. Nasıl karar verdiniz bu isme?

E.B.: Bir sabah erkenden buluşmuştuk ve Can ortaya bu fikri attı hepimizin hoşuna gitti, Obi de sevdiğimiz bir kardeşimiz

B.T.: Aslında albüm adı koymayı planlamıyorduk; Peyote’den Emre albümün adı olması konusunda bize ısrar etti, biz de gerçekten bir isim bulmakta güçlük çekiyorduk. Kapak görseli için ortak bir fikir de üretememiştik. Hepimiz güzel sanatlar kökenli olduğumuz için herhangi bir görsel üzerinde uzlaşmamızın çok zor olacağını düşünüyordum ben açıkçası. Sonra bir sabah MESAM’a kaydolmak için buluştuğumuzda kahve içerken (tabiî ki geç kalan Doğan’ı bekliyorduk!) Can bir anda “Albüm kapağı bu olsun mu ya?” diyerek Obi’ınin fotoğrafını ortaya çıkarttı. O anda hepimiz bunu kabul ettik. Albüm adına da MESAM’da belgelere albüm adı yazmamız gerektiği için 10 saniyede “E Obi olsun bari” diye karar verdik. Kısacası özel bir sebebi yok kapak fotoğrafının da albüm adının da.

Albümün kayıtlarından sonra gruba Korgün Akgün de ilave oldu. Korgün’ün gelişiyle yeni partisyonlar eklendi mi? Bunları albümde duyabilecek miyiz?

B.T.: Korgün gruba girdikten sonra bir iki ufak numara dışında eski şarkılara yeni şeyler katmamaya karar verdik. Hattâ şarkılar şu anki varlıklarıyla katmamıza izin vermedi bile diyebilirim. Korgün’ün en büyük artısı tabiî yeni bir vizyonun da gruba katılmış olması oldu. Bugünlerde Korgün’le beraber yeni (ve eski Kafabindünya’ya pek benzemeyen ama aynı estetikte) materyaller üzerine çalışıyoruz.

E.B.: Korgün’ün saçları bizim için çok önemli. En başta bunu istedik; düz yeni yıkanmış death metal yumuşaklığında saçlar.

K.A.: Yani şimdi Korgün’ü hepimiz çok seviyoruz. Dünya tatlısı bir insan. Aşırı bir şey yani. Yeni partisyonlar eklendi bir iki şarkıya sadece. Ama onu ancak konserlerde gözlerini benden ayırmazsan dinleyebilirsin. Ama yeni şarkıları hep beraber yapacağız. Sonra “Yok efendim Korgün geldi Kafabindünya dinlenmez artık!” yok efendim “Bu riffler ne böyle?” falan anlamam. Bir sorun varsa bana söyleyin!

Albüm kayıtları demişken, kayıtların büyük kısmı –hattâ tamamı sanırım– ev ortamında oldu. Biraz kayıt sürecinden bahseder misiniz?

B.T.: Davul kayıtları Doğan’ın evinde yapıldı, daha çok Doğan çaldı, ben kaydettim, Emrah ve Can da PS3 oynadı. Albümün geri kalanı tamamen kız arkadaşım Esra’nın evinde kaydedildi. Toplam iki günde tüm davullar, bir günde tüm baslar kaydedildi. Takip eden iki ay ise benim tüm gitar partisyonlarını kaydetmem, orkestral düzenlemeleri yapmam ve mikse girişmemle geçti. Gündüzleri uyuyup, akşamdan sabaha kadar çalıştığım bir iki ay. Gerçekten dengem biraz şaşmıştı. Finale yakın, mikste yardım almak için bir süre de Metin Bozkurt’a gidip geldim. Her şey bitti deyip, kutlamasını yaptıktan sonraki iki üç ay bile hep ufak tefek dokunuşlar, düzeltmeler oldu.

E.B.: Benim için harikaydı; tek günde ve masrafsızdı. En güzel tarafı kendimle bayağı baş başaydım etrafta fazla olabilecek hiç bir şey yoktu, sıfır stres ve komple samimiyet.

Geçtiğimiz yaz beş konserlik bir Avrupa turnesi yaptınız ve Junius, Caspian, Arms and Sleepers gibi isimlerle aynı sahneyi paylaştınız. Albüm sonrasında da bu tür bir turne programı var mı?

B.T.: Şu an gözüken bir turne programı yok. Geçen yaza nazaran çok ağır bir iş temposu var hepimizin. E malûm, vizedir, falandır, turnenin kendisinden daha çok yoran işler insanı. Bu yüzden bir şeyler ayarlamakta bu sene için biraz geç kalmış olabiliriz. Ama Türkiye’de eskisine nazaran en az yüzde 50 daha aktif bir Kafabindünya olacak diyebiliriz. En azından uzun süredir beklenen İstanbul dışı konserler konusunda bazı gelişmeler olacak yakın zamanda.

K.A.: Gönül ister ki daha uzun bir turne olsun. Mesela bütün yaz.

Son olarak, Burç bir röportajında “Albüm çıksın saçlarımı kestireceğim, uzun saçlı hâlim tarihe geçsin” demişti. Albüm çıkıyor olduğuna göre bir sürpriz beklemeli miyiz?

K.A.: Burç saçları keserse (ki hiiiç sanmıyorum) ben de keserim!

B.T.: Ya öyle kısacık kestirmekten bahsetmiyordum aslında. Ama bir ara çok sıkılırsam biraz kısaltmayı planlıyorum. En azından konser sırasında çalarken ellerime karışmayacak kadar

KA.: Yok yahu, kesmem ben daha uzun bir süre.

CMKYRN

Bir önceki yazımız olan Pamela Spence nerelerde, ne iş yapıyor? başlıklı makalemizde Pamela, Pamela Spence ve röportaj hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *