Kılıçdaroğlu’ndan çok sert koalisyon yorumu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın olası Suriye müdahalesiyle ilgili “Her türlü koalisyonun içerisinde yer almaya hazırız” ifadesine sert yanıt verdi.
Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi toplantısı öncesinde şöyle konuştu:

Neden savaş çığırtkanlığı yapıyoruz. Neden gencecik evlatlarımızı savaş meydanlarına sürmeye çalışıyoruz? Atatürk, ‘Bir ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir’ demiştir. Sonuna kadar savaşa hayır diyoruz.
1. Haçlı Seferlerinin üzerinden 9 asır geçti. Hiçbir lider, hiçbir komutan, hiçbir devlet adamı 5 Eylül 2013 tarihinde bu ülkeyi yöneten başbakanın kullandığı cümleyi asla kullanmamıştır. ‘Komşumuz, Müslüman bir ülkeye saldırmak için ben her türlü koalisyonla hazırım’ cümlesi ne demektir. Bu, gönüllü taşeronluğu aşan bir şeydir. Bu cümlenin milli, dini, ahlaki hiçbir tarafı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetmeye kalkan bir başbakan böyle bir cümle kuramaz. Benim kendime, ülkeme özgü bir duruşum, bir ilkem yoktur demektir. Her türlü koalisyonun içinde yer alırım demek, ilkesizim, tetikçiliğe hazırım demektir.
Kin ve nefret üzerine dış politika oluşturulur mu? Her türlü koalisyonun içinde yer alırım yeter ki siz Suriye’de 5 yaşındaki Ahmetleri, Zeynepleri, Muhammetleri, Osmanları öldürün, ben de sizinle beraber elime silah alacağım onları öldürmeye gideceğim. Böyle bir anlayış olabilir mi? Hangi ahlak, hangi din buna izin veriyor. Bir başbakan böyle bir cümleyi kullanamaz. Özür borcu vardır ama özür de yetmez. Öyle bir makamda oturamaz.
İç politikada iflasa götürüyorlar, dış politikada bozguna uğrattılar. Yarı açık cezaevine döndürüldü Türkiye. En büyük medya patronu, başbakanın koltuğunda oturan zat. İstediğini atar, istediği gazeteye el koyar. Beğenmediği köşe yazarlarını atar. Dış politikada öyle bir noktaya geldiler ki kapısını çalacakları bir komşu dahi kalmadı. Bu çok değerli bir yalnızlıkmış. ‘Batı bizi yalnız bıraktı, niye bize yardım etmiyorsunuz’ diyemiyorlar. Bu politika senin öngörüsüzlüğünün doğurduğu politika. Böyle bir dış politika dünyada yok.

Türkiye’yi yönetme iradesini kaybedenler maalesef Türkiye’yi batağa sürüklüyorlar. CHP’yi suçluyorlar. Komşularımızla güvene ve işbirliğine dayanan bir ilişki sürdürelim diyoruz. Sen değil miydin CHP hiçbir şey yapmıyor diyen. Yalnızlığa mahkûm olan bir Türkiye’yi hak etmediğimiz için gidiyoruz. Öyle bir politika güttüler ki işadamlarımız perişan.
Siyasi gerilimin faturasını işadamlarımıza çıkarmayın. Hükümetin politikası onların önünü kesiyor. Türkiye, sadece AKP’den ibaret değildir demek için o bölgeye gidiyoruz. ‘İnsanları sallandıramıyorum o halde demokratım’ demek bir ilkelliktir. Yüz karası bir deyimdir bu.

Bir önceki yazımız olan Suriye'deki kimyasallar nereden geldi? başlıklı makalemizde Beşar Esad, esad ve kimyasal hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *