Kürt meselesinin aktörleri ne yapıyor?

Nasıl taca çıktığımızı anlatayım.. Esad güçleri kimyasal silah kullanınca Ankara bardak taştı dedi.. Gönüllüler koalisyonu kurulmalı Şam vurulmalı..
İngiltere ve Fransa kırmızı çizginin aşıldığını ilan etti.. ABD Başkanı Obama da katıldı..
Müdahale de nasıl müdahale?
Obama açıkladı; sınırlı hava harekatı.. Bazı askeri tesisler vurulacak o kadar..
Buna iki tokat atma da diyebiliriz..
Ankara’dan yetmez sesi yükseldi.. Askeri müdahale Esad gidene kadar devam etmeli..
Ayrılık burada başladı.. Görüldü ki; Batı’nın Esad’ı devirmeye, Suriye’ye bulaşmaya niyeti yok..
Esad giderse El Kaideciler gelir korkusu her şeyin üstünde..
Ankara sözünü dinletemedi, daha doğrusu Ankara’yı dinleyen olmadı.. Çünkü Ankara taraftı.. Muhaliflere en çok destek veren, muhaliflerin kazanmasını isteyen ülkeydi..
*
Neyse.. İngiltere Başbakanı hemen parlamentoya gitti.. İzin istedi, izin çıkmadı.. ABD Başkanı yetkisi olduğu halde o da Kongre’ye gitti..
Her türlü koalisyona katılırız diyen bizim iktidar gitmedi.. Geçen yıl verilen tezkereyi bahane ederek Meclis’e başvurmadı..
Meclis’te müzakereye açmaya gerek görmedi..
*
Bi neyse daha diyelim devam edelim.. Bütün dünya Kongre’nin kararını beklerken ABD Dışişleri Bakanı Kerry, Şam kimyasal silahları bir hafta içinde teslim ederse müdahale etmeyiz deyince Rusya üstüne atladı, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Şam’dan kimyasal silahları uluslararası gözetime açmasını istedi..
Çin destek çıktı.. İran destek çıktı..
Obama; kabul ederlerse ve gerçekleşirse askeri müdahalede bulunmayacaklarını açıkladı..
ABD Kongresi karar oturumunu erteledi..
İngiltere ve Fransa’dan ‘iyi formül’ anlamına gelen sesler yükseldi..
Suriye daha doğrusu Esad yönetimi kabul etti.. Askeri müdahale işi şimdilik suya düştü..
*
Kısaca operasyon rafa kalktı.. Ankara taca çıktı.. Bunun anlamı şu; Esad kalacak..
Ama ortada yıkılmış, harabeye dönmüş bir ülke var.. 100 binden fazla ölü, 2 milyon mülteci var..
İç savaş devam edecek mi? 100 bin ölü 200 bine mi çıkacak?
Artık iç savaşı bitirmenin tek bir yolu kalıyor.. Esad yönetimi ile muhaliflerin masaya oturması, ateşkesi sağlaması..
*
Esad gitmeden masaya oturmam diyen Ankara bu konuda da yalnız kaldı.. Masa kurulursa taca çıkacak.. Bu gidişle iki yıl önce Esad iki hafta içinde gider diyen Davutoğlu’nun izlediği politika sayesinde Ankara çırak çıkacak..

Kürt meselesinin aktörleri ne yapıyor?
Çok aktör var.. Zaten çok aktör olduğu için süreç yürümüyor.. Taraflar yürüyormuş gibi yapıyor ama yürümüyor..
Çekilme durdu işte.. Taraflara bakalım..
İmralı: Marttaki kararlılığını, marttaki iştahlılığını sürdürüyor mu bilemem.. Öcalan’dan bir süredir ses seda çıkmıyor.. Adaya gidip gelen de yok..
Kandil: ‘Önderlik’ istedi diye, önder dedikleri Apo’ya karşı çıkmak doğru olmaz diye çekilmeyi gönülsüz de olsa kabul etmişti.. Tabii çekiliyormuş gibi yaptılar çekilmediler..
BDP: İki arada bir deredeler denilebilir.. Hatta üç arada desek yanlış olmaz.. Ortamı yumuşatmak ve tekrar silahların konuşmaması için çaba sarf ediyorlar.. Kandil- İmralı- iktidar üçgeninde sıkışmış haldeler.. Her halükarda günah keçisi olacaklar.
*
MİT: Öcalan ile pazarlığı götüren taraf.. Öcalan’a ne söyledi de Nevruz açıklamasını yapmaya ikna etti bilinmiyor.. Pazarlığı sürdürüyorlar ki, halen sonuç alamadılar ki, İmralı’da hava iyi değil ki henüz BDP heyetine gitme izni verilmedi..
İktidar: Hem yaklaşan seçimle meşgul, hem Suriye’de değişen hava ile.. Suriye’de PKK’nın desteklediği PYD’nin güçlenmesi morallerini bozdu.. Seçime kadar bu işi nasıl götüreceklerini kara kara düşünüyorlar.. Demokratikleşme paketini getirseler bi dert getirmeseler başka dert..

Seyirci engeli!
Olimpiyatları bize neden vermedikleri tartışması hız kesmedi.. Tersine alevlendikçe alevleniyor..
Değerli yalnızlığımızdan, dopingli sporcularımıza, polisin orantısız gücünden, İstanbul trafiğine kadar birçok neden sıralandı..
Nedenlerden biri de seyircinin olmayacağıydı.. Denilen şu; Türkiye’de futbol ve basketbol dışındaki sporlar seyirci bulamaz..
Katılmıyorum.. İki yıldır dünyanın en iyi on kadın tenisçisi turnuva için İstanbul’a geliyor.. Sinan Erdem dolup taşıyor..
Demek ki kalite olunca ilgi de oluyor..
Tabii seyirci gitmez tezini savunanlar bu yaz düzenlediğimiz Mersin’deki Akdeniz oyunlarını gösteriyor.. Bütün biletlerin iktidar partisi tarafından satın alınıp bedava dağıtılmasını!.. Tribünlerin iktidar kontrolünde doldurulmasını.. Gerçek seyircinin olmamasını..

Bir önceki yazımız olan Adam başlıklı makalemizde çetin altan hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *