Köprü görevindeki sanat

10 September 2013 Tuesday, 19:49

Kullanıcı Kılavuzu: Varış noktasını gözünde canlandır ve bir plan yap. Yöntem işe yaramadığında, yeni yollar yarat.
O ana adapte ol ve planların değişebilmesine müsaade et.
Doğru anı yakala.
Karar ver ve kararına sadık kal.
(…)
Şüphe duyuyorsan, ne yaptığını biliyormuş gibi görünen birini takip et.
Bir kez grup oluştuktan sonra harekete geçmek daha kolaydır.
Kendiliğinden örgütlenme kolektif yollar yaratır.”
Bu kullanma kılavuzu, “Anne ben barbar mıyım?” başlığıyla bu cumartesi kapılarını açacak olan 13. İstanbul Bienali’nde karşılaşacağınız işlerden birinde yer alıyor. İspanyol sanatçı Maider Lopez, Karaköy’deki trafiği farklı noktalardan kaydedip “Yollar Açmak” diye bir video işi, bir de yukarıda okuduğunuz kullanma kılavuzunu üretmiş. İnsanların karşıdan karşıya geçmekte zorlandığında nasıl kolektif yöntemlere başvurduğunu, tek başına aşamadığı engeli birlikte aştığını gösteren iş, Bienal’deki pek çok çalışma gibi, bu yılın “Kamusallık kavramını yeniden düşünme imkanı yaratmak, yeni düşünce ve hayal gücü kanalları açmak ve kamusal bir tartışma zemininin yaratılmasına katkıda bulunmak” diye özetlenen amacına hizmet ediyor.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV)’nın düzenlediği Bienal’in küratörlüğünü bu yıl Fulya Erdemci üstleniyor. Ve yine kamusal bir alan yaratma ve herkese ulaşabilme amacına uygun olarak 20 Ekim’e kadar ücretsiz olarak gezilebiliyor. Bienalin sponsorluğunu Koç Holding üstleniyor. 88 sanatçı ve sanatçı grubunun işleri, Tophane’deki Antrepo no.3, Karaköy’deki Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, İstiklal Caddesi üzerindeki ARTER ve SALT Beyoğlu ile İMÇ 5.Blok’taki 5533’te görülebilecek.
Antrepo no.3’te izleyiciyi, Ayşe Erkmen’in Galataport hayata geçince olacakları hatırlatan vinci karşılıyor. Vincin ucundaki gülle düzenli aralıklarla antrepo binasına çarparak gelecek yıkımın sinyallerini veriyor. İçeride ise ilk gördüğünüz, Meksikalı Jorge Mendez Blake’in aralarında hiçbir birleştirici unsur olmayan tuğlalarla inşa edilmiş duvarı. Referans noktası Kafka’nın ‘Şato’su olan duvar, görünürde kalıcı olanın geçiciliğine göndermede bulunuyor.
Adını Lale Müldür’ün şiirinden alan Bienal, merkezine sanat ve edebiyat, özellikle de şiir arasındaki ilişkiyi almış. Pakistanlı Shahzia Sikander’in işinde mesela, minyatür ile şiir buluşuyor. Aralarında Lale Müldür’ün de, Nazım Hikmet’in de olduğu Türkçe yazan şairlerin şiirlerini farklı seslere okutmuş sanatçı ve bunu çok kanallı anime bir enstalasyonla birleştirmiş.
Küratör Fulya Erdemci’nin üç ayrı meydan yaratarak tasarladığı mekanda karşınıza çıkan en sevimli işlerden biri ise, Endonezyalı HONF topluluğunun, insanlarla bitkiler arasındaki iletişimi görünür kılmayı amaçlayan enstalasyonu. Analog bir teknik kullanılan işte, saksı çiçeklerinin arasındaki iletişimi gözle görebiliyorsunuz. Bu da dilini anlamadığımız, hatta sesi bile olmadığını zannederek ‘barbar’ terimiyle ‘öteki’leştirdiğimiz dünyayı keşfetmek için öğrenmemiz gereken yeni yöntemlere işaret ediyor.
Halil Altındere ise ‘Harikalar Diyarı’ videosuyla Sulukule semtinin yıkılmasından sonra o semtin çocuklarının içinde büyüyen direnişi çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
Bu yılın işlerinde Gezi olaylarının izlerine sıkça rastlıyoruz. Örneğin, Alman Christoph Schafer, sinemacı Margit Czenki’nin 2013 Haziran’ında Hamburg’daki bir mahalle parkının adının Gezi Park Fiction St. Pauli olarak değiştirilmesini gösteren fotoğrafından yola çıkarak bir dizi çizim yapmış. Örneğin Yeniköy’deki bir iftar… Yanındaki bir kadının söylediği “Dünyanın başka hangi ülkesinde insanların bir protesto yöntemi olarak yemek yediğini görebilirsiniz?” cümlesini de hatırlatıyor sanatçı.
Bunlar sadece birkaç başlık… 13. Bienal’in Türkiye’nin geçirdiği dönemle son derece uyum içinde, sanatla kamusal alanı başarılı bir şekilde buluşturan, zeki ve ilginç işlerle dolu olduğunu belirtelim. Keşfetmek için altı haftanız var. Pazartesi hariç her gün, 10.00-19.00 saatleri arasında.

Bir önceki yazımız olan Aslında okunmayan kitaplar başlıklı makalemizde ingiltere, insanların okumadığı kitaplar ve Jane Eyre hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz