Jim Carrey ve filmleri

15 August 2013 Thursday, 23:57
Jim Carrey'in en iyi filmleri

Jim Carrey’in en iyi filmleri

Hollywood’un son 20 yılına damga vuran ve komedi denince ismi gişe başarısı anlamına gelen Jim Carrey’i bu hafta “Kick-Ass 2/ Göster Gününü 2”de izleyeceğiz. Bu filmde bir yan rolde izleyici karşısına çıkan oyuncu, mimik ustası olarak tanınıyor ve izleyiciyi güldürmede uzman. Ancak son dönemde dramlarda da boy gösteren bir isim. Fakirlik içinde geçen çocukluk döneminin ardından şansı yaver giden ve eğer filmlerde çıkış yakalamasa muhtemelen hâlâ bir çelik fabrikasında çalışmaya devam ediyor olacağını ifade eden Carrey’nin kariyerinin köşe taşlarını hatırlayalım.

“Ace Ventura: Pet DetectIve” (1994)
Aktörü dünyaya tanıtan film, aradan geçen yıllarda Carrey’nin performansı nedeniyle kült statüsü kazanan “Ace Ventura: Pet Detective” oldu. Carrey’nin karakteri Ace Ventura, hayvanlar konusunda uzmanlaşmış eksantrik bir dedektifti ve bir futbol takımının maskotu olan yunus sırra kadem basınca yunusun peşine düşüyordu. Film beklenmedik bir başarı elde edip dünya çapında 107 milyon dolar hasılat elde etti; ticari sinemaysa gelmiş geçmiş en yetenekli komedyenlerinden biriyle tanıştı.

Baş Belası The Cable Guy (1996)
Diğer bir önemli komedyenin Ben Stiller’ın yönettiği film, Carrey’in kariyerinde çok da benzer roller üstlenmeyeceğinin işaretlerini ilk yıllarında verdi. Önceki karakterlerine göre daha karanlık, hastalıklı bir karakteri canlandıran Carrey, evine kablo döşemek için geldiği Steven’la arkadaş olmaya kararlı kablocu Chip rolündeydi. Chip arkadaşlık teklifi geri çevrilince hastalıklı tavırlar sergiliyordu. Film, Carrey’nin ismini afişte görünce salonlara akın eden hayranlarını şaşırtsa da gişede hatrı sayılır bir başarı sergiledi.

“Truman Show” (1998)
Avustralyalı yönetmen Peter Weir, toplumu eleştiren bilimkurgu senaryolarında harikalar yaratan Andrew Niccols ve en ciddi rolünü canlandıran Carrey, eleştirmenlerin göz bebeği bir film ortaya çıkardılar. Hayatının bir televizyon şovu olduğunu keşfeden sıradan bir adamı canlandıran Carrey, oyunculuk becerisinin izleyici güldüren mimiklerle sınırlı olmadığını, komediden drama yakınlaşabileceğini de kanıtladı. Weir’ın bu rolü Carrey’e Charlie Chaplin’i hatırlattığı için vermek istemesi de herhalde aktöre yapılmış en büyük iltifatlardan biriydi.

Ay’daki Adam Man on the Moon” (1999)
Ünlü Çek yönetmen Milos Forman’ın imzasını taşıyan filmde Carrey, eksantrik komedyen Andy Kaufman rolündeydi. Carrey bu film için normalde izlemediği bir yönteme başvurdu ve metot oyunculuğuna göz kırpıp çekim dışındaki sürelerde de karakteri gibi davrandı. Sonuç dört dörlüktü; Carrey Kaufman’la ilgili nüanslara yer veren müthiş bir performans sergiledi. Bazılarına göre kariyerinin en özenli performansını…

Sil Baştan Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004)
Michel Gondry imzalı bu başyapıtta, Carrey mizahtan tamamen arınmış dramatik yönü çok kuvvetli bir performansla kariyerinin en büyük sınavlarından birinden takdirnameyle çıktı. Kate Winslet’ın karakteriyle ilişkisini unutmaya çalışan, onun kendisini beyninden sildirdiğini öğrenen Joel Barish rolünde izleyicinin bütün sempatisini üzerine topladı, istediği zaman dramın dibine vurabileceğini gösterdi. Özellikle arabada Beck’in “Everybody’s Gotta Learn Sometime”ı eşliğinde ağladığı sahnesi akıllara kazındı.

Bir önceki yazımız olan İstanbul'daki tarihi çeşmelerin başlıcaları başlıklı makalemizde İstanbul'da görülmesi gereken çeşmeler hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz