NetGazetesi.NET / . / İktidar-Cemaat kavgasında son durum

İktidar-Cemaat kavgasında son durum

İktidarla cemaat arasında kavga çıkınca hava döndü.. Hukuksuzluk, hoyratlık, kolay tutukluluk, haksız mahkumiyet gibi kavramlar akıllara geldi…
Yılların ittifakı yerini hesaplaşmaya bıraktı.. Suçlamalar müthiş.. İktidar yanlıları da, cemaatten olanlar da vurdukça vuruyor..
Güzel olan şu..
Bizim yıllardır gündeme getirdiğimiz haksızlıkları, hukuksuzlukları kabul etmiş haldeler.. Kabul etmişler ki faturayı birbirlerine kesmeye çalışıyorlar..
Şu operasyon sizin yüzünüzden yapıldı..
Bu kişiyi sizin ekip tutuklattı..
*
İddialar, ithamlar havada uçuşuyor.. Taraflar birbirlerine fatura kesmeye çalışıyor..
Bugünlerde en çok duyduğum cümle şu..
Ben zamanında bunun yanlış olduğunu söylemiştim..
Efendim!.. Kime, nerede, ne zaman söyledin..
Biz niye duymadık, biz niye okumadık..
Kapalı kapılar ardında birilerinin kulağına mı söyledin?
Fısıltı halinde mi? Ağızdan dökülen kelimeyi kulak duymayacak şekilde mi?
*
Aydınlara, hocalara yönelik KCK operasyonu diyorsun.. O günlerde; daha fazlası gerekir, şunlar da bunlar da içeri tıkılmalı diye laf edenler bugün çıkmış ben o zaman da karşıydım demez mi?
Zeytinyağı gibi üste çıkmak derdinde.. Kendinin demokrat olduğunu, yanlış gördüğünü söylediğini, haktan hukuktan yana çizgisini bozmadığını anlatmaya çalışıyor..
Olan biten onların yüzünden diyerek kendini aklamaya çabalıyor..
Yemezler!..
O zaman da söylemiştim lafı aklamaz.. Bir kez daha soruyorum..
Söyledinizse biz niye duymadık?

Balyoz mahkûmu da aynı şeyi söylerse!..

Başbakan Yardımcısı Arınç önceki gün üstüne basa basa şunu söyledi..
‘2004 yılında MGK’da alınan kararlar hiçbir şekilde yerine getirilmedi.’
Zaten yerine getirildi diyen yok.. Uygulandı diyen de yok.. Tarsine cemaat altın devrini yaşadı..
Ama şu var.. Balyoz davasından hüküm giyen bir komutan çıkıp da şunları söylese sonuç ne olur.. Veya nasıl yorumlanır:
‘Evet itiraf ediyorum, darbe planı yaptık ama o toplantıda alınan kararlar hiçbir şekilde yerine getirilmedi.’
*
Arınç’ın sözleri yeni bir kriter daha getirdi..
Ayrım şu.. Fişleme, bilgi toplama..
Şöyle ki..
AKP’den önceki iktidarlara bağlı MİT’in, emniyetin yaptığı işlemler, fişleme oluyor..
Bu iktidar döneminde yapılan aynı uygulamalar kanun gereği bilgi toplama faaliyetleri sayılıyor..
Fişleme değil..

Başdanışmanın faiz hesabı

Başbakan’ın ekonomi danışmanı faizin seyir defterini kaleme almış.. 1854’te faiz yüzde 4.90’mış.. 1862’de yüzde 6.. 1872’de yüzde 9.. Liste uzun.. Başdanışman sözü Gezi olaylarına getirip bağlamış.. Yazdığı şu..
“Gezi olayları başladığında bu topraklardaki faiz 4.61 seviyesindeydi ve 1699’dan beri bu toprakların gördüğü en düşük faizdi.”
Vallahi haklı..
Başbakan üçüncü köprünün temel atma töreninde ‘çevreciler siz ne yaparsanız yapan biz kararımızı verdik Taksim’e Topçu Kışlası’nı yapacağız’ demeseydi..
Bu söz üzerine sabahın beşinde polis çevrecilerin çadırlarını basmasaydı.. Biber gazıyla dağıtmasaydı..
Zabıtalar gençlerin çadırlarını yakmasaydı..
Polis orantısız güç kullanarak, Taksim’i gaza boğarak itiraz edenlerin üzerine yürümeseydi..
Bu toprakların gördüğü en düşük faiz belki de kalıcı olurdu..
Ne dersiniz?

MEHMET TEZKAN

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*


*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top
Follow

Get every new post delivered to your Inbox

Join other followers