İhtiyaç kredisi ve kredi kartı borçluları

Ağustos sonunda toplam banka kredileri 965 milyar TL. Toplam bireysel kredi kartı borçları 81 milyar TL. Toplamın yüzde 8.4’ü büyüklüğünde. Toplam bireysel kredi kartı borçlarının taksitli bölümü ise 46 milyar TL. Bu rakamlar gösteriyor ki, kredi kartlarının sınırlandırılması konusundaki çabaların, kredilerin büyümesi, tüketimin frenlenmesi, cari açık sorununa çare bulunması ile pek ilgisi yok.

Kredi kartının yanlış kullanımının önlenmesi arayışı öne çıkıyor. Kredi kartının yanlış kullanımında genelde kredi kartı dağıtan bankalar suçlanır. Daha sonra da kredi kartı ile gücünü aşacak ölçüde borçlananlara sıra gelir.
Bu suçlamalar yapılırken kredi kartının kimler tarafından, neden kullanıldığı genelde unutulur.
Merkez Bankası’nın yayınladığı Finansal İstikrar Raporu’nda yer alan bilgilere göre, bizim hane halkımızın harcanabilir gelirlerine göre borçları 2010 yılında yüzde 41.5 iken, 2011 yılında yüzde 47.4 olmuş. 2012 yılında yüzde 50.7’ye ulaşmış.
Başka ülkelerde hane halkının borçluluk oranı hem harcanabilir gelirine hem de milli gelire göre daha yüksek.

1.9 milyon takipte
Merkez Bankası’nın verdiği rakamlara göre, bizde hane halkının yükümlülüklerinin dağılımında konut kredisi borçlarının payı yüzde 34.3, ihtiyaç kredisi borçlarının payı yüzde 35.6 ve kredi kartı borçlarının payı yüzde 25.4 oranında. Taşıt kredilerinin payı da yüzde 4.4.
Hem tüketici kredilerinde hem bireysel kredi kartlarında, kanuni takibe intikal eden borcun toplam borca oranı yüzde 4 ama, ödeyemeyenlerin sayısı fazla.
Merkez Bankası’nın raporunda 2013 yılı Mart sonu itibariyle tasfiye olacak kredi kartı ve tüketici kredisi borçlularının sayısı 1 milyon 986 bin olarak veriliyor.

Gelir 2 bin TL’den az
Gelelim tüketici kredileriyle bireysel kredi kartları borçlularının kimler olduğuna.
Merkez Bankası’nın verdiği bilgilere göre;
Tüketici kredisi ve kredi kartı kullananların yüzde 54’ü ücretli kişiler.
– Borçluların yüzde 38’inin aylık geliri 1.000 TL’nin altında.
– Aylık 1.000 TL ile 2.000 TL geliri olanlar toplam borçluların yüzde 24’ünü oluşturuyor.
– Demek ki borçluların yüzde 62’sinin geliri 2.000 TL’nin altında.
Bütün bu rakamlar ve oranlar gösteriyor ki, tüketici kredileri ve bireysel kredi borçluları daha çok alt gelir kesimindeki kişiler.
Bu imkanlar genelde gereksiz harcamalar için değil de ihtiyaçların karşılanması için kullanılıyor. Bütün bunları kredi kartı ile ilgili düzenlemeyi eleştirmek için sıralamıyorum. Diyorum ki;
– İhtiyaç kredileri ve bireysel kredi borçları, alt gelir grubunun hayatlarını sürdürmelerinde destek olarak kullanılan imkanlar haline geldi.
– İhtiyaç kredileri ile kredi kartı kullanımı konusunda düzenlemeler yaparken, bunları kullananların ekonomik durumlarını iyileştirmeye dönük arayışları ihmal etmeyelim.
– Ekonomide tasarruf oranının gerilemesini, ithalata dayalı tüketim harcamalarının artmasını, cari açığın büyümesini sadece ihtiyaç kredileri ile kredi kartı kullanımındaki artışa bağlayamayız.

Bir önceki yazımız olan Balyoz Davası'ndaki 3 kadının durumu başlıklı makalemizde 28 şubat, Balyoz ve balyoz davası hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *