İş yapıyor görünüp de hiçbir şey yapmamak

İşte yine geldik Cuma’ya, yarın haftanın tatili. Dün akşam saat 8’de, yahut 20’de Reşat Nuri Güntekin’in en çok satmış romanı “Çalıkuşu”nun dizisi oynuyordu.
***
Bendeniz “Çalıkuşu”nu ilk kez, Beyoğlu’ndaki Lise’min Ortaköy’deki “Gece yatılı ilkokulunun” 4’üncü sınıfında, tahta ders sıralarıyla birleştirdiğim dizlerimin üstünde okumuştum; takvim yılı 1938’di. Sınıf öğretmeni Ahmet Hikmet Bey’di.
***
Ahmet Hikmet Bey, dudaklarının kıyısından ıslıkla çok güzel, hem alaturka, hem alafranga melodiler çalardı.
Bendenizi de bir kez gizli gizli “Çalıkuşu”nu okurken yakalamış:
– Gerçekten çok güzel roman, demekle yetinmişti. Üstüme varmamış, kitabı da almamıştı.
***
Şimdi takvim tarihi 2013’ün Sonbaharı; bendenizin karşısında TV ekranında “Çalıkuşu” dizisi…
***
Pazar günü aynı ekranda Galatasaray-Beşiktaş maçı oynarken kıyametler kopmuş, 66 izleyici gözaltına alınmış, onların kapılardan zorla giren “beleşçiler, yağmacılar” oldukları anlaşılınca da serbest bırakılmışlardı. Onları oradaki polisin yakalaması gerekliydi. Bu eski vak’a “Çevik Kuvvet”in işi değildi.
***
Bendenizde ise çağrışımlar çağrışımları çağrıştırıyordu. İsmet Paşa “Çanakkale Savaşları”na katılmamıştı. O, 30 bin kişilik orduyla İzmir’e çıkartma yapan Yunan ordusunu durdurmakla görevliydi. Onun da rakibi Çerkez Ethem’di.
***
İsmet Paşa, Çerkez Ethem’i savaşa çağırıyor; Çerkez ise kalp krizi geçiriyordu. Bir an önce kendisiyle birlikte 1’inci Dünya Savaşı’na girdiğimiz 2’nci Wilhelm’in Almanya’sına gitmek istiyordu.
***
Çerkez Ethem, durumunu savaşan Yunanlı subaylara anlattı. Subayın biri de:
– Peki, dedi; Yunan ordusuna teslim ol, biz seni Berlin’e göndeririz. Çerkez de teslim oldu ve Berlin’e gidip, orada öldü.
İsmet Paşa da rahat bir nefes aldı.
***
Çağrışımlar çağrışımlar…
“Göz boyama” da salt Türkçe bir deyim. İş yapıyor görünüp de hiçbir şey yapmamak…
***
İsmet Paşa, 30 bin kişilik Yunan ordusuyla baş edemeyeceğini anlayınca asker toparlamak için geri çekilmişti. Yunan komutan ise kendisine çok daha büyük bir kuvvetle saldıracağını düşünüyordu ve o da geri çekilmişti.
***
1950’lerde İsmet Paşa muhalefete düştüğünde kendisine sormuştum bu durumu. Bendenize şu yanıtı vermişti:
– Bir muharebede galip-mağlup yoktur. Kim daha geç kaçarsa ona galip denir.
***
1’inci Dünya Savaşı’nda da 2’nci Dünya Savaşı’nda da 2’nci Wilhelm erken kaçmış, yenilmiş, sade Çanakkale’de biz galip gelmiştik.
***
Oysa savaşılan Boğaz’ın Marmara yakınındaki tepelerinde Alman tümgeneral Liman Von Sanders ile Esat Paşa vardı. Akıntıburnu’nda da Enver Paşa ile “zaferin şerefi”ni tartışan Atatürk; Ata öfkelenip askerlikten istifa ediyordu. “Milli mücadele” de ondan sonra başlıyordu. “İstiklal madalyaları” da ondan sonra dağıtılıyordu.
***
200 yıl önce Darwin de önce maymunken yavaş yavaş “insanileştiğimizi” söylemişti. Gök kubbenin dışından hiçbir şey girmiyordu Arz küresine…
***
Gün bugün, saat de bu saat; yarın haftalık tatil başlıyor; “boş verme” de güzel bir deyim, ister sınavlarda olsun, ister hayatta olsun…

Çetin Altan

Bir önceki yazımız olan Halay mendili suç aleti sayılırsa... başlıklı makalemizde aslı perker, Baston ve emniyet hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *