Hukukta kalite – Taha Akyol – 12 ağustos 2013

12 August 2013 Monday, 07:39
Taha Akyol - Hürriyet

Taha Akyol – Hürriyet

BUGÜN bu köşede nasıl bir yazı okumak istersiniz, Tayyip Erdoğan’ı eleştiren ya da öven?
Cevabı belli, muhalifseniz karşı, taraftarsanız öven yazı istersiniz. Halbuki ben yazılarıma bu iki
açıdan da bakmıyorum. Siyasi olmayan konulara siyasi gözle bakmanın mutlaka yanıltıcı
olacağına inanıyorum.
Geçenlerde yazmıştım, 1981-2007 döneminde, uluslararası bilimsel “indeks”lerde yayın
kalitemiz fen ve tıp bilimlerinde mesela Yunanistan’ın ilerisinde… Fakat hukuk alanında
Yunanistan’ın da Rusya ve Komünist Çin’in de gerisinde? Neden acaba?
Çünkü AKP her ile üniversite açacağım diye yükseköğretimin kalitesini düşürdü! Laboratuvar
falan da gerekmediği için çok sayıda hukuk fakültesi açıldı. Avukatlara ders verdiriyorlar.
“İndeks”lerdeki kalitemiz bu yüzden düştü…
Bu doğru mu? Hayır yanlış!
HANGİ İKTİDAR?
Hukuk biliminin bizdeki kalitesi üzerine çok sayıda mail aldım. Bazı okurlarım kaliteyi iktidarın
düşürdüğünü, benim “yandaş” olduğum için bunu yazmadığımı söylüyordu.
Halbuki bir ülkeden gönderilen akademik bir makale hemen yayınlanmaz. Hakemlerin
incelemesine sunulur, kabul görürse “indeks”e girer. Bu birkaç yılı almaktadır. “Etki değeri”ni
anlamak için de bir süre geçmesi gerekir. Onun için 2007’de yayınlanan bir veri, daha önceki
yıllara aittir! Kaldı ki konumuz, 1981’den 2007’ye kadar olan hukuk yayınlarıdır.
Bu alandaki kalite sorununu AKP iktidarına bağlamak yanlıştır. Hatta hukuk biliminin bizdeki
kalite sorunu, AKP’den önceki iktidarlar yüzünden de değildir. Sebepleri başkadır.
HUKUK ÖĞRETİMİ 5 YIL
Birinci sebep, üniversitelerimizin dışa açılmada gecikmesidir. Hukuk tabiatı gereği daha ‘yerel’
olduğu için dünyaya açılmada fen ve tıp bilimleri kadar dinamik olamadı. Dışa açık olmayınca dış
dünyada puan alacak yayınlar tatminkâr sayılara ulaşamadı.
Unutmayalım, AİHM kararlarına mahkemelerimizde referans yapılması, Anayasa’nın 90.
maddesinde 2004 yılında değişiklik yapılmasından sonra gelişmeye başladı.
Hukuk fakültelerinde doktora programlarının kalitesi en önemli konudur. Doktora programlarında
iyi yabancı dil ve evrensel kalite aranması şarttır.
Hukuk fakülteleri için artık 4 senelik öğretim yetersizdir. YÖK bir süredir hukuk öğretimimin 5 yıla
çıkarma konusu üzerinde duruyor, hukuk dekanlarıyla defalarca toplantılar yapıldı. Hukuk
fakülteleri mutlaka 5 yıla çıkarılmalıdır. Fakat içine belli bir yıldan sonra branş yönlendirmesi
gerekeceği açıktır.
ÜNİVERSİTE SORUNU
Türkiye’nin her ilinde bir üniversite açılmasına gelince… 2006 yılında 93 olan üniversitelerimizin
toplam sayısı 2011 sonunda 165’e çıktı! Ders veren öğretim üyesi bu hızla arttı mı? YÖK’ün
rakamlarına göre bugün üniversitelerimizde 40 bin “öğretim üyesi”ne karşılık 50 bine yakın
“öğretim elemanı” yani akademik kariyeri olmayan uzmanlar ders veriyor. Bu iyi bir tablo değil
elbette.
Her ile üniversite açılmasının böyle ciddi sorunları var fakat ben toptan reddetmiyorum. Her
üniversite aynı kalitede olmaz, Üniversitelerde sadece bilgin ve araştırmacı da yetişmez, meslek
elemanları da yetişir.
Bugün bilim hayatımızda en önemli ihtiyaç, doktora ve sonrası kademelerde hem sayı hem
kalitenin artırılmasıdır. Hukukta, öncelikle ve acilen elbette.
Bu hayati meseleyi iktidar yanlısı veya karşıtı partizanlık katmadan akademik zihniyetle
konuşmak lazım. Hukuk ve üniversite sorunlarını hukuki ve akademik dille tartışmak gerekir.

Bir önceki yazımız olan Orta Doğu’da 3 ayrı kavga var - Aslı Aydıntaşbaş - 12 Ağustos 2013 başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz