Hisse alma pul al

21 August 2013 Wednesday, 00:34

Antika arabalar, sanat eserleri, nadir bulunan posta pulları, çok eski madeni paralar, şaraplar ve hatta antika klasik gitarlar astronomik fiyatlarıyla yatırımcıların gözünü kamaştırırken, bazı şirketler koleksiyon piyasasını çıkardıkları fonlarla geliştirme yolunu seçiyor.
Ancak, doğrudan koleksiyona yapılan yatırım da, koleksiyon için çıkarılan fona yapılan yatırım da, beraberinde riskler taşıyor. Koleksiyondaki değerli parçayı hemen nakite çevirebilmek her zaman mümkün olmadığı gibi, fona yatırılan para da en az 5 yıl değer kazanmadan bekleyebiliyor.

Sanat eserleri ilk sırada

The Economist dergisi, hızla yükselen antika piyasasında koleksiyonerler tarafından en çok rağbet gören belli başlı parçalara ait bir fiyat endeksi tablosu yayınladı. Barclays varlık yönetiminden elde edilen bilgiler ışığında kolesiyonerler yüzde 36’lık bir oranla en çok sanat eserlerine rağbet gösterirken, bu oranı yüzde 25 ile antika arabalar, yüzde 17 ile madeni paralar, yüzda 10 ile şaraplar ve yüzde 6 ile posta pulları takip ediyor. Barclays tarafından antika enstrümanlar için herhangi bir yüzde belirtilmemiş olsa da dergi bu oranın yaklaşık yüzde 6’ya denk geleceğini tahmin ediyor.

Yüzde 211 değer kazandı
Yayınlanan tabloya göre nominal fiyatlar 2003’ten bu yana yüzde 211 gibi bir patlama yaşarken, piyasada yalnızca 2009’dan bu yana yüzde 54’lük bir büyüme olduğu görülüyor. Buna karşılık, MSCI World, lüks tüketim ürünleri borsasında da 2003’ten bu yana yüzde 143’lük bir canlanma yaşandığı gözleniyor.
Yatırımcıların şaraptan safkan atlara kadar hızla artan taleplerini karşılayabilmek için yeni yatırımlar yapılıyor. 1881 yılından beri posta pulu basan Stanley Gibbons, bu alana 23 milyon ABD dolarlık yeni bir yatırım yapmaya hazırlanıyor. Bir diğer taraftan, Londra merkezli Anchorage Capital ise klasik gitar piyasasına 100 milyon ABD dolarlık bir yatırımda bulunmayı planlıyor.

‘Tek parçanın değeri az’

Fine Art Fund Başkanı Philip Hoffman sanat eserlerini tuza benzetiyor. Eserlerin toplu halde daha değerli olduğunu, tek yapılan satışta eserlerin kayba uğradığını belirtiyor.
Bu pahalı ürünlerde bir hisseye sahip olmanın maliyeti ne kadar düşük ise antika parçalardan herhangi birine gerçekte sahip olmanın maliyeti ise bir o kadar yüksek. İşlem maliyeti, sigorta maliyeti, bakım maliyeti bunlardan yalnızca birkaçı… Her iki iki yatırımın ortak sorunu ise nakite dönüştürmek. 1957 model bir Ferrari’nin satışı kolay gerçekleşmediği gibi fona yapılan yatırımda da pek çok yatırımcının parası en az beş yıl değer kazanmadan bekleyebiliyor.
Hisseleri yerine antikanın kendisine yatırım yapanlar ise aynı zamanda onlara sahip olmanın keyfini çıkarabiliyor.

Bir önceki yazımız olan ‘Kötü Ashgar’ hangisi? başlıklı makalemizde Aftab Asghar kardeşler, ikiz ve ingiltere hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz