Herkesten zengin herkesten gariban – Mirgün Cabas

23 August 2013 Friday, 22:34

mirgün cabas yazıları ,

Dünya üzerindeki her dört varil petrolden birini üretiyor ama 19 milyon nüfusun yüzde 40’ı fakirlik sınırının altında yaşıyor. İşsizlik resmen yüzde 10 olarak duyuruluyor ama aslında yüzde 40’a kadar çıktığı söyleniyor. Her yıl 200 bin yeni istihdam yaratılması gerekiyor ama devletin son beş yılda açtığı yeni iş alanı sadece 50 bin. Özel sektör 2.5 milyon yeni iş yaratmış ama her 10 işten 9’una yabancılar alınmış. Ülkede her üç kişiden biri; her üç çalışandan da ikisi yabancı ama yabancılara resmen ve fiilen köle muamelesi yapılıyor. Ülkenin yıllık 200 milyar dolar petrol geliri, yurtdışında 400 milyar dolarlık bir rezervi var ama halk temel eğitim, sağlık ve altyapı hizmetlerinden yoksun yaşıyor:
Suudi Arabistan’a hoş geldiniz…
Bütün ülke bir aile şirketi gibi yönetiliyor. Kraldan başlayarak en alt seviyeye kadar yetki kullanan herkes kraliyet ailesinin mensubu, yönetim yedi bin prensin elinde. Kraliyet ailesinden değilseniz, hayatınız boyunca yükselemeyeceğinizi bilerek çalışıyorsunuz. Amma motivasyon! Sosyal güvencelerden ve sosyal adaletten yoksun bir halk sağlık, eğitim ve geçim konularında sıkıntıya düştüğünde kraliyet ailesi mensuplarının kapısını aşındırıyor. Kabul günlerinde halkın ihtiyaçları sadaka dağıtır gibi karşılanıyor. Farkına varanlar, durumu “Dilenci bir millet yarattık” diye eleştiriyor.
2011 yılında Suudi Arabistan petrol gelirleri sayesinde 560 milyar dolarlık GSYİH’ye ulaştı ve dünyanın en büyük 24. ekonomisi oldu ama kişi başına düşen gelirle Barbados’la Seyşeller arasında 55. sıraya yerleşti.
Kralın atadığı 150 üyeli meclis bütçe yapmıyor. Bütçenin yalnızca yüzde 40’ı şeffaf. Geri kalanını kraliyet kafasına göre harcıyor.
Üstelik işler iyi gitmiyor. Ülkedeki dengesiz durumun daha da bozulmasını engellemek bile bir maliyet gerektiriyor ve petrolde iç talebi karşılayabilmek için ihracat giderek azalıyor. Gelecek yıl harcamaların petrol gelirini aşacağı beklentisi var.
Yüksek doğum oranı, kötü eğitim, işçilikten nefret eden erkek nüfus, kadınlara karşı sosyal kısıtlamalar, yolsuzluklar hayat standardında düşüşe ve iflah olmaz bir işsizlik sorununa yol açmış. Genç Suudiler uygun oldukları işleri küçümsüyor, talip oldukları işlere ise uygun değiller. Çünkü eğitimleri yeterli değil.
Bizi Richard Dawkins’in iki hafta önce tartışılan İslam ve bilim konulu çıkışına geri götürecek bir de istatistik var. 1977-2010 yılları arasında Suudi Arabistan’da alınan patent sayısı 377. Aynı dönemde Güney Kore 84 bin 840, İsrail 20 bin 620 patenti kayda geçirmiş…
Bütün bunlar durup dururken nereden geldi aklıma?
Suudi Dışişleri Bakanı bu hafta Mısır’ın darbeci yönetimine yardım açıklaması yaptı. AB’nin Mısır’a maddi desteği kesmesine meydan okuyordu: “Arap ve Müslüman ulusları zengindir. Mısır’a yardım konusunda tereddüt etmeyeceklerdir.”
Evet zengin birileri var belli ki oralarda ama halkı bu işe dahil etmeseler daha iyi olur. En azından onların kafasını karıştırmamış olurlar…

– Yazıyı yazarken The Wall Street Journal’ın Pulitzer ödüllü, Suudi Arabistan uzmanı muhabiri Karen Elliott House’un 2012 tarihli On Saudi Arabia kitabından yararlandım.

Bir önceki yazımız olan Youtube'da yapılan sahtekarlık hakkında! başlıklı makalemizde cem yılmaz, dj ve mehmet tez hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz