Her işimiz bozuk

Pazar akşamı, saat 8’de Olimpiyat’ta oynanan Galatasaray-Beşiktaş maçının ilk golünü Beşiktaş atmıştı. İlk yarının sonuna gelinirken de Galatasaray bir gol atmış ve ilk yarı 1-1 berabere bitmişti.
Gazi Mustafa Kemal Paşa, yani Büyük Ata vefat ettiği 10 Kasım 1938’de bendeniz, Beyoğlu’ndaki Lise’nin bir uzantısı olan Ortaköy yatılı ilkokulunda 4’üncü sınıftaydım. İlk kez 8 yaşında kalmıştım yapayalnız. Hafta sonu tatillerinde de biz okulda kaldığımız için bize “bekâr talebe” deniyordu.
***
Neyse…
Pazar günü maçın 2’nci yarısında 27’nci dakikada biri penaltıdan Galatasaray 2 gol daha atınca, kıyamet koptu. Tribündeki Beşiktaşlılar, sahaya indiler Galatasaraylı futbolcuları dövüp kemiklerini kırmak için. Hakem de o sırada GS’li bir oyuncuya kırmızı kart göstermiş dışarı atıyordu. Maçın da bitmesine daha 4 dakika vardı.
Tribünlerin huzurunu sağlamakla görevli sivil polisler de inmişti futbol alanına. Kavgacıları ayırmak istiyor başarılı olamıyorlardı, hatta hakemle birlikte nasiplerini alıyorlardı.
***
Derken Çevik Kuvvet ekibi girip barikat kurdu sahada BJK’den 56 kişiyi de gözaltına aldı.
***
Pazar akşamı da Olimpiyat Stadı’nda 56 BJK’li gözaltına alındı. Oysa maçın bitimine 4 dakika kala, BJK için şah minütler kırılabilirdi. GS kaç kez maç “artı dakikalarda” kazanmıştı galibiyetini; hem de FB’ye karşı.
***
Bendeniz 1950’de T.C. Ankara Hukuk Fakültesi’nden de diplomamı aldığım zaman, Fakülte’de asistan kadrosuyla birlikte Ulus gazetesine de girmiştim.
***
Kuzey’imizdeki Rus Çarlığı da; 1’inci Dünya Savaşı’nda birinci yıl bitmeden “Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti”ne dönmüştü. Lenin, “Evrensel Komünist Partisi”ne de kendi adını eklemiş ve Karl Marks’tan sonra Lenin adını oturtmuştu.
***
2’nci Dünya Savaşı, bendeniz ilkokul 5’inci sınıftayken çıkmıştı. Hitler, bir yandan Sovyetler’in kurduğu “Varşova Paktı” dayanışma cephesine saldırmış. Buna karşılık; İngiltere de Fransa’yla merkezi hem Paris, hem Brüksel’de bulunan NATO birliğini oluşturmuştu.
***
1’inci T.C. TBMM’nin ilk başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, yani 1934 soyadı yasasından sonra da “Yüce Atatürk”ün ilk 20 yıllık barış antlaşması için gönderdiği heyet, Sovyetler Birliği Başkenti “Leningrad”da 20 yıllığına bir barış güvencesi sağlamıştı.
***
O yıllarda 1. Dünya Savaşı bitmeden Sovyetler Birliği, Alman imparatoru 2’nci Wilhelm’in öncülüğünde kurulmuştu. Moskova, Çar Rusyası’ndan; Lenin’in Genel Sekreter olduğu Sovyet Sosyalist ve Marksist bir döneme geçiyordu 10 Ekim 1917’de.
***
O sırada Lenin’in hem dava, hem de gönül dostu olan Troçki’yle aralarında bir tartışma çıkmıştı. Troçki, Rusya’nın daha şeffaflaşmasını istiyordu. Lenin de:
– Çarları ve tehlikeli burjuvaları “yok ettiğimizi” mi şeffaflaştıracağız? Olmaz öyle şey Troçki, diyordu.
Troçki:
– Tarih hakkında kötü şeyler yazacak ama, dedi.
Lenin de:
– O, tarihi kimin yazacağına bağlı, dedi.
Böylece aralarında bir tartışma açılmıştı. İki taraf da birbirine küs ayrıldı.
Lenin de eski en yakın dostu Troçki’yi Genel Sekreter olduğu komünist patisinin kadrosuna almadı. Bu, hakkında tahkikat açılacağının bir işaretiydi. Troçki de İstanbul’a kaçtı.
***
Bendenizin de aklına, bizim “İnkılâp tarihleri” geldi.
***
Bendeniz ilkokulu bitirip Beyoğlu’ndaki Galatasaray Lisesi’ne çıktığım yıl; 1938’de vefat etti “Büyük Ata”; 10 Kasım 1938’de.
***
Ve Mareşal Fevzi Çakmak’ın baskısıyla Cumhurbaşkanlığına seçildi, yahut getirildi İsmet İnönü. Kendisine Başbakan olarak, Dr. Refik Saydam’ı seçmişti. Onun da ilk verdiği demeç şu olmuştu:
– Her işimiz A’dan Z’ye bozuktur.
***
Gene geldik Perşembe’ye. Hafta sonuna 1 gün kaldı. Zaman çok hızlı geçiyor. Yahut sadece biz geçiyor, öyle sanıyoruz.
***
Hadi bakalım hayırlısıyla yarına.

Bir önceki yazımız olan 2020 Olimpiyatları Türkiye'de olsaydı... başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *