Havaalanında dikkat çekmenin yolları

Havaalanı stili; kuralları olmayan, seyahat edenin özgür iradesine bağlı ama doğru uygulanması gereken bir stildir.

Gittiğiniz yerin konsepti, iklimi, uçuş süresi, uçağın kalkış saati, içinde bulunduğunuz mevsim… Hepsi göz önüne alınmalı. İşte havaalanlarında ‘cool’ görünmenin bazı ipuçları:
1- Uzak destinasyonlara giderken, eşofmanla hem rahat eder, hem de havalı görünürsünüz. Saçlar doğal olacak, makyaj yapılmayacak.
2-Uçakta ayakkabıyı çıkartıp çorap giymek ve bunu sosyal medyadan paylaşmak, en havalı New York, Tokyo, Dubai hareketidir.
3-Seyahatiniz diğer yarımküreye doğruysa, yani kışın ortasında Uzakdoğu ya da Güney Afrika’ya gidiyorsanız; alana parmak arası terlik ve şortla gelmenin değeri paha biçilemez!
4-Paris, Londra, Milano gibi moda başkentlerine giderken, uçağa biraz daha şık binebilirsiniz. Hele parmağınızda tektaş, kolunuzda Chanel olursa tadından yenmez!
5-Kabul edilemez tek şey topuklu ayakkabı! Dolgu topuk belki ama olmasa daha iyi.
6-Çok sık seyahat edenler, x-ray den geçerken uğraşmamak için ötmeyen ayakkabı giyerler, saat ve kemer takmazlar; ne kadar deneyimli olduklarını gösterirler.
7-Çanta için en uygunu, postacı tipi dediğimiz çantaların büyük ve rahat boyları.
8- Az eşya “ben çok seyahat ederim, işi biliyorum” havası yaratır. İçi boş bavul alışveriş yapılacağının işareti de sayılır.
9-Bavulların çok pahalı olması gerekmiyor zira çalınma, yıpranma gibi olaylara karşı herkes dikkatli. Samsonite veya Delsey iyidir, Tumi fark yaratır, Louis Vuitton bavul Araplar’ın ve futbolcuların gözbebeğidir. Yalnız bavullar hangi marka olursa olsun, takım olmalı.
10-Kabine alacağınız el bagajınız çok önemli; en prestijlisinden edinin.
11-THY business class kontuarında check-in işlemi yaptırmak en havalı şey! Uçağın kalkışını ise CIP salonlarında bekleyeceksiniz.
12-Cemiyet hayatının bazı isimleri Dış Hatlar terminalinde Starbucks’ı tercih ediyor. Diana Şahenk, Ümit-Cem Boyner, Şirin-Neşet Yalçın, Pınar Sabancı bunlardan birkaçı. Onları çok iyi anlıyorum, zira kahve sevgisi ve Starbucks bağımlılığı başka bir şey.

GÖZÜME TAKILANLAR

* Feraye Tanyolaç- Zeynep Beşerler: Derslerini iyi çalışmışlar! Zira beyaz, siyah, krem gibi renkleri tek başına kullanmak revaçta bir havalimanı tarzıdır.
Feraye Tanyolaç boynuna bir eşarp bağlayarak doktor görüntüsünden kurtulmayı başarmış. Elindeki Longchamps çanta Fransızlar’ın favori seyahat çantası; çok yerinde seçim.
* Esra Erol: Havaalanı stiline takılmamış, içinden geldiği gibi davranmış Erol…
Şortu uçak seyahati için biraz kısa kaçmış, nerdeyse yok gibi ama fotoğrafa genel olarak baktığımda, doğallığına ve özellikle babasının kucağındaki minik, afacan, sarı Ali’ye bayıldım.
* Alessandra Ambrosio: İşte bizim cemiyet hayatının son yıllarda en çok uygulamaya çalıştığı havaalanı stili Alessandra Ambrosio’nunki…

GISELE BUNDCHEN

Bu fotoğrafa olumlu-olumsuz yorum yapma haddini bulamıyorum. Seyredin sadece… Ben öyle yaptım.

Dai­ma sa­de ve asil gö­rü­nü­mü­ne alış­kın ol­du­ğu­muz Tan­sa Mer­mer­ci tar­zın­dan yine ödün ver­me­miş. Gül ku­ru­su tu­lu­mu ve bor­do ayak­ka­bı­la­rıy­la çok hoş. En çok da, oğ­lu­nu mar­ka­la­ra boğ­ma­ma­sı­nı sev­dim.

MİKONOS, SANTORİNİ OUT!

Arkadaşlar bu bayram Instagram semalarından gelen fotoğraflara bakılırsa, Mikonos ve Santorini artık ‘out, an itibariyle Kalymnos, Patmos, Fiskardo, Ithaka, Aigina adaları ‘in’!
Siz de bir ada keşfedin, içinde in cin olup olmaması, tuvalet bulunup bulunmaması önemsiz; adını ne kadar az insan duymuşsa o kadar ‘in’ oluyor. Bir kayalık resmi koyun Instagram’a yeter!

EL BAGAJI DEDİĞİN…

Ma­dem ha­va­ala­nı stil­le­rin­den ko­nuş­tuk, mut­la­ka en ka­li­te­li­sin­den el ba­ga­jı edi­nin de­dik; bir­kaç ta­ne de öne­ri sunayım…

40 YILLIK HATIRI VAR

Bayram tatilimin yüzde 70’lik bölümünü bir pastanede geçirdim desem ne düşünürsünüz?
Üstelik kaldığım otelin plajı harika olmasına rağmen…
Zaten hayatımın büyük bölümü Ankara Yıldız’daki Starbucks’ta geçiyor. Ayrıca bütün kitaplarımı Bağdat Caddesi Starbucks ve Suadiye Nero’da yazdım. Ben de, yoğun kahve kokusundan ilham alıyorum işte, n’apalım…
Tek şımarıklığım şu; kahve içtiğim yerde yemek olmayacak. Ben kahve içerken yanımdan patates kızartması geçmeyecek!
Avrupa başkentlerine gittiğimde de bana en heyecan veren şey patisserie ve boulangerie’ler (fırın)… Bu yerlerden birini Belek’teki Kaya Palazzo Otel’de buldum. Güney’deki otellerde, içerideki mekanlara pek önem verilmez diye bilirdim; yanlışmış. Dekorasyonu, ferahlığı, ürünleri, personeliyle harika bir patisserie’de yazıyorum bu yazıyı. İstanbul, Ankara ve İzmir’e de şube açsalar acayip iş yaparlar.

Handpresso:
Eğer siz de benim gibi kahve tiryakisiyseniz ve zaman zaman kahvenin istediğiniz gibi olamayacağı yerlere seyahat ediyorsanız,
bu handpresso tam size göre. Perks.urbandaddy.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Yola çıkmadan önce yapılması gerekenler başlıklı makalemizde Yola çıkmadan önce yapılması gerekenler hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *