Hande Doğandemir Güneşi Beklerken’i ve hayatını anlattı

‘Güneşi Beklerken’ dizisinin hayatının dönüm noktası olduğunu söyleyen Hande Doğandemir, “Büyük kitlelere ulaşmanın ne kadar zor ve büyük bir sorumluluk olduğunu, aynı zamanda ne kadar keyif verdiğini gördüm” diyor

‘Güneşi Beklerken’ dizisinde ‘asi kız Zeynep’i canlandıran Hande Doğandemir, son dönem televizyon yıldızlarından çok farklı. “Tesadüfe bırakmadım hiçbir şeyi. Emek vermeden, çok çalışmadan başarının geleceğini düşünmüyorum” diyor. Asi, soğuk ve inatçı Zeynep’in tam aksi olduğunu söyleyen oyuncu, ‘All’ dergisine konuştu:

Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
Çocukluğum Ankara’da sokaklarda oynayarak geçti. Bu açıdan çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Biz daha sosyal, daha somut bir ortamda büyüdük.
Kardeşim yok ama kardeşim bildiğim kuzenlerimle beraber büyüdüm. Kısacası mutlu ve huzurlu bir çocukluktu benimki.

HEPİMİZ ASİYDİK

Hayatınızı, ‘Güneşi Beklerken’den önce ve sonra olarak özetlemenizi istesek…
Bugüne kadar birçok iş yapmış olsam da ‘Güneşi Beklerken’ dizisinde rol almak, hayatımdaki önemli dönüm noktalarından biri oldu. Çok büyük kitlelere ulaşan bir projenin parçası olmanın hem ne kadar zor ve büyük bir sorumluluk olduğunu hem de ne kadar keyif verdiğini gördüm. Artık eskisinden de çok çalışmalıyım.

18 yaşındaki bir kızı canlandırıyorsunuz. Siz 18 yaşındayken nasıldınız?
18 yaşında hepimiz biraz asiydik. O yaşta insan dünyaya meydan okuyabilir; çünkü sadece kendi bildiğinin doğru olduğunu düşündüğü zamanlar. Şimdi düşünüyorum da gerçekten her şeyin en doğrusunu anneler biliyormuş. Benim de Zeynep gibi bir günlüğüm vardı. Saatlerce odama kapanıp, her şeyimi yazardım. O yüzden Zeynep’i anlayabiliyorum…

O zamanlarda yaşanan aşklar daha mı saftı?
Ben çok hayal kurardım, belki de daha çok hayallerimizde yaşardık. Evet daha saftı galiba. Henüz hayata çok bulaşmamışız, tek derdimiz hoşlandığımız çocuğu görebilmek. Bu çok saf, çok tatlı bir duygu. Böyle kalmıyor tabii ki. Hayat mücadelesi, yaşananlar derken büyüdükçe her şey daha da zorlaşıyor.

Sosyal medyada çok büyük bir fan kitleniz var. Hoşunuza gidiyor mu bu kadar popüler olmak?
Popüler olmak başarılı olmak anlamına gelmiyor. Başarılıysam ve onlara bu anlamda ulaşabiliyorsam mutluyum. Beni destekleyen, seven harika bir kitle var. Onların varlığı her zaman daha iyisini yapmak için teşvik ediyor beni. Bu anlamda çok şanslıyım gerçekten.

İyi oyuncu olmanın sırrı nedir? Kendinizi bu konuda yeterli buluyor musunuz?
İyi bir oyuncu olmanın sırrını söylemek bana düşmez. Kendimi yeterli bulduğum anda başarılı olamam ki…
Her zaman öğrenmeye ve gelişmeye aç bir insanım ve bunun sonu olduğunu düşünmüyorum.

“BİZİ YAŞATAN SEVGİ”

Şu an hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?
Gayet huzurlu ve mutlu bir dönemdeyim. Biraz yoruldum ama durmaya pek niyetim yok. Yeni başladığımı düşünüyorum ve daha iyisini yapmak için çok çalışmaya devam edeceğim.

Hayatta en çok hangi kavramlara değer verirsiniz?
Sevebilmek çok değerli bir duygu. Tüm canlılara beslediğimiz sevgi; bizi yaşatan, insan olduğumuzu hissettiren şey bana göre. Belki de tüm dünyayı kurtaracak olgu.

Bu hayatta nelerin peşindesiniz? Yaşam amacınız nedir?
İyi bir insan olmanın peşindeyim öncelikle. Kendimi ve çevremi mutlu etmek ve her ne yapıyorsam onun en iyisini yapmak istiyorum. Her şey bu kadar basit aslında.

Röportajın tamamı All dergisi temmuz sayısında

Bir önceki yazımız olan Mert Yazıcıoğlu ve Hilal Altınbilek'in Bodrum tatili başlıklı makalemizde bodrum, Hilal Altınbilek ve Mert Yazıcıoğlu hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *