Hâlâ Arap ülkelerinde sürüyor mu?

Kimsenin pek haberi yok ama, “Arz” küresinde değişim çok hızlandı. Her biten “Yüzyıl’ın kendine göre bir etiketi var” 21’inci yüzyılın etiketi de “Uzay Çağı” olacak…
***
Sultan 2’nci Abdülhamit, padişahlığı sırasında hapis hayatı yaşadığı için devlet işlerinde tecrübe edinmemişti; yaşı da 65 olmuştu.
***
Zaten yumuşak huylu ve zayıf iradeli olan 5’inci Mehmet; yani Sultan Mehmet Reşat, çok genç ve dinamik olan İttihat ve Terakki partisinin liderleri, Enver, Talat ve Cemal Paşalar’ın arka çıkması sayesinde Padişah olmuştu.
***
Eski Yunan matematikçisi, tarihçi ve düşünür “Pitagor”:
– Hayatın da, her şeyin de, tek ölçüsü İNSANDIR diyordu. Saat de İNSAN içindi, Hamam’ın da, sokaklar ve caddeler de.
***
Arşimed hamamda “Dansite yasasını” bulunca, çırıl çıplak “Öraka, yani buldum” diye bağırarak sokağa fırlamıştı.
Tam maç biterken zafer golünü atan bir futbolcu gibi. Bazen ağlayarak çıkanlar da oluyordu, aynı zamanda çok da küfür yedikleri için.
***
Napoleon, Waterloo yenilgisinde İngiliz Komutan Wellington tarafından tutuklanmış St. Elba adasında sürgüne götürülürken “savaş nedir” sorusuna:
– Para, para, para, diye yanıt veriyordu.
***
Bir bakıma, askerlerine verilecek parası olmadığı için yenildiğini, yani sorumluluğun Fransa’da olduğunu ima ediyordu.
***
Bugün de Suriye ile savaş var. En büyük para da ABD’de. Başkan Obama, durumdan galip çıkacağa benzer.
Hayatta da öyle değil mi; parası olan iyi yaşıyor, olmadan da kötü.
***
Yarın hafta sonu tatili. Pazartesi günü de, bazı okullar açılıyor.
***
Bendenizi de 1936’da 8 yaşındayken Ortaköy’deki gece yatılı bir ilk okula bırakıvermişlerdi.
Okul Boğaz kıyısında, sonradan yapılma uzun bir taş rıhtımın üstündeydi.
Pazartesi sabahı, Göztepe’den gitmekte belki geç kalırız, diye beni Pazar akşamından götürmüşlerdi okula.
Taşradan getirilmiş bir avuç öğrenci daha vardı.
***
Bendeniz uzun taş rıhtımı çerçeveleyen demir parmakların orasındaki kayığa binme kapısına ayağımı dayamış, karşıdaki askeri Kuleli Lisesi’ne bakıyordum; belki orada da, ileride albay, tuğgeneral, tümgeneral, kor ve orgeneral, mareşal olacak çocuklar, bize bakıyorlardı.
***
Onlar genellikle ya askeri ailelerin, ya onların tanıdığı yoksulca ailelerin çocuklarıydı.
***
Bendenizin gözüne, okulun hemen yanındaki binanın rıhtımına burundan bağlanmış beyaz bir gemi ilişmişti adı “Söğütlü” idi.
O akşam, yalnızlığı içime sindirmeye çalışırken “Söğütlü”nün bir “Padişah yatı” olduğunu bilmiyordum.
***
Ona Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın da çok binmiş olduğunu, çok sonra öğrendim.
7’nci sınıftaki Askerlik Hocamız Terlik Ahmet’in de bildiğini pek sanmıyorum.
Derslere çizmeleri ve resmi üniformasıyla gelen Askerlik hocası, bir sabah derse bir ayağında çizme, bir ayağında terlikle gelmiş ve adı Terlik Ahmet’e çıkmıştı.
***
Her şey artık eskisinden de daha hızlı değişiyor. 2013 yılının da Sonbahar’ının ilk haftası yarın bitiyor.
***
Yarın da hafta tatili.
Huzur içinde geçsin temennisiyle.
Pek de kolay görünmeyen bir temenni işte…
***
“Vav” harfi hattatlığı Arap ülkelerinde sürüyor mu acaba?

Bir önceki yazımız olan Kanunsuz eylemler başlıklı makalemizde kanun, kanunsuz eylamler ve muammer güler hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *