Gürkan Topçu ‘Topçu, “Mangal Zamanı’ programını anlattı

Kasaplığa ilgisi çocuk yaşlarda başlayan ve Türkiye’nin ilk diplomalı kasabı olan Gürkan Topçu, “Gürkan Şef ile Mangal Zamanı” programıyla her cumartesi Kanaltürk’te sevenleriyle buluşuyor. Topçu, ünlülerin et tutkularını ve hedeflerini anlattı.

Türkiye’nin ilk diplomalı kasabısınız. Kasaplık diploması fikri nasıl ortaya çıktı?
Dünyaya bir daha gelsem yine bu işi yapmak isterim. Kendi jenerasyonumda rakip tanımam. Her konuda mütevazıyım, ama bu konuda değilim. Mutfak Sanatları Akademisi’inde okurken hocalarım tarafından keşfedildim ve aşçılık okumaya yönlendirildim. Önce makarna üzerine yoğunlaştım ve İtalya’ya gittim. Orada makarnacı ya da pizzacı olmak istemediğimin farkına varıp döndüm. Küçüklüğümden beri asıl tutkum olan et üzerine yoğunlaştım. Zaten bu iş benim genetik kodlarımda var. Şöyle ki çocukken bile kurban kesilmesinden korkmadım, her zaman ilgiyle izlerdim. 8-9 yaşımda ise etlerin parçalanmasına yardım etmeye başladım. 12-13 yaşındayken de artık kimseyi karıştırmazdım bu işe. Daha sonra Mete Hoca’nın da desteğiyle İngiltere’de eğitim aldım. Dünyada bulunan üç kasap okulundan birinde okuyan ilk Türk, yani

Türkiye’nin ilk “diplomalı kasabıyım”.

Türkiye’de kasaplık diploması için yapacağınız bir proje var mı?
Elbette var. Çok aşçılık okulu var, ama ülkemizde maalesef etle, kasaplıkla alakalı hiçbir okul ya da eğitim alanı yok. Bu yüzden Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmek istiyorum. “Gürkan Şef El Sanatları Akademisi”ni açmak en büyük hayalim. 2015’in ortasına doğru hazırlıklar tamamlanmış olacak. Bu okulda aşçılık mezunu olan öğrencilere ayrıca bölümler açacağız. Öğrencilere kasaplığı ve ızgarayla ilgili tüm pişirme tekniklerini öğretmek istiyoruz. Bu işi meslek haline getirmek isteyenlere her türlü desteği vereceğiz. Hem Milli Eğitim Bakanlığı onaylı hem de İngiltere’de anlaştığımız bir okulla ortak bir diplomayla öğrenci yetiştireceğiz.

Hangi ünlü eti nasıl seviyor?

Ünlü müşterileriniz arasında sizi en çok kim uğraştırır?
Işın Karaca, sadece lokum yemek istiyor. Diğer ürünlerimi tattırmak istiyorum, ama bir türlü kendisini ikna edemedim. Ne kadar uğraştıysam da, başka bir et yediremedim. Alişan, kuzu pirzolayı çok sever. Sucuğa da bayılır. Şükrü Özyıldız da ne varsa yer ama ‘lokum’cudur. Abartmıyorum bir oturuşta iki buçuk porsiyon lokumu yer. Demir Demirkan, zaten müşterimdi. Spordan sonra neredeyse bir kilo bonfile ya da dana lokum yer. Sertab Erener, vejeteryandır. Ona bir kuzu eti yedirdim ve ondan sonra sürekli gelmeye başladı. Şimdi ben nereye gidersem oraya geliyor. Nilüfer, çeşitlerini tadarken geçiş için ağız temizliği yapmak üzere ızgara ananastan hazırladığım ‘Deli Saraylı’yı çok sever. Sibel Can, çok fazla yemez ama yağlı olmasına rağmen kuzu sever. Emre Altuğ-Çağla Şıkel lokum sever. Ece Erken, kuzu kafes sever ve abartmıyorum, bir tane kuzu kafesi tek başına yer. Burak Yılmaz, Selçuk İnan ve Selçuk Şahin dana eti ve lokumu tercih eder. Un, yağ ve şeker kullanmadan yaptığım ‘Şehvet’ tatlısını çok severler. Burak Yılmaz, kendi gelemese de araba gönderip aldırır tatlısını.

Milliyet TV

Bir önceki yazımız olan Öykü Gürman, gelecek planlarını anlattı! başlıklı makalemizde Öykü Gürman hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *