‘Görünmez adam’ Liu Bolin

Çin Hükümeti, Uluslararası Pekin Sanat Kampı’nı yıkınca saldırgan tutum karşısında korkan, ürken, geri çekilen fotoğraf sanatçısı Liu Bolin, kendisini kamufle etmesi gerektiğini hissetmiş. Ve ortaya ‘saklanan’ seriler çıkmış…

Öyle bir dünyada, daha doğrusu bu dünyanın öyle bir devrinde yaşıyoruz ki, biraz uzaktan bakılsa, hep bir ağızdan farklı farklı ciyaklayan kuşlara benziyoruz. Fikrimiz, isteğimiz, farkımız, güzelliğimiz, özelliğimiz, sarı fosforlu bir kalemle üzeri boyanarak vurgulanmalı ki ancak fark edilebilsin. Aynı anne ve babadan aynı ilgiyi bekleyen kalabalık bir ailenin çocukları gibiyiz adeta. Ve bir gün bir şey canımızı sıkarsa, üzerse ‘protesto’muz büyük olur, gürültülü olur, hatta yıkıcı olur. İster değer verilmediğini düşünen 5 yaşında bir çocuk olsun bu, ister devlet büyüklerinden saygı görmediğini düşünen binlerce kadın. Üzüntümüzden önce öfkemizi göstermeyi tercih ederiz. Bu öfke karşılığında aradığımız şefkatli ve yapıcı cevabı almamız da hiç kolay olmaz. Fakat bir şekilde, küçük bir grup vardır tüm bu istikametin tam tersine giden. Protesto etmek için ölü taklidi yaparlar deyim yerindeyse.

Liu Bolin, sanatını protesto isteğiyle başlatan bir adam. Tam da böyle bir ruh haliyle kendini kelimenin tam anlamıyla gizlemiş, sessizleştirmiş, yok etmiş ama aynı zamanda ona acı veren yerde hala bulunduğunu ve bulunmaya devam edeceğini belli etmiş. Bugün fotoğrafları dünyaca kabul görmüş ve koleksiyon değeri yüksek olan fotoğraflar haline gelse de, bu başlangıç noktasından uzaklaşarak daha göze hitap eden bir şeye bürünse de bence değerli.

“Ben de yıkıntıyım”

Liu Bolin 39 yaşında ve Pekin’de yaşıyor.

Fotoğraflarının bir çoğu da Pekin ve çevresinde çekilmiş. Onu meşhur eden ‘kamuflaj’ fotoğraflarının ortaya çıkmasına neden olan olay 2005’te gerçekleşiyor. Çin Hükümeti, sanata ve sanatçıya ayırdığı ilginin azlığını belli eder şekilde, Uluslararası Pekin Sanat Kampı diye bilinen ve bölge sanatçılarına çalışma alanı yaratan, iletişimlerini kuvvetlendiren bir yapıyı yıkma kararı alıyor. Bu yıkım kararı Bolin’in atölyesinin de sonunu getiriyor. Pekin’in o dönemde çağdaş sanata uzak olmadığı biliniyor fakat sanatçıların bir topluluk, bir birlik hale gelmesi tehlikeli bulunmuş olacak ki böyle bir çözüme gidilmiş. Bu saldırgan tutum karşısında korkan, ürken, geri çekilen Bolin, kendisini gibi hisseden sanatçıları da temsil edercesine kendisini kamufle etmesi gerektiğini hissetmiş. Doğanın sert şartlarından, yırtıcı rakiplerden, rekabetten korunmaya çalışarak kamufle olan bir hayvan gibi, kendisini sanat kampının yıkıntıları arasına yerleştirmiş. Bu yıkıntının bir parçası haline gelerek, “Ben de yıkıntıyım, senin istediğin gibiyim, ben yokum” diyerek sessiz protestosunu başlatmış. Elinde bir pankart, bir megafon, taş, top, tüfek olmasa da, estetiğiyle, zekasıyla ve yok olabilirliğini hissettirmesiyle gayet muhalif bir duruş sergilemiş.

Bu ilk kamuflaj fotoğrafının ardından kendisini Pekin’in otobanlarının ortasında, inşaat alanlarında, süpermarket reyonlarında, grafiti kaplı duvarlar önünde, parklarda saklanmaya çalışırken görmeye başlıyoruz.

Onu gerçekten bulamayacağımızı düşünen bir çocuk gibi duran bu adamın fotoğraflarına bakmak aynı zamanda eğlenceli.

Çalışırken de çok eğlendiklerini anlayabildiğim bir ekibi var. Bolin’i tamamen boyamak, arka plana uydurmak, duruşunu düzenlemek, fotoğrafını çekmek için yaklaşık 10 kişi çalışıyor. Çekim ise günün yarısını alıyor. Aslında bir performans sanatçısı olarak düşünmek daha doğru olur kendisini.

Bugün dünyanın belli başlı şehirlerinde çalışmalarına devam eden Bolin’e İstanbul’da da rastlayabiliriz belki bir gün. Saatler süren bu çalışmaya tesadüfen şahit olan vatandaşlar, bu fotoğrafların performans kısmını oluşturuyor.

İlk fotoğrafları “Şehrin İçinde Saklanmak” isminde bir seri içerisinde yer almış, bu isimle birlikte en azından kendisini özel yapan şeyin ne olduğu bilinmiş. Zamanla ona “Görünmez Adam” demeye başlamışlar sanat çevrelerinde.

Gaultier’i kaybetti!

Şimdi ise “Liu Bolin: New York’ta Saklanıyor”, “Liu Bolin: Berlin’de Saklanıyor”, “Liu Bolin: Tablolar Önünde Saklanıyor” diye uzayıp giden serilere sahip. Şehre bir sirk gelmiş havası var neredeyse ve sanki kendisi de gösterişli bir palyaço. Kimilerine göre aşağılayıcı bir son, motivasyonundan kopmuş bir sanat ve sanatçı gibi görülebilir bu durum. Hatta yakın geçmişte Harpers Bazaar dergisi için Jean Paul Gaultier, Lanvin, Missoni ve Valentino gibi tanınmış tasarımcıları kendi atölyeleri içerisinde ‘kaybettiği’ bir çalışmaya imza atmış. Andy Warhol’un her karesi farklı pop-art portrelerinin hem kendisi hem farklı sanatçılar tarafından defalarca uygulanmasına benzetebiliriz belki. Ama inceledikçe sessiz protestosunun hâlâ devam ettiğini görüyorum.

Bolin, 30’lu yaşlarına kadar (yani yakın geçmişe kadar) hiçbir şekilde ciddiye alınmadığını, doğru dürüst bir iş bulamadığını, arkadaşı olmadığını, yalnız, dışlanmış ve uygun bulunmayan biri olmayı bir nedenle çok ağır hissettiğini söylüyor. Kendi değerine, varlığına, anlamına inandırılmamış belki de en başta kendisi inanmayan birinin sembolik bir şekilde vücudundan ayrılması, vücudunu sokağa, duvara, çimene, toprağa hibe etmesi aslında durum. Ve bu hibenin onu hem zarar görmekten koruması, hem de etrafına sessizce yokluğunu yaşatıyor olması…

Bolin’in yaşadığı bu hissin tüm nedenlerini bilemeyiz ama birbirimize bunu kolayca hissetirebildiğimiz bir çağda yaşadığımız kesin. 5 yakın arkadaşın onlarınkiyle aynı teknolojiye sahip telefondan kullanmayan bir 6. arkadaşlarıyla yaşadıkları anlık kopukluklar bile trajikomik örneklerden. Basit bir konudaki başarısızlığımızın kafamızda yer yarılsa da içine girsem cümlesine dönüşmesini de sık yaşarız. “Kaybolsam”, “Bir yok olsam”, “Var olmasam belki de daha iyi”, “Ben görünmez miyim?”, “Görülemeyecek kadar değersiz miyim?” gibi cümleler arada sırada aklınızı kurcalıyorsa, cevaplarını kendince vermeye çalışan Liu Bolin’i takip etmenizi isterim.

Ebru Demetgül – Milliyet Sanat – 2012

 

Bir önceki yazımız olan Monet’nin küratörlüğünü yaptığı bahçesi New York’ta başlıklı makalemizde Monet, monet newyork ve Monet tabloları hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *