Gökhan Hotamışlıgil kimdir?

Bilindiği gibi, kısa süre önce Ülker markasını bünyesinde barındıran Yıldız Holding, ABD’nin en prestijli üniversitelerinden Harvard’a 24 milyon dolarlık bir bağış yaptı.
Bu para, toplum sağlığı için kullanılacak ve işin başında da Prof. Gökhan Hotamışlıgil var. Gökhan Hoca, 20 seneden beri Hardvardlı. 10 yıldır biyoloji ve besin alanında çalışmalar yürüten bir laboratuvar yönetiyor. Akademik dünyaya yakın olmayanlar, Gökhan Hotamışlıgil adını en çok 2013’teki Vehbi Koç Vakfı Ödül töreninde duydu.
Harvard’daki çalışmaları sırasında, ‘diyabete yol açan gen’in keşfini yapan Hotamışlıgil ve ekibi yeni bir tedavi yaklaşımının da önünü açtı. Hotamışlıgil bazılarına göre ‘Nobel’i almaya en yakın Türkler arasında…

Sorumluluk Oscar’ı
Yıldız Holding’in sosyal sorumluluğun ‘Oscar’ı diye tanımlanan büyük bağışı sonrası Hotamışlıgil’in başında bulunduğu Harvard Genetik ve Kompleks Hastalıklar Laboratuvarı, 10 yıl süreyle Sabri Ülker Center adıyla anılacak.
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker’in de katıldığı laboratuvar açılışında Hotamışlıgil, başından geçen ilginç bir olayı şöyle aktardı:
“Türkiye’de bilimsel ekosistem oluşmuyor çünkü üniversite içinde bir hiyerarşinin parçası olarak çalışıyorlar. Örneğin YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu), bir özel üniversitenin mütevelli heyetine girmek için beni 6 ay inceledi. Bir düşünün, ilkokul diplomamı bile istediler. Harvard’a gelmişsin, profesör olmuşsun, ara ki bulasın… Yani bürokrasi, hiyerarşi bu durumda…”

Neden ABD’ye gitti?
24 milyon dolarlık bağışla ilgili en çok soru ‘Bağış neden ABD’ye gitti?’ şeklindeydi… Ali Ülker bu eleştirileri, “Bilim evrenseldir. Tüm insanlığın sağlığı için bu laboratuvarda bir Türk profesör araştırmalar yapacak. O nedenle Harvard’ı seçtik. Burada örnek bir uygulama oluşturmak ve sonra bunu Türkiye’ye taşımak istiyoruz” diye yanıtladı.
Hotamışlıgil ise şu düşüncede: “Gözden kaçırılan bir nokta daha var, bu bağış Amerika’da ki bir Türk araştırmacıya yapıldı. Bir Türk araştırmacıya ve onunla birlikte çalışan Türk bilim insanlarının da var olduğu bir ekibe yapılan bir bağış bu.”

 

Genlerin 3’te biri yemeği düşünüyor
Gökhan Hotamışlıgil, “Sabri Ülker Center’daki çalışmalar sokaktaki insanı nasıl etkileyecek?” sorularına ise şu yanıtı verdi:
“200 kiloluk birini bir anda atlet haline getiremeyiz. Yaşam süresi ile sağlıklı yaşam süresi arasındaki oranı dengeye oturmak üzerinde çalışıyoruz. Kan basıncındaki küçük bir değişiklik bile 10 yıl ömrü uzatmak anlamına geliyor. Beynimiz 3 şeye kilitlenmiş: Yeme, üreme ve emzirme. Beynimizdeki genlerin 3’te biri yemek yeme üzerine kodlanmış. Önemli bir mekanizmayı buluyoruz ama değişimi gerçekleştirmek çok güç. Ama bu yolu açabilirsek, riski çok düşük olan şeylerin insanlarca kullanılabilmesini sağlayacağız.”

Bir önceki yazımız olan Xero Abbas albümünü Jolly Joker’de tanıttı başlıklı makalemizde jolly joker, Kürt müzisyenler ve Xero Abbas hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *