Gözlüksüz 3D Televizyonları tanıyalım

01 August 2013 Thursday, 16:11

Gözlüksüz 3D televizyonlar , quad HD fiyatları , quad HD nedir , En hafif ultrabook

Japonya’nın göz bebeği Toshiba Türkiye’nin Genel Müdürü Aytaç Biter’le 3D’den ultrabook’lara tabletlerden Türklerin teknoloji merakına birçok konuyu masaya yatırdık. Biter teknoloji alışverişinin nasıl yapılacağına ilişkin önemli tüyolar veriyor.

20 yılın sonunda Toshiba Türkiye istediği yerde mi?
Toshiba umduğu yerin çok önünde. Pazar araştırmaları da böyle söylüyor. İçinde bulunduğumuz bölgede en büyük ülkeyiz. 20 yıl önce başladığımızda önce Japonya’yla anlaşma yapmıştık. Daha sonra Türkiye’yi Asya, Pasifik, Ortadoğu bölgesine konumlandırdılar, Merkezi Singapur’du. Biz o bölgenin en batıdaki ülkesiydik.
Sonra Avrupa’nın bir parçası olarak görmeye karar verip, Almanya merkezli Toshiba Europe’un bir ülkesi yaptılar. Almanya’da önce Ortadoğu-Afrika-Türkiye diye sınıflandırılan bir grubun içindeydik. Ardından Güneydoğu Avrupa diye bir bölge yaptılar; Yunanistan, Bulgaristan, Yunanistan, Polonya gibi ülkelerin yer aldığı o bölgeye dahil olduk.
Başkanımız 20’nci yıl kutlaması için geldiğinde, Türkiye’yi artık Avrupa’daki 32 ülke içinde tek bir ülke, olarak sınıflandırdıklarını söyledi.
Avrupa’da tek başına bir bölge olarak değerlendirilen tek ülke şu an Türkiye. Bu Türkiye’ye verilen önemi, önceliği ifade ediyor. Diğer taraftan pazar araştırmalarında, hem bilgisayar hem tüketici elektroniğinde marka imajı olarak ya birinci ya ikinci çıkıyoruz. En son bir araştırmada tüketici elektroniğinde yüzde 82’yle birinci marka Toshiba çıktı. Üstelik asıl bayrak gemimiz taşınabilir bilgisayarlar olduğu halde.

Quad HD panelin fiyatları ne kadar?

Üç farklı 3D teknolojisi var şu anda; gözlüksüz, active ve passive shutter. Ürünlerinizde üçünü de kullanıyor musunuz?

Evet. Gözlüksüz televizyonlarda üretim biraz daha zor ve yavaş. Çünkü onda Quad HD Panel denilen, normal 1920×1080 çözünürlüğün tam dört katı HD çözünürlük var; yani Full HD’nin dört katı. Dolayısıyla az üretiliyor. Bize ilk gelenler satıldı. Siparişleri sıraya koyduk ve gelen TV hemen müşterisine teslim ediliyor. Bize 55 inç’lik model geldi.

Fiyatı ne? Kaç tane sattınız?

28 bin TL civarında. 7 tane sattık ama bir 10 sipariş daha var elimizde.

3D TV alışverişi yapmak isteyenlerin, “Alacağım 6 ay sonra teknolojisi eskiyecek, fiyatı düşecek” endişesi var. Nasıl hesap etsinler bu alışverişi?

Her aldığınız şeyin emin olabilirsiniz ki bir süre sonra fiyatı düşecektir. Enflasyonla yaşamaya uzun süre benimsemiş bir ülke olarak şuna alışmıştık eskiden; şimdi al, çünkü sonra nasılsa fiyatı artar. Hep bu mantıkla mal almak elzemdi.
Hatta unutmam ilk bilgisayar satmaya başladığım dönemlerde bir arkadaşım bilgisayar almıştı benden. Sonra hiç kullanmadan askere gitmiş. Askerden dönünce bilgisayarı demode olmuş, fiyatı da düşmüş; diyor ki “Sana güvendim aldım bu bilgisayarı, şimdi fiyatı düşmüş.” İyi de sen 18 ay askere gitmişsin. Yani bu ev alıp, kenara koyayım da iki sene sonra değeri artar diyeceğin bir şey değil. Sonuçta teknolojiyi kullandığın sürece verim alırsın. Teknolojiyi o gün kullanmalısınız.
Yeni bir teknolojiyi bir yıl kullanınca mı daha avantajlısınız yoksa bir yıl bekleyip de aynı bilgisayarı alınca mı? Ya da bugün ihtiyacınız varsa bugün alıp, bir yıl sonra daha faydalı olacaksa yeni çıkanı da mı alırsınız? Buradaki çelişkiler bunlar. Bir malın maliyeti, satın alma maliyeti değil, toplam fayda maliyetidir.

Bilinç düzeyi açısından Türk kullanıcısı nasıl?

Bilinç oranı yüksek. Sosyal medya kullanımı çok yüksek Türkiye’de. Sosyal medyada varolabilmek için de biraz bu işleri bilmek gerekiyor. Türk kullanıcısı, almışken en iyisini almak mantığında, ki bu da iyi bir şey. Bir cihazın mutlaka 100 lira daha ucuzu da vardır. Ama 100 lira ucuzluk için kaybedeceğiniz şeyler de olabilir. Bilgisayar aldığınızda garanti süresi içinde
3 kere servise gitmenizle, hiç gitmemeniz arasında bir maliyet farkı vardır.

en hafif ultrabook Z830

en hafif ultrabook Z830

En hafif ultrabook: Z830

Tablet mi ultrabook mu? Bu çelişkiyi yaşayan insanlar var?
İkisi de bende var. Ultrabook’un mantığı tablet gibi hızlı açılıp hızlı kapansın, üstelik tabletin yapamayacağı şeyleri de yapsın. Hafif olsun, ince olsun ama ekranı daha büyük olsun. Bir tablet her zaman elinizde olacak. Ya da yerine bir akıllı telefon. Yine mobilitesi fazla olan bir kişiyseniz bir ultrabook. Ve evde de eğlence amaçlı kullanacağınız, fazla taşımayacağınız Qosmio gibi bir bilgisayar. Evdeki masaüstü bilgisayarın yerini Qosmio almalı. Sonuçta sübjektif olabilirim pozisyonum gereği ama ben de bir kullanıcıyım. Evde bilgisayar oyununu, simülasyonu, müziği, eğlenceyi, Qosmio gibi güçlü bir bilgisayarla halletmek daha çok hoşuma gidiyor. Her zaman yanımda taşıdığım bir bilgisayar olması gerektiği için ultrabook diyorum.
Ultrabook’ta Toshiba’nın amiral gemisi ne?
Z830. Piyasadaki en hafif ultrabook. Sadece 1 kg. Pazardaki ultrabook’lar 1.3 kg. ve üzerinde ağırlıklara sahipler, buna MacBook Air da dahil. Bir tek bizimki tam donanımıyla 1.09 kg. Üzerinde sim kart yuvası bile var. Profesyonel işletim sistemli bir makine bu. 6 GB RAM’i var. Batarya ömrü 8 saat; hafif kullanımda 10 saati de buluyor.

 

Bir önceki yazımız olan Apple'ın kurucusundan Windows'a şok sözler! başlıklı makalemizde apple, bbc ve california hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz