Gül’ün Gezi Parkı yorumuna kızdılar

Cumhurbaşkanı Sayın Gül’ün Taksim Gezi’sindeki ilk gün izlenimlerini öven cümlesi bazılarının hiç hoşuna gitmedi.
Rivayete göre, bu konuşma sansüre tabi olmuş, resmi internet sitesinde çıkmamış…
CHP’li Haluk Koç da bunu diline dolamıştı:
“Bu nasıl iş?” diye…
Sanki böyle işler ilk defa oluyor.
***
Biz cennet mekan, padişah efendimiz Abdülhamit’in devrinden geliyoruz, sansürün âlâsını zat-ı şahâneleri uygulatırdı.
Cevdet Kudret, “Abdülhamit devrinde yasaklanan sözler, sözcükler”i anlatır.
Doğrudur.
***
İkdam Gazetesi’nde bir haber çıkar:
“Dün gece Fransız sefarethanesinde verilen akşam yemeğinden sonra bir müsamere düzenlenerek bir de balo verilmiş, bu defa Union Française’de bir iki konser vermek üzere şehrimize gelip davetliler arasında bulunan meşhur kemani mösyö Thibaud tarafından bir iki solo çalınarak bütün hazır bulunanlar ‘teşrif-i âzân’ (kulakları küpe gibi süsleme) eylemiştir.
Saray harem ağalarından biri, ‘âzân’ (kulaklar) sözünü ‘ezan’, ‘solo’yu da ‘salavat’ diye anlayarak Matbuat Müdürü Ahmet Arifi Beye bir mektup göndermiş:
‘….Nasıl oluyor da dünkü gazetede yazılan fena havadisin basılmasına müsaade ettiniz? Müslümanların Halifesi Efendimize islâm alemi ne der? Hiç baloda ezan okunur, salavat getirilir mi? Allah belalarını versin.”
***
Görüyorsunuz ya, yalnız “sansür” değil muhbirler de var!
“Şuradan buradan birkaç satırla yirmi otuz sözcüğü kaldırarak, kırmızı kalemiyle bunlardan boş kalan yerleri doldururdu; böylece, memur, yazarın ortağı olmuş olurdu.”
“Encümen-i Teftiş ve Muayene’nin gözleri keskin birer şiş idi ki, baktığı müsveddeleri delik deşik ederek kalbura çevirirdi; bunlardan, uzun cümleleri çıkarmakla, satırları alt üst etmekle, sözcüklerden çizdiklerinin yerlerine hatır ve hayale gelmez şeyler icat edip tıkmakla yetinmemişlerdi; hoşuna gitmeyen parçaların, vehmine dokunan fıkraların yerine kendine özgü eklemeler, benzetme şeyler yapmış hatta başlıkları değiştirmişlerdi.”
***
Ya da Hüseyin Cahit’in anlattığı:
“Bu sansür, yalnız siyasal şeylere değil, en ufak, en sıradan ayrıntılara varıncaya değin her şeye karışır, her yazıda, ne olursa olsun yüce dileğe aykırı bir nokta bulur ve onu ya büsbütün çizer, ya başka bir biçime sokardı.”
Onun için bugünlere şükür etmemiz lazım.
Bu da ayrı bir dert!

Bir önceki yazımız olan Taraftar kulüplerine büyük operasyon! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *