Önleyici gözaltı uygulamasının yanlışları

Yapılan yeni bir düzenleme ile hayata geçirilecek olan ‘önleyici gözaltı’ uygulamasını uzmanlara sorduk. Düzenlemenin keyfi uygulamalara yol açacağını belirten uzmanlar, hakim kararı olmadan yapılacak gözaltıların insan haklarına aykırı olacağı görüşünde…

* Prof. Dr. Ersan Şen: “Bu keyfi uygulamalara sebep olabilecek bir düzenleme. İstihbarat raporlarını da zaten polis hazırlıyor. CMK’nın mantığına ters. Çünkü CMK’ya göre gözaltı yetkisi sadece savcıya ait. Tutuklama kararını ise hakim veriyor. Burada polis hem savcı, hem hakim gibi olacak. Yakınlarına da haber verilmeyecek. İnsanlar mitinge giderken ortadan kaybolacak. Bu düzenleme, kamu düzeni açısından kulağa hoş geliyor olabilir ama kişi güvenliği ve temel haklar açısından son derece yanlış. Suistimale açık. Polisin bu kapsamda gözaltına aldığı kişiye ne hakim ne savcı karışabilecek… Kötü niyetli kullanıma çok açık bir uygulama olur…”

* Prof. Dr. Hakan Hakeri: “Yabancı ülkelerde bunun örnekleri var. Ancak biz bu uygulamayı sakıncalı gördüğümüz için bugüne kadar Türkiye’de olağanüstü haller dışında olmadı. CMK’ya göre gözaltı için savcı veya hakim kararı gerekir. Bunun için de suç şüphesi olması gerekir. Ancak burada bir suç işlendiğine dair şüphe yok; suç işleneceğine dair şüphe var. Bu şüphe nasıl belirlenecek? Bu büyük sıkıntı. Ayrıca ‘masumiyet karinesi’ de ortadan kalkmış oluyor. Suç işlememiş biri, şüphe ile özgürlüğünden mahrum ediliyor. Bunun için birtakım kıstaslar gerekir, bu kıstaslar neler olacak, nasıl tespit edilecek, asıl sorun bu… Bu illa yapılacaksa asla polise bırakılamaz, mutlaka hakim kararı olması gerekir.”

* Prof. Dr. Sedat Laçiner: “Özgürlükleri kısıtlayıcı her önlemin yan etkileri vardır. Ama bunların başarılı şekilde uygulandığı örnekler de var. Bu uygulamanın çok özel durumlarda kullanılması ve sınırlarının da yasayla çok iyi belirlenmesi gerekiyor. Sürenin de önlemeyle ilişkili olarak kısa tutulması gerekir. Önemli olan uygulamadır. Sistemin sağlıklı çalışıp çalışmaması da polisin yeterliliğiyle ilgili bir durumdur. İyi niyetli ve başarılı bir şekilde uygulanması kamu düzeni açısından faydalı olur. Demokratik ülkelerde bunun örnekleri var.”

* Turgut Kazan (Avukat): “Bu uygulama polis devleti uygulamasıdır. Daha çok gösteri ve protesto eylemlerinde kullanılacağı anlaşılıyor. Bizler toplantı ve yürüyüş faaliyetleri için daha geniş ve esnek düzenlemeler beklerken böyle bir şey çıktı. Çok tehlikeli bir düzenleme. Siyasi iktidar açısından da olumsuz bir imaj ortaya koyacaktır.”

* Orhan Gazi Ertekin (Demokrat Yargı Derneği Başkanı): “Bu uygulama 1970’li yıllarda ilk kez İngiltere’de İrlanda hareketine karşı uygulanmıştı. Şüpheli olduğu değerlendirilen belli kişiler belli zaman için gözaltına alınıyordu. Uygulamaların ardından tartışmalar başladı. Çünkü bir süre sonra kontrolden çıkıp siyasi iktidarın keyfi uygulamasına dönüştüğü için uygulamadan vazgeçildi. Bu uygulama modern hukukun ve insan haklarının geldiği düzeyin kabul edebileceği bir durum değil. Suistimale ve kötü niyetli kullanıma açık bir uygulama…”

 

Bir önceki yazımız olan Gülsuyu Mahallesi'ne bir operasyon daha başlıklı makalemizde dhkp-c, Gazi Mahallesi ve Gülsuyu Mahallesi hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *