Fazıl Say yeni bestesini anlattı

Bu yıl 31 Temmuz – 3 Ağustos tarihleri arasında Bodrum’da düzenlenecek olan D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali’nde Fazıl Say’ın ‘Hermias’ efsanesinden yola çıkarak Özen Yula ile sahneye koyduğu ‘HERMİAS – Yunus Sırtındaki Çocuk’ bestesi dünya prömiyeri yapacak. Geçen haziran ayında, Sait Faik’in ölümünün 60. yılı anısına hazırladığı besteyi, usta yazarın Burgazada’daki müze evinde seslendiren Fazıl Say ile yeni bestesi üzerine konuştuk.

Bir Bodrum efsanesinden yola çıkarak hazırladığınız ve oratoryo formatında olan ‘HERMİAS – Yunus Sırtındaki Çocuk’un ortaya çıkışı nasıl oldu?

‘Yunus Sırtındaki Çocuk’, 3 bin yıllık bir Güllük efsanesidir. Bir yunus ile denizde kaybolan bir çocuğun dostluğunu anlatır. Çocuğun adı Hermias. Bütün dünyada efsane ‘Hermias’ efsanesi olarak bilinir. 14-15 yaşımdayken ‘Anadolu Efsaneleri’ isminde bir kitap okumuştum. Hermias ve Ahtamar (Akdamar) efsaneleri beni çok etkilemişti. Yıllardır bu iki efsaneyi bestelemek için can atıyordum. D-Marin Turgutreis Uluslararası Klasik Müzik Festivali vesile oldu. Hem de Bodrum’da bir açık hava konseri ile, kafamda yıllarca oluşan şeyler döküldü. Özen Yula ile konuştum, efsaneyi tam bir sahne oratoryosu metnine çevirdi bu eser için.

Sait Faik’in öyküsünü de, ‘HERMİAS – Yunus Sırtındaki Çocuk’u da Özen Yula sahneye uyarladı. Nasıl bir yol izlediniz Özen Yula ile bu iki eserin de hazırlanış sürecinde?

Sait Faik hikayesini konuştuk, ilginç olan şey orada, ben Özen ile konuşmadan aslında hikayeyi ve oyuncuları belirlemiştim. Bu, Özen için durumu kolaylaştıran bir şey değildi. Bilakis verilmiş bir süre olması, yazarın özgürlükleri açısından genelde durumu sıkıntıya sokabilir. Ama Özen bu zorluğu o kadar iyi aştı, o kadar iyi bir uyarlama ve reji çıkardı ki, hem ben müteşekkir kaldım hem bu sahne eseri ölümsüzleşirken nefis bir metin ile müziği bütünleştirdi. Yazdığı metin bence gerçekten çok şiirsel, çok Sait Faik’e layık; hem Sait Faik’i hem benim müzik dünyamı çok iyi içselleştirmişti… 2016- 2017 yılında da yazmayı planladığım bir Türk-Ermeni efsanesi var; ‘AHTAMAR’, onun librettosunu da Özen ile çalışacağız.

‘HERMİAS – Yunus Sırtındaki Çocuk’ konserinde Viyana’nın ünlü çocuk korosu Die Wiener S‰ngerknaben’den seçilen çocuk solist de sahnede olacak. Neden Die Wiener S‰ngerknaben Orkestrasını tercih ettiniz?

Denizde kaybolan Hermias, Ege’nin en güzel çocuğu diye geçer, bütün halk Hermias’ın üzerine titrer, o bakımdan tipik antik Yunan kullanımı var efsanenin özünde. Ben de bu ‘dünyanın en güzel çocuğu’nu ses ile anlatacağım. Hermias, 11 yaşında bir erkek çocuk. Müziğimde ‘dünyanın en güzel sesli çocuğu’ olsun istedim. 3 bin yıl öncesinin dillere destan güzellikteki çocuğu Hermias’ı, dillere destan güzellikte bir sese sahip bir çocuğa okutacağız… Viyana çocuk korosunda yıllardır en mükemmel sesleri en iyi şekilde eğitimden geçirirler. Solistleri ile ilgili Viyana’da şefleri ile konuşup anlaştım bu proje için. İnanılmaz profesyonel çalışıyorlar, yani öyle bir plan yapmışlar ki, Bodrum’a iki çocuk geliyor, bir asıl solist çocuk bir de her ihtimale karşı (hastalık, kaza vs) yedek çocuk.

Bu konser için iki çocuk mu hazırlandı?

Hatta toplamda eseri 4 çocuk öğreniyor, Viyana’da da ikisi her ihtimale karşı bekliyor olacak. Hermias ve annesi (bu eserde de kendisinden antik döneme uygun bir etnik vokal tınısı istediğimiz Serenad Bağcan) bir metin, şarkı sözü okumuyor; onlar sadece vokaliz yapaca. Evrensel dil müziktir. Sembollerle anlatım olacak. Melodileri hemen kulağa girecektir. Bu eser aynı zamanda çocuklar için.

Sait Faik’in ölümünün 60. yılı için hazırladığını eserin baş kahramanı bir çocuktu. ‘HERMİAS – Yunus Sırtındaki Çocuk’ konserinin de baş kahramanı bir çocuk ve bir yunus balığı. Çocukların öldürüldüğü ve bu ölümlerin yok sayıldığı bir ülkede hazırladığınız eserler bize bir şeyler anlatıyor diyebilir miyiz?

Sait Faik hikayesi ‘Stelyanos Hrisopulos Gemisi’nin kahramanı da 10 yaşındaki çocuk, Trifon idi. Trifon maket gemiler yapar. Yaptığı en güzel gemiyi tam yüzdürmeye başlar ki zalim çocuklar gemiyi batırır. Nefis bir “yaratan ve yıkan” hikayesi. Günümüze ve yaşamımıza ne kadar uyuyor değil mi? Keza, Hermias da, bir çocuk, dillere destan güzellikte bir çocuk, denizde kaybolur, ve aylarca bir Yunus’un sırtında görülür, efsane bu ya, bir sabah sahilde ölü olarak bulunurlar, Hermias ölmüş, dostu yunus, onu yalnız bırakmamış, onu köyüne geri getirmiş ve onunla beraber ölmüştür. Bu som altından dostluğun altının uzun uzun çizilmesini Özen ile çok çalıştık. Türkiye’nin bu dostluklara ihtiyacı var. Madem birbirimizden dostluk öğrenemiyoruz, bari bir yunus bize anlatsın dostluğun ne olduğunu.

Gülden Öktem

Bir önceki yazımız olan Political Tours'un Türkiye rehberi başlıklı makalemizde Piotr Zalewski, Political Tours ve Political Tours Türkiye hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *