Ersin Korkut İçimdeki Ses’i anlattı

“İçimdeki Ses”te yine komik bir karakteri canlandıran Ersin Korkut: “Dram oynamak isterim. Başaracağıma inanıyorum çünkü ben duygusal bir adamım. Söylediğimde bana gülüyorlar ama bende ağlarım, üzülürüm, bende de kalp var…”

Beşiktaş Kültür Merkezi(BKM) oyuncularından ErsinKorkut’u birçok kişi Cem Yılmaz’la oynadığı reklamdaki “Doktor bu ne?” repliğiyle tanıdı. Sonrasında birçok filmde rol aldı, televizyon programı “Çok Güzel Hareketler Bunlar” ile uzun süre evlerimize misafir oldu. Yaptığı taklitleri, çıkardığı sesleri, doğallığını, komik tiplemelerini çok sevdik. Korkut şimdi “İçimdeki Ses” filminde kız tavlamaya çalışan ama başaramayan bir karakterle karşımızda.

Nasıl dahil oldunuz filme?

Engin (Günaydın) Abi, “Galip Derviş” dizisinin setinde yazıyordu bu filmi. Banada orada söylemişti. Ben Yılmaz karakterini oynuyorum. Yılmaz Erdoğan taklidi yaparak, onun ses tonuna benzeyen bir tavırla şiir okuyarak kız tavlamaya çalışan bir dizi oyuncusunu canlandırıyorum.

 “Galip Derviş”ten sonra yeniden Engin Günaydın’la aynı projedesiniz…

Engin Abi’yle 15 yıllık arkadaşlığımız var, “Bir Demet Tiyatro”dan gelen. Ben çaycıydım orada. O zaman da sürekli konuşurduk… O yüzden yanında hiç zorlanmadığım bir oyuncudur. Ben onu dinlerim, hep abim gibi görürüm.

 Filmde erkeklerin, Ayşıl’ın (Leyla Lydia Tuğutlu) Selim’e (Engin Günaydın) âşık olmasını kabul edememe durumu var. Dış görünüş ne kadar önemli sizce?

Şimdi normal hayatta böyle güzel bir kızın beni beğenmesi, âşık olması mümkün değil; ben öyle görüyorum. Hiç kimse bana “Çok yakışıklısın, çok güzelsin” demez. Bana genelde “Ya çirkinsin ama sempatiksin” derler.

“Hep komiğimdir”

 “Komik erkekler kadınların ilgisini çeker” derler, yalan mı yani?

Bu bende hep ters tepmiştir. Ne zaman ciddiye bürünürsem o zaman bir şey oluyor.

 Normalde de hep komik misinizdir?

Ben hep komiğimdir. Tabii bazen o mod düşüyor. Mesela bir gün markette bir teyze geldi, tam önümde durdu. Yaklaştı, baktı baktı… Ben de yeni uyanmışım, daha afyonum patlamamış. Teyze birden “Hiç televizyondaki gibi değilsin, hiç komik değilsin!” dedi. “Ne oldu teyze, sen neyin peşindesin! Ekmek almaya çıktım, skeç mi oynayayım, kahkaha mı atayım?” dedim. Teyze bana trip attı gitti.

 İnsanlar sürekli bir şey yapsa da gülsem beklentisine giriyor değil mi yanınızda?

Şöyle şeyler olabiliyor; mesela yolda biri telefonla konuşurken “Baba şu an Ersin Korkut geçiyor, bir saniye veriyorum” diye elime telefonu veriyor. Bazıları da “Televizyonda yaptığın bir şakayı bize yapsana” diyor. İşte ateş et, ıslık çal, kapı zili yap… Onu biz beş yıl boyunca yaptık zaten. Bunu normalde benden niye istiyorsun, o kadar insanın içinde karizmamı niye yerle bir ediyorsun!

“Altyazılı filmi iki kere izliyorum”

 Genelde komedilerde oynuyorsunuz, dramlarda da oynamak ister misiniz?

Dram gelmedi hiç, gelmez de bence. Denerse BKM dener beni çünkü başka bir yapımcı ya da yazarın beni dram için seçeceğini düşünmüyorum. Ama dram oynamak isterim. Başaracağıma inanıyorum çünkü ben duygusal bir adamım. Bunu söylediğimde bana gülüyorlar ama ben de ağlarım, üzülürüm, bende de kalp var, o duygu bende de var.

 Nasıl bir karakter oynamak istersiniz?

Mesela Mahsun Kırmızıgül’ün sinema filmini izledim, gerçekten mükemmel. Orada acıklı sahnelerde oynayabilirdim. Kendimi orada görebildim.

 Film izler misiniz? Yerli, yabancı ne izlersiniz?

Genelde takip ederim. Yabancı filmleri de izliyorum ama altyazılı olduğu zaman onu hemen anlayamıyorum, iki sefer izlemem gerekiyor. Altyazıyı okuyayım, ekrana bakayım derken görüntü başka bir yere kayıyor, yetişemiyorum…

 Setiniz, çekiminiz yoksa normal bir gününüz nasıl geçer?

Bir turizm acentemiz var. Boş zamanlarımda oradayım. Bir de Playstation ve halı saha maçları… Bir sosyal sorumluluk projemiz var: Artfutbol takımı. Ünlülerin katıldığı bir organizasyon. Geçen sene Moskova’da yaptık, bu sene İran’dayız. Amacımız kimsesiz ve sakat çocuklar için hastane yaptırmak.

“Annem insanların bana gülmesini ayıp sanıyor”

 Aileniz takip ediyor mu sizi, yorum yapıyorlar mı?

Annem çok fazla Türkçe bilmiyor ama izliyor. “Çok Güzel Hareketler Bunlar” döneminde anneme “Program yapıyoruz, bizi izliyor musun?” diyordum, annem “Hee izliyorum, sen bizi hep rezil ettin! Hep tayt giyiyorsun. Bütün mahalledekiler bana gülüyor” diyordu. Annem insanların bana gülmesini ayıp sanıyor. O yüzden “Millet sana gülüyor, doğru düzgün bir iş yap” diyor.

 Anneniz de komik galiba…

“Bir Demet Tiyatro”yu izlerdik biz hep Hakkari’deyken. Ama o kanal hiç çekmiyordu bizde, hep karıncalıydı.Annemde izlemek istiyor, Yılmaz (Erdoğan) Abi yeğeni sonuçta. Bir gün onu aramış, “Başka kanala geç, karıncalı çekiyor” diye. Ya da sinileri alıp çatıya antenlerin önüne koyuyordu çeksin diye.

 Bir baskı var mı peki artık evlen diye?

Hep var ama artık anladı benim ne istediğimi. Bu meslekte zor. Performansımı düşürür diye hiç o işe girmiyorum şu an. O “Nerdesin?” tarzı mesaj şeylerini hiç kaldıramayacağımı düşünüyorum.

 “Evlenmem” diyorsunuz…

Yok yani evlenirim de âşık olursam. O aşk duygusu çok farklı bir şey, ancak yaşayan bilir. Onu tekrar yakalarsam, belki tüm işimi askıya alıp evlenirim.

Elif İpek Türer – Milliyet

Bir önceki yazımız olan Ahmet Mavitan ve Yıldız Arhan neden boşandı? başlıklı makalemizde Ahmet Mavitan, Yıldız Arhan ve Yıldız Arhan Mavitan hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *