Erkan Kolçak Köstendil ve Elena Viunova Yağmur Kıyamet Çiçeği filmini anlattı

‘Yağmur Kıyamet Çiçeği’ filminin oyuncuları Elena Viunova ve Erkan Kolçak Köstendil: “Trabzon’da öyle enteresan hikayeler var ki, onlardansadece birkaç tanesini anlattık…”

Onur Aydın’ın ‘Yağmur-Kıyamet Çiçeği’ kitabından aynı isimle beyazperdeye aktarılan film, Kazım Koyuncu’nun hayatının yanı sıra farklı yaşamların iç içe girmiş hikayesini anlatıyor.

Tarihin en büyük felaketlerinden biri olan Çernobil’den sonra hem Rusya, hem de Türkiye’de değişen, yitirilen yaşamları ve değerleri gözler önüne seriyor…
Projenin detaylarını Elena Viunova ve     Erkan Kolçak Köstendil anlattı.

‘Yağmur Kıyamet Çiçeği’ nasıl bir film oldu?
Erkan Kolçak Köstendil: Bizim için çekimler çok zor ama keyifli geçti. Rolümüze ve senaryoya yoğunlaşmış, konsantre bir şekilde filmimizi tamamladık. Bugüne kadar Karadeniz’le ilgili hep komedi filmleri izledik. Ama bu filmle Karadeniz’in çok farklı bir hikayesi olduğunu görecek seyirci.
Elena Viunova: Psikolojik olarak çok zorlandığım bir film oldu. Filmde canlandırdığım karakterin adı da ‘Elena’… Filmde onun hayatını tamamen yaşadım ve hissettim. Bu yüzden zorlandığım ama keyifli bir iş oldu.

Zorlandığınız nokta neresiydi?
E.K.K: Karadeniz’de sahil yolunda bir otelde kalıyorduk. Otelin camından baktığınız zaman dünyanın en güzel manzaralarından birine bakıyorsunuz. Doğru bir tanıtımla dünyanın dört bir yanına turist akınına uğrayacak bir manzaranın içindesiniz. Ama kamyon ve otobüslerin gürültüsü yüzünden uyuyamıyorsunuz. O yüzden zor ve soğuktu.

TRABZON STADININ ADI KAZIM KOYUNCU OLSUN

Filmi kabul etmenizi sağlayan sebepler nelerdi?E.K.K: Daha önce sinemada bu çapta bir
sorumluluk teklif edilmemiş ve ben de bu tarz bir sorumluluk almamıştım. O yüzden bu iş beni çok heyecanlandırdı. Elimden geleni yapmaya çalıştım.
E.V: Hikayesi beni çok etkiledi. Senaryoyu ilk okuduğumda ağladım ve olmam gereken iş bu diye düşündüm. Çekimleri ağırlıklı olarak Hopa, Artvin ve Trabzon’da yapılan bir film oldu.

Kazım Koyuncu size ne ifade ediyor?

E.K.K: Benim için Kazım’ı Trabzon tribününde görmek çok şey ifade ediyor. Nedenini bilmiyorum ama filmi izlediğimde “Keşke Trabzon stadının adı Kazım Koyuncu olsa” dedim. Çünkü müziğine Kazım Koyuncu’nun değdiği bir şehrin sporda veya başka bir alanda başarısız olacağına inanmıyorum.

NAiF BiR HiKAYE OLDU

Filmde canlandırdığınız ‘Şenol’ ve ‘Elena’nın hikayesi hangi noktada kesişiyor?E.V: ‘Elena’, Çernobil’de kocası ölmüş, çocuğu kanser olmuş ve hayata küsmüş bir anne. Bir ümitle çocuğu kanserden kurtulsun diye Türkiye’ye gelmiş.
‘Şenol’ bu durumda ‘Elena’nın karşısına çıkıyor ve ona bir umut ışığı oluyor.
E.K.K: ‘Şenol’ ve ‘Elena’nın
hikayesi, naif bir hikaye…

İlk sinema deneyiminizi böyle bir filmle yaşamak size neler hissettirdi?

E.V.: Çok büyük heyecan duydum. İstediğim duyguları seyirciye doğru bir şekilde aktarabildiysem ne mutlu bana.
n Böyle bir hikayeyle Trabzon’da çekim yapmak size neler hissettirdi?
E.K.K: Dünyanın herhangi bir yerindeki bir politika, Karadeniz’de gelip insanların hayatına etki edebiliyor. Çernobil böyle bir şey… Bu anlamda Karadeniz bölgesi çok enteresan bir yer. Çünkü bu felaketin birçok etkisine maruz kalmış ve bana göre kalmaya devam ediyor.

Filmimizde başrol Trabzon şehri. Ve orada öyle enteresan hikayeler var ki, biz onlardan birkaç tanesini anlattık. Trabzonspor, o şehirdeki insanların yaşama sebebi. Trabzon’a gittiğiniz zaman canlı tarih belgeseli gibi bir şey görüyorsunuz. Daha önce Trabzon’a gidememiştim. Bu filmle gittim ve çok iyi oldu.

MELiS GÜVENÇ – CADDE

Bir önceki yazımız olan Diriliş-Ertuğrul ile Filinta dizileri gala yaptı başlıklı makalemizde diriliş, diriliş ertuğrul ve Filinta hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *