Erdoğan yine ‘çapulculara’ seslendi

30 August 2013 Friday, 21:03

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul ve 3. havalimanı projesini engellemeye çalışan muhalefeti Gezi Parkı eylemlerine gönderme yaparak, eski Başbakan ve Milli Görüş hareketinin lideri Necmettin Erbakan’ın “sizi gidi sizi” üslubuyla eleştirdi. Erdoğan, “Sizi gidi geziciler sizi. Gezseniz yine kar, hep yatıyorsunuz. İşiniz gücünüz hep bu. Ya engelliyorsunuz ya yatıyorsunuz” dedi. Eylül ayında yeniden olay çıkabileceği iddialarını anımsatarak, uyarılarda da bulunan Erdoğan, “Hukuksuz yapılacak her eylem, karşısında devletin o bükülmez bileğini bulacaktır. Bunu bilmelerini istiyorum. Yok şurası bunu der, yok batı şunu der, bunların hiçbiri bizi ırgalamaz. Batı önce kendine baksın. Ülkemizin huzurunu, refahını kaçıranlar bunun bedelini öderler” dedi. BM ve Arap Ligi’nin Suriye konusunda üzerine düşeni yapmadığını belirten Erdoğan, “Tedbirimiz her an her şey olabilecekmiş gibi hazır olmaktır. Bu konuda biz insani bir görevi yerine getirecek olanlarla beraber olacağımızı açıkladık. Batı bir yerlere şirin görünmenin gayreti içindedir. Açık söylüyorum zulme rıza zulümdür” dedi.
Erdoğan, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği bulvar açılış töreninde şu mesajları verdi:

BARBAR GENÇLİK DEĞİL: Allah’a hamdolsun, şehitlerimize sahip çıkan, şehitlerin izinden yürüyen bir gençlik var bugün. Çok şükür zaferlerine, ecdadına, tarihine sahip çıkan, oradan ilham alan, geleceğe güvenle, azimle, özgüvenle bakan bir gençlik var. Dikkat edin, bu gençlik elinde taşla sopayla, sapanla, molotofkokteyliyle değil, kitapla, defterle, kalemle, zihninde fikirle, yüreğinde cesaretle yürüyen bir gençlik. Bu gençlik, terör örgütlerine vagon olan, Türkiye aleyhine karanlık terör örgütlerine piyon olan değil, Sultan Alparslan’ın, Fatih’in, Gazi Mustafa Kemal’in, Fevzi Çakmak’ın, Kazım Karebekir’in, Mehmet Akif’in izinden yürüyen bir gençlik. Bu gençlik, yakıp yıkan değil, kırıp döken değil hakaret eden değil, barbar bir gençlik, vandal bir gençlik değil; edebi bilen, adabı bilen, ahlakı kendisine azık edinen, vatanı için ter döken, okuyan, en önemlisi de şühedadan yani şehitlerimizden ilham alan bir gençlik.

SİZİ GİDİ GEZİCİLER SİZİ: Muhalefet partileri bir park için görkemli açılışlar yaparken biz devasa yatırımları açıyoruz. Kanal İstanbul’u bunların akılları almaz. Bunların akılları acaba bu projeyi nasıl engelleriz onu alır. 3. havalimanının ihalesini yaptık ya onu durdurmak için müracacat ettiler. Sizi gidi geziciler sizi. Gezseniz yine kar, hep yatıyorsunuz. İşiniz gücünüz hep bu. Ya engelliyorsunuz ya yatıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın bu kutlu yürüyüşü durduramayacaksınız. Bu millete hizmet yolunda olan bu yürüyüşü durduramayacaksınız. Çünkü güçlü Türkiye’yi biz milletimizle beraber inşa ediyoruz ve bunun önünde kimse duramayacak.

BATI BİZİ IRGALAMAZ: Bizi sevsinler sevmesinler, 76 milyonun hepsine hizmet götürüyoruz. Türküyle, Kürdüyle, Abazasıyla, Boşnağıyla herkese hizmet götürüyoruz. 76 milyon bizim nazarımızda birdir, beraberdir, birlikte Türkiye’dir. Hangi engeli çıkarırlarsa çıkarsınlar, dün olduğu gibi bundan sonra da biz hizmet üretmeye devam edeceğiz. Hangi tuzağı kurarlarsa kursunlar, bütün bu tuzakların üzerinde Allah’ın tuzağı vardır. En büyük tuzak onundur. Eğer hukuksuz yapılacak her eylem, karşısında devletin o bükülmez bileğini bulacaktır. Bunu bilmelerini istiyorum. Yok şurası bunu der, yok Batı şunu der, bunların hiçbiri bizi ırgalamaz. Batı önce kendine baksın.

HUZUR KAÇIRAN BEDELİNİ ÖDER: Ülkemizin huzurunu, refahını kaçıranlar bunun bedelini öderler. Gösteri ya da toplantı mı yapacaksın, hukuk içerisinde bunun yeri var. Hukuk dışılığa müsaade yok.

BM, Arap Ligi üzerine düşeni yapmadı

Kimyasal silahla insanın ölümü suç oluşturuyor veya uluslararası hukuka aykırı da yani 100 bini aşkın insan tanklarla, toplarla, bombalarla öldürüldüğü zaman bu suç oluşturmuyor mu? Bu nasıl bir hukuktur, nasıl bir akıldır. Bize göre sebep netice ilişkisinde eğer netice insanın ölümüyse onun ölümüne neden olan ne olursa olsun insanlık olarak biz onun karşısına dikilmek durumundayız. 67 tane benim vatandaşım öldürüldü ne olacak. ‘Kazayla oldu, sınır boylarında oldu’ diyebilir miyiz? Tedbirimiz her an her şey olabilecekmiş gibi hazır olmaktır. Bunun için BM hala üzerine düşen görevi yapmamıştır, Arap Ligi yapmamıştır. Bu konuda biz insani bir görevi yerine getirecek olanlarla beraber olacağımızı açıkladık.

Batı şirin görünmenin gayreti içinde

Mısır’da yapılanlar da demokrasi ile bağdaşmaz. Mısır’da yüzde 52 ile işbaşına gelmiş bir insanı, bir siyasetçiyi askeri darbe ile indiriyorlar ve buna kalkıp da Batı hâlâ darbe diyememiştir. Hepsi bir yerlere şirin görünmenin gayreti içerisinde. Müdahale diyorlar. Ne müdahalesi bal gibi darbe. İkili olarak telefonlarda görüştüğümüzde ‘doğru diyorsunuz’ diyorlar. Doğruysa siz de bunu böyle söyleyin. Şu anda orada 3 bini aşkın insan öldürüldü. Açık söylüyorum zulüme rıza zulümdür. Kimden gelirse gelsin. Siz zulmü alkışlıyorsanız siz de zalimlerden olursunuz. Onun için zulmün karşısında durmak bu millete yakışandır. Biz Ak Partililer olarak yine zulmün karşısında olacağız.

 

Bir önceki yazımız olan Çözüm süreci ve hükümetin durumu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz