Erdil Yaşaroğlu ile keyifli röportaj

Erdil Yaşaroğlu: İşimin en keyifli yanı; iş olmaması. Hobimi yapıyorum, para kazanıyorum.  Ne iş yapıyorsun dediklerinde de ‘işsizim’ diyorum

Türkiye’nin önde gelen karikatür dergilerinden biri olan Penguen’in arka kapağındaki ‘Komikaze’nin yaratıcısı Erdil Yaşaroğlu, birçok proje ile adından söz ettirmeye devam ediyor.

12 yaşındayken çizmeye başlayan başarılı karikatürist, hayatta hep ilgilendiği ve sevdiği şeyleri çizdiğini söylüyor.
Yaşaroğlu, Begüm Kütük’le evlilikleri ve karikatür dünyasıyla ilgili merak edilenleri Mag’e anlattı.

Çok küçük yaşlarda “Karikatürist olacağım” demişsiniz… Nasıl anladınız?
8-9 yaşıma kadar karikatür nedir bilmiyordum ama çizgi romandan haberim vardı. Deli gibi okurdum. Sürekli resim çizerdim ve resimdeki her şeyi konuşma balonlarıyla konuştururdum. Sonra kuzenim Varol’u gördüm.
Benim yaptığım gibi resimler yapıp konuşturuyordu ama onun çizdiği adamlar komik oluyordu. Balonları okuyunca da gülüyordun. Ne bu diye sordum bir gün, “Karikatür” dedi.

 Kuzeninizi kıskanarak   karikatür çizmeye başladığınız doğru o zaman?
Varol karikatür çiziyordu ve herkes onu seviyordu. “Ben de çizsem beni de severler mi?” dedim. “Evet” dedi. O gün bu gündür çiziyorum.

 İlk çizdiğiniz karikatürü hatırlıyor musunuz?
İlk Varol’un bir karikatürünü çizdim. Evdeki herkes uyuduktan sonra bir karikatürünü çaldım ve sabaha kadar aynısını taklit etmeye çalıştım. Sabah da herkesi uyandırıp, “Bakın, ben de karikatür çiziyorum” diye onu gösterdim.

 Haftalık mizah dergisinde çiziyorsunuz. Konuları neye göre belirliyorsunuz?
Penguen’e çizdiğim karikatürler iki ana konuda oluyor. Biri politik-güncel konular, diğeri ise Komikaze köşem.

 İşinizin keyifli ve  zor yanları neler?
En keyifli yanı; iş olmaması! Hobimi yapıyorum, para kazanıyorum. Ne iş yapıyorsun diye sorduklarında; “25 senedir işsizim” diyorum.

“EVLi OLMAK GÜZEL”

 Begüm Kütük ile evlisiniz.        Nasıl tanıştınız?
Bir doğum günü partisinde, ortak bir arkadaşımız tanıştırdı. Sonra da hiç bırakmadım onu.

 Bir mizahçı olarak evliliğe bakış açınız nasıl?
Mizahçı olarak özel bir bakışım yok. Karımı seviyorum, böyle olunca evlilik de kolay ve güzel oluyor.

 Mizahçı kimliğiniz dışında neler yaparsınız?
Motosikletle seyahat etmeyi severim. Motosikletsiz gezerken de fotoğraf çekmeyi severim. Diplomam olduğu için değil; sevdiğim için arada heykel yapmayı da severim.

ÇiZMEYi  SEViYORUM

 Espriler nasıl ortaya çıkıyor?
İlham gelmesini beklemiyorum. Onu beklersem ayda bir kere falan uğruyor. Ben de oturup çalışıyorum. Haftanın birkaç gününü espri bulmak için çalışarak geçiririm.

 “Ne çizeceğim şimdi ben!” dediğiniz bir zaman oldu mu?
Her hafta…

 Genel olarak karikatürleriniz hayvanlar üzerine. Bunun özel bir sebebi var mı?
Hayatta ilgilendiğim ve sevdiğim şeyleri çiziyorum. Bunlar da; tarih, teknoloji, çocuklar ve hayvanlar.

 Mizahçının bir günü nasıl geçer?
Mizah, dertli iştir. Fikir bulmak çok sıkıntılıdır ama dışardan bakınca çalışmıyoruz gibi görünür. Önünde defter, derinlere bakan insanlar. Güzel yanı ise, istediğimiz yerde yapabilmemiz. Dünyanın her yerinde yaşayabiliriz. İşe gitmemiz gerekmiyor.

Bir önceki yazımız olan Kara Para Aşk'ın Nilüferi Bestemsu Özdemir başlıklı makalemizde Bestemsu Özdemir, Kara Para Aşk ve Kara Para Aşk'ın Nilüfer hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *