Erdem Şenocak Tiyatro Medresesi’ni anlattı

Seyyar Sahne’nin girişimiyle, sanatçılar için hem inziva hem de bir buluşma noktası olacak bir yapının temelleri atıldı: Tiyatro Medresesi. İzmir Selçuk’a bağlı Şirince köyünde yer alan Medrese, 7 Temmuz 2012’de açılış yaptıç

Milliyet Sanat’tan Ezgi Atabilen’in yazısı:

ERDEM Şenocak, Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar” romanından aynı isimle sahneye uyarlanan oyundaki performansı ile, sezonun kendinden en çok söz ettiren isimlerinden oldu. Tiyatro sevdalılarından methini duymuş, eleştirmenlerden bedeni ve sesini nasıl da iyi kullandığına dair övgüler okuyup durmuştuk. Sezon bitiyor derken, yılın ‘en iyileri’ listelerinde de kendini göstermeye başladı. Biz de sezon bitmeden izlenecekler listemize eklemiştik onun Seyyar Sahne’deki tek kişilik performansı “Tehlikeli Oyunlar”ı. Tam üç saat süren performansının sonunda, hakkında az bile duyduğumuzu ve Erdem Şenocak ismini hafızamızda daha da detaylandırmamız gerektiğini düşünüyorduk, ki Erdem’in şahsı ayrı bir yazı konusu.

Oyundan sonra son birkaç aydır hakkında kulaktan dolma bilgiler edindiğimiz ve girişimin başında Seyyar Sahne’nin bulunduğunu bildiğimiz Tiyatro Medresesi’ni sorduk Şenocak’a. Tam üç saat boyunca sahnede yüksek tempolu ve ezberi ile söz söyleme yeteneğine hayran bırakacak derecede bol lakırdılı bir performans sergilemesine rağmen, aynı enerjiyle başladı anlatmaya.

Seyyar Sahne son altı senedir yazları izole bir ortamda tiyatro kampları düzenliyor.

İlki İzmit Gölü’nün kenarında, diğer meskenlerden izole bir evde başladı. Bodrum’da Latife Tekin öncülüğünde kurulan Gümüşlük Akademisi’nde sürdü. Şimdiyse işi ciddi ciddi büyütüp, hem yerleşik düzene geçiyor hem de tiyatronun özü, yani kolektif yaşam ve üretimi ateşleyecek bir buluşma mekanının temellerini atıyorlar. Yakın zamanda örneklerini ülkemizde de göreceğimize dair girişimler olduğunu bildiğimiz sanatçı evleri gibi biraz. Yurtdışındaki ‘artist in residence’ programlarına çok benzer şekilde yani. Tiyatronun da medresesi mi olurmuş, demeyin. Zira yurtdışındaki sanatçı evleri için de aynı tartışma söz konusu. Daha ziyade sanatsal çalışmalar yürüten bireylerin misafir edilmesi, kolektif üretime ihtiyaç duyan tiyatro gruplarının açıkta kalmasına sebep oluyor. Ancak Şenocak’ın söylediğine göre Medrese, Türkiye ve dünya tiyatrosu için bir çekim merkezi ve buluşma noktası olacak şekilde kuruluyor.

Şöyle ki…

Usta – çırak ilikisi esas

İzmir Selçuk’a bağlı Şirince köyünde Efes antik kentine on dakika mesafede, medrese yapısında kurulmuş bir ‘kapanma’ mekanı. Zeytin ve incir ağaçlarıyla çevrili, sanatçıların üretimlerini birbirleri ile paylaşacakları koca bir avlu. 250 kişilik bir amfi tiyatro. 200 metrekarelik bir kapalı prova ve gösteri salonu. Dahası; mutfak, yemekhane, konaklamak için odalar… Atölye çalışmaları, tiyatro kampları, paneller ve konferanslar ile yaz kış ev sahipliği yapacağı ve şimdilik sekiz kişiden müteşekkil araştırma takımı. Kısacası Tiyatro Medresesi, hem amatör hem de profesyonel tiyatrocular için sınırlarını fark edebilecekleri, hatta zorlayabilecekleri bir buluşma mekanı.

Ayrıca yıl boyu çalışmayı sürdürecek araştırma ekibi ile Türkiye tiyatrosunda yeni bir dalga yaratma amacında.

Üstelik, Tiyatro Medresesi’nin kapısı farklı disiplinlerden sanatçılara da açık.

Şimdiden bir stüdyo resim ve seramik atölyesi olarak ayrıldı bile. En yakın zamanda bir müzik stüdyosu da kurulacak. İster tezini ister kitabını yazacak, yahut inzivaya çekilip kitaplar okuyacak, yani mekanın ruhuna uygun bir çalışma yürütecek herkese kapı açık. Böylece interdisipliner üretim sağlanması da hedefleniyor.

Erdem “mekân ile imkân iki akraba kelime” diyor. “Bir mekân yaratırken, bir imkânlar yelpazesi de yaratmış oluyorsunuz.

Dolayısıyla nasıl imkânlar yaratmak istediğinizin cevabı nasıl bir mekân yaratacağınızla da doğrudan ilgili.” Yani, medrese mimarisinin tercih edilmesi keyfÓ bir karar değil. Planlanan, betonarme hayatlarımızdan uzakta, gelecek kuşaklara kalacak bir eser inşa etmek. Medrese mimarisinin inziva ve buluşma hallerini içeren ikili yapısı, sanatçılara ayrı çalışmalar yürütebilecekleri özel alanlar ve birbirleriyle karşılaşarak, üretimlerini paylaşabilecekleri bir avluyu bir arada sunuyor.

Destekçi olabilirsiniz

Medrese’nin mimarı ise, Şirince’de birçok taş yapıya imzasını atan Sevan Nişanyan.

Yönetmen Celal Mordeniz’in ortaya attığı medrese fikrini danışmak için Nişanyan’ın kapısını çalan Seyyar Sahne ekibi, evvela şaşkınlığa uğramış. Erdem olayı şöyle anlatıyor: “Konuyu danıştığımızda Nişanyan ‘1 milyon lira lazım’ demişti. Herhalde bizi kovmaya çalışıyor, dedik. Cebimizde 80 bin lira vardı. 100 bine kadar çıkabiliriz diye düşünüyorduk.

O ise bize ‘bu çok iyimser bir tahmin’ demişti.” Şu ana dek Medrese’nin inşası için harcanan para ise, 550 bin lira! Temeller atıldı, birinci kat çıkıldı ve Medrese Temmuz’un 7’sinde tiyatro kamplarının başlamasıyla, ilk öğrencilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

“İyi de nereden geliyor bu para?” diye merak edenler olacaktır. Erdem’in söylediğine göre, bu yılın şubat ayından itibaren açık çağrı yapılmaya başlandı. Evvela yakın çevreden, yani anne babalar ve dostlardan başlandı; sonra tiyatrocu dostlara ve seyircilere anlatıldı. 15 tiyatro grubu kendi oyunlarını Medrese yararına oynadı. Yani, oyunların geliri direkt olarak Medrese’ye bağışlandı.

Haluk Bilginer, Genco Erkal ve Memet Ali Alabora gibi isimlerin desteği alındı. Bu arada destekçilerin isimleri Medrese’deki tuğlalar, kemerler, odalar, salonlar ve amfi tiyatrodaki koltuklara kazınmaya başlandı.

Bağışların üçte biri Seyyar Sahne bünyesinde ve diğer topluluklar tarafından sahnelenen oyunlardan, altıda biri Seyyar Sahne ekibinin cebinden, üçte biri destekçilerden geldi. üçte biri ise borç. Yani, 125 bin lira kadar borca girildi. Borç harç dışında, projenin tamamlanması için hâlen 150 bin liraya ihtiyaç duyuluyor.

Siz de medreseye destek olabilir; 100 lira verip bir tuğla, 250 lira verip amfi tiyatroya koltuk, 2 bin 500 lira verip bir kemer, 10 bin lira verip bir oda, 25 bin lira verip bir prova salonu veya 50 bin lira verip bir gösteri salonu bağışlayabilirsiniz. Tabii, bunlar desteklerin bulacağı somut karşılıklar. Bu demek değil ki, daha az ya da daha fazla bağışa ihtiyaç yok. Üstelik bağışınız sayesinde, Medrese yaşadıkça, isminiz de onunla birlikte yaşayacak. Bir de, 250 lira ve üzeri bağışta bulunan tüm destekçiler, Medrese’de misafir edilerek onlara olan gönül borcu ödenmeye çalışılacak.

Dünya tiyatrosu kütüphanesi

Tiyatro Medresesi, Türkiyeli tiyatrocular için bir başvuru merkezi olmayı hedefliyor. Medrese’de dünya tiyatrosu üzerine uzmanlaşmış bir kütüphane de bulunacak. Ayrıca bünyesinden çıkacak düzenli yayınlarla hem Medrese’deki araştırmaların somut sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak hem de uluslararası tiyatro ustalarının önemli yapıtları Türkçeye kazandırılacak.

Bir önceki yazımız olan Çevirmen Sevin Okyay’a onur ödülü başlıklı makalemizde çevirmen, Sevin Okyay ve sevin okyay kimdir hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

1 Response

  1. February 14, 2015

    […] Erdem Şenocak Tiyatro Medresesi’ni anlattı […]

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *