Emin Karaca ve Sintinenin Dibinde kitabı

Emin Karaca’nın “Sintinenin Dibinde” adlı kitabını, kimbilir kaçıncı kere, karıştırıp okuyoruz.
Tesadüf “Balyoz Davası”nın kararının açıklandığı gün…
Önce, “Sintine nedir?” ona bakalım.
***
“Sintine ne demektir?”
“Sintine” İtalyanca, “sentin ne” kelimesinden türemiş bir denizcilik terimidir. Sintine “Bölmesi” ya “ambarı” da denilen bir yerdir; geminin deniz yüzeyinin çok altındadır ve karanlık bir yerdir.
Meğer Cumhuriyet tarihimizin ne kadar çok siyasi davası varmış.
İşte bunlardan biri de “Yavuz ve Erkin” gemilerinde tutuklu saklanan bir avuç komünistin, donanmayı isyana teşvik ettikleri için buraya kapatılmasıdır.
İçlerinde Nazım Hikmet, Kemal Tahir ve Hikmet Kıvılcımlı da vardır.
***
Nazım Hikmet yıllar sonra, sintineyi anlatır:
“Demir bir kapıyı açtılar, ittiler karanlığa, kapıyı kapattılar, sintine ambarı burası…”
***
Tarih ne ilginç davalarla dolu.
Harbiye davası, Donanma davası…
Bugün olsa, böyle davaların adı bile geçmez!…
Harp okulu öğrencisi birkaç öğrenciyle, üç beş bahriye astsubayı orduyu ayaklandıranlardır.
“Olmaz öyle şey!” diyeceksiniz.
2001 yılında, 12 yıl önce bakın bu kitap için biz ne yazmışız:
Donanma davasında suç delilleri tutuklu gençlerin okudukları kitaplardır.
“Suç delilleri, tutuklananların okudukları kitaplardır, bu kitaplar gönderilerek, okutularak, Donanma isyana teşvik edilmek istenmiştir.
Emin Karaca’nın kitabında bunlarla ilgili çok ilginç bir bölüm var, sanıklar, suç delili kitapların zararlı olup olmadığını, Adalet Bakanlığı’ndan sorulmasını isterler, Bakanlık’tan cevap gelir:
‘Listede isimleri yazılı olanlar, her Türk vatandaşının okuması için neşredilmiş kitaplardır.’
Avukatlar, ortada bir suç olmadığını, davanın düşmesi gerektiğini söylerler. Savcı karşı çıkar:
‘Biz bu davada, delil arayacak kadar saf değiliz; bunlar bugün bir şey yapmamışlarsa, yarın yapacaklardır.’
Avukatlardan biri bu eşsiz mantık (!) üzerine şöyle der:
‘O halde şoför ve pilotları da mahkum etmeliyiz. Bugün kaza yapmadılarsa, yarın kaza yapmaları muhtemeldir.”
***
Aradan bunca yıl geçti, artık bu kafa değişmiştir, diyebilirsiniz.
Herhalde değişmiştir!
Siz yine, hem “Sintinenin Dibinde”yi okuyun, “Eski Tüfeklerin sonbaharı”nı da ihmal etmeyin.

HASAN PULUR

Bir önceki yazımız olan Şişe-Cam'ın Paşabahçe gururu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *