Emenike buysa…

Fenerbahçe’nin Hocası Ersun Yanal, “hazır değil” gerekçesi ile Sow’u 18 kişilik maç kadrosuna almıyor… Bu Hoca’nın tercihidir, en azından anlayışla ile karşılamak gerekir…
Ama Hoca’nın bir başka tercihi Emenike adeta dökülüyor. O zaman insan soruyor:
“Sow hazır değil de, Emenike hazır mı? Sow maç kadrosuna girip yarım saat, bir devre bile oynayacak durumda değil mi?”
Bana göre; Emenike böyle oynayacaksa, Sow’a yazık oluyor…

Dikiş tutmaz…
Galatasaray yöneticisi Adnan Nas’ın söylediklerini okuduktan sonra, artık iyice eminim… Bu iş dikiş tutmaz…
Galatasaray yönetimi ile Fatih Terim “Ruhen” koptuktan sonra sözleşme yapsan ne olur, yapmasan ne olur?
Yaşamın kuralıdır; Samimi verilen sözler, sözleşmelerden daha geçerlidir…
Bu işte, o samimiyeti göremiyorum…

Bırak şu topları Drogba
Galatasaray’da Drogba öncesine kadar frikik atışlarında Selçuk vardı… Topun başına geçtiğinde Galatasaraylının yüreği “gol geliyor” diye kıpır kıpır ederdi… Rakip ise “eyvah” diye sıkıntıdan terlerdi…
Artık o topların başında hep Drogba var… Genellikle de ya baraja nişanlıyor, ya dağlara-taşlara…
Selçuk derseniz, ayağının ayarı bile bozulmuş olabilir. Moral bozukluğu ise zaten yüzünden okunuyor…
Drogba’ya saygılar da, Selçuk’a, Galatasaray’ın kaçan fırsatlarına yazık olmuyor mu ?

Hamit’e kızanlara
Galatasaray’da oynadığı sürelerde Hamit, taraftarlardan çok ciddi tepkiler aldı…
Şimdi Hamit sakat, oynamıyor… Ama sağ orta kenarda o beğenilmeyen, eleştirilen, sert tepki gören Hamit’in yeri bir türlü dolmuyor… Bazı insanlar vardır; Varlığı, yokluğunda belli olur… Tıpkı Hamit gibi…

Kasımpaşa seyircisine
Herkesin imrendiği bir kadro… Onmilyon dolarlar harcanarak kurulan bir kadro… Türkiye’nin en iyi kamp tesisleri… Pırıl pırıl bir stad, olağanüstü bir zemin…
Ama bakıyorum, her maçta, Kasımpaşa gol attığında bile “Yönetim istifa” diye bağıran bir seyirci…
Yapmayın Beyler, ayıp oluyor…

BANKO BJK
Futbolun her türlü ibresi Beşiktaş’tan yana… Eğer istatistikler, rakamlar her zaman kazansaydı “Banko Beşiktaş” diyebilirdik…
Ama futbolun ruhu var, duygusallığı var, her maçta ortaya çıkardığı başka başka kahramanları, süprizleri var…
Onun için üç sonuca açık, ancak maç öncesi “Beşiktaş’ın favori olduğu” bir derbi izleyeceğiz…
Önceleri bırakalım, sadece son iki haftada iki takımın koşu mesafelerine bakalım:
Beşiktaş, üçüncü haftada Gaziantep maçında 111.7, son hafta Bursa karşısında 116.7 km. koştu…
Galatasaray üçüncü hafta Bursa maçında 104.8, Antalya maçında 103.6 km. koştu…
Beşiktaş da, Galatasaray da birer hafta ara ile Bursa deplasmanında oynadılar…
Futbol koşu değil ama…
Beşiktaş, Bursa maçında sarı- kırmızılı ekibe oranla tam 12 km. daha fazla koşup farklı kazandı…
Futbol elbette sadece koşu mesafeleri değil…
Ama bakıyorsunuz, sahanın tamamında, her karışında rakibe baskı yapan bir Beşiktaş var… 90. dakikada Beşiktaş’ı gol ararken, bir rakibe üç adamla baskı yaparken izlediğinizde gözlerinize inanamıyorsunuz… Galatasaray, Beşiktaş’ın bu hızlı ve çok koşan oyununa cevap verebilecek mi? Beşiktaş’ın bu hızını kesip, koşu mesafesini düşürebilecek mi? En azından Beşiktaş’ın bu hızına ve temposuna karşılık verebilecek mi?
Beş maç kazanamadığı olmadı
En önemlisi orta alanın iki kenar adamı, sağda Gökhan Töre, solda Olcay Şahan, hem savunma, hem hücum anlamında kusursuz işler yapıyorlar…
Oysa görüyoruz ki, Galatasaray bu alanları kapatmakta zorlanıyor… Geri dörtlü istikrarını hem isim olarak, hem oyun olarak kurmakta zorlanıyor… Hadi, saha Beşiktaş’ın sahası demeyelim ama, o tribünlerde de 70 bini aşkın Kartal olacak…
Sonuç; Baktığınızda her türlü rakam, yorum, futbolun şartları “Beşiktaş” diyor…
Ama şunu da söylemeliyim;
Ben bugüne kadar Galatasaray’ın arka arkaya kazanamadan geçirdiği beş maçlık bir seriyi hiç hatırlamıyorum…
Beşiktaş’ın favori olduğu maçta, Galatasaray’ın en büyük silahı, büyük travmanın ardından, “Aslanın silkinişi” olabilir…

Aydınlar’ı dinlerken…
Mehmet Ali Aydınlar’ın iş adamlığındaki başarısına ciddi bir saygı duyarken, spor yöneticiliğine “mesafeli” yaklaşan biriyim…
Aydınlar’ın açıklamalarını tarafsız, gerçekçi, analitik bir gözle izledim. Çevremde çok sıkı bir yoklama çektim… Bir-iki karşı görüş dışında herkesten “tam puan” aldığını gördüm…
Açıkcası iyi hazırlanmıştı. Belgelerle, bilgilerle büyük bir çoğunluğu ciddi anlamda tatmin etti, inandırdı…
En azından şunu gördük;

1-
Fenerbahçe yönetiminin aradığı “Hain”, ya da hedef gösterdiği “Düşman”, Mehmet Ali Aydınlar olamaz…
2-Mehmet Ali Aydınlar’ın yol haritası izlenmiş olsaydı, en kötü şartlarda Fenerbahçe bugün aldığı cezanın daha azını alacaktı…
Kendinden başka herkesi “Hain”, herkesi “Düşman” ilen ederek bir yere varılmadığını gördük…
Fenerbahçe yönetiminin artık ciddi anlamda kendi özeleştirisini yapması gerekiyor…

Bir önceki yazımız olan Birkaç yıldır Bodrum’a gidemiyoruz başlıklı makalemizde Akyarlar, bodrum ve Erdal Dumanlı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *