Eltno John’un kaderi değişiyor

Elton John, bu ay 30. solo albümü “The Diving Board”u çıkaracak. Müziğinden ayrı tutulamayacak kadar renkli bir kişiliği olan, pop müzik tarihinin en büyük başarı öykülerinden birine imza atan Elton John’un hayatındaki kilometre taşlarına göz attık

Dile kolay, 50 yıla yaklaşan müzik macerasına sığdırılan 30 albüm. Bu albümlerle yakalanan dünya çapında 250 milyona ulaşan satış adediyle kolay kolay yanına yaklaşılamayacak bir başarı. “47’liler” olarak adlandırılan kuşağın pop müzikteki en başarılı temsilcisi Elton John’dan başkası değil bahsettiğimiz. Nüfus kağıdındaki tam adıyla Reginald Kenneth Dwight 70’ine merdiven dayadığı, kelimenin tam anlamıyla doya doya yaşanmış bir ömrün sonbaharında kendine seçtiği isimle Sir Elton Hercules John başarılı olduğu kadar renkli bir kişilik.
Henüz 3 yaşında piyanonun başına geçerek harikalar yaratan Reginald’ın 11 yaşında Royal Academy of Music gibi İngiltere’nin en önemli müzik kurumlarından birinden burs kazandığına şaşmamak gerek.

Kaderi değişiyor
Hayatının dönüm noktası 1967 yılı olur. Ünlü müzik dergisi NME’de yayımlanan bir ilana başvurur ve bu sayede Liberty Records’un prodüktörlerinden Ray Willimas ile tanışır. Willimas kendisine Bernie Taupin’in şarkı sözlerini verir ve bunları bestelemesini ister. 6 ay sonra Reggie adını Bluesology grubunun saksofoncusu Elton Dean ile Long John Baldry’den esinlenerek Elton John olarak değiştirecek; müzik endüstrisinin gelmiş geçmiş en başarılı şahsiyetlerinden biri de böylece doğmuş olacaktır.
Elton John – Bernie Taupin ikilisi ilk ciddi başarılarını 1973 tarihli “Goodbye Yellow Brick Road” albümüyle yakalarlar. 1975’e gelindiğinde giderek başarısı artan, kendine güveni yerine gelen Elton John’un sahnede kendi tasarladığı ilginç kostümlerle arz-ı endam ettiğine şahit oluruz. Kâh istiridye kabuğunu andıran kıyafetlerle, kâh özgülük anıtı olarak sahneye çıkmakta; kimi zaman Donald Duck olarak piyanosunun başına geçerken, kimi zaman da Mozart kılığında performans sergilemektedir. Tam da bu dönemde 1976 yılında Rolling Stone dergisine verdiği bir röportajda biseksüel olduğunu açıklayacaktır.

En başarılı dönem
1970- 1976 yılları arası müzik eleştirmenleri tarafından Elton John’un en başarılı dönemi olarak kabul edilmekle kalmaz, en büyük ticari başarısına da işaret eder. Yayınladığı 7 albüm de ABD albümler listesinde bir numara olur ki bu daha önce hiç kimselerin yanından bile geçemediği bir başarıdır.
1984 yılının sevgililer gününde ses mühendisi arkadaşı Renate Blauel ile dünya evine girer. Basının homoseksüelliğini gizlemek için yapıldığını öne sürdüğü evlilik üç yıl sonra sona erer. 1986 Elton John için kötü başlar. Avusturalya turnesi esnasında sesini kaybeder. Ses tellerinde oluşan kanser olmayan nodüller alınır ve sesi kalıcı bir şekilde değişir. Tenor olarak başladığı şarkıcılık macerasına artık bariton olarak devam edecektir.
1993 yılında hayatının aşkını bulur Elton John. Eşcinsellikle hiçbir problemi kalmadığını açıklayan sanatçı, reklamcı ve film yapımcısı David Furnish ile birlikte olmaya başlar. İkili 2005 yılında İngiltere’de eşcinsel evliliklerine izin veren yasanın yürürlüğe girmesiyle hayatını birleştiren ilk çiftlerden biri olurlar. 50 yaşına girdiği 1997 Elton John’un hayatındaki en acılı yıl olmuştur desek yeridir. Arka arkaya en sevdiği iki arkadaşını kaybeder. Önce moda tasarımcısı Gianni Versace, ardından Prenses Diana… John ortağı Taupin’den “Candle In The Wind” hitinin sözlerini Prenses Diana için uyarlamasını ister ve cenaze seremonisinde söyler. Şarkıyı bu haliyle bir daha hiçbir zaman söylemeyeceğini ilan eder. Tek istisnayı talihsiz prensesin oğullarına tanımıştır. “Candle In the Wind 1997” adıyla piyasaya sürülen şarkı 33 milyonu aşan satış rakamıyla müzik tarihinin gelmiş geçmiş en çok satan single çalışması olur.
Sanat koleksiyonu ve futbol
Elton John’un hayatındaki ‘en’ler böyle uzayıp gidiyor. Kendisinin bu yıllar boyunca 6 Grammy ödülünün yanı sıra, bir Oscar, bir de Altın Küre ödülünü evine götürdüğünü ekleyelim. Cemiyet hayatında son derece renkli bir kişilik olan Elton John’a dair 1-2 müzik dışı veriyi de paylaşalım. 80’lerden beri AIDS ile mücadele konusunda ısrarlı bir hassasiyet gösteren Elton John, 1992 yılında kurduğu Elton John AIDS Vakfı aracılığıyla bu hastalıkla mücadeleye 200 milyon dolardan fazla bir meblağ vakfetmiş. Dünyanın en zengin modern sanat koleksiyonlarından birine sahip olan kahramanımız bir İngiliz olarak futbola da uzak duramamış, 1976 yılında satın alarak başına geçtiği Watford’u 3 yıl içinde üçüncü ligden birinci lige çıkarmıştır. “Bütün bunları niye anlattın?” derseniz; “Eylül ayı içinde 30’uncu solo albümünü yayınlamaya hazırlanan Elton John’un tuttuğu hemen her şeyi altına çeviren olağanüstü bir kişilik olduğunu hatırlatmak için” derim.

Bir önceki yazımız olan Yaşar Kemal'e büyük onur başlıklı makalemizde ermeni, ermenistan kültür bakanı ve krikor naregatsi hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *