Duygun Keser ve Ozan Dağdez röportajda Alın Yazım’ı anlattılar

Kanal D’de yayınlanan Alın Yazım dizisi oyuncuları Ozan Dağgez ve Duygun Keser röportajda diziyi anlattılar. Milliyet TV’den Melis Güvenç’in röportajı…

Yapımını Düş Gezginleri’nin üstlendiği, senaryosunu Nebahat Küçükazay’ın yazdığı “Alın Yazım” dizisinin yönetmenliğini Canan Evcimen ve Atilla Cengiz yapıyor. Dizi hafta içi her gün Kanal D’de ekrana geliyor…

Ozan Dağgez: Asya ve Yiğit aşkı imkansız

Neden günlük dizi?
Oyunculuk kolay bir meslek değil zaten her iş gibi bu mesleğin de zorlukları var. Günlük veya haftalık dizi fark etmez, projeye inandıktan ve sevdikten sonra kabul etmemem için bir sebep yok. Bu projeye inandım ve içinde olmak istedim. İnsan bir işe gönül verdikten sonra zorlukların üstesinden gelmek kolay.

“Alın Yazım” klişe bir dizi mi?

İnsana dair hiçbir şey klişe olamaz. “Alın Yazım”da insana dair bir dizi. İçinde aşk, öfke, kıskançlık, acı, aile bağları, sevgi ve mücadele barındırıyor. Bu duygular asla klişe olamaz. Öyle olsa Shakespeare hâlâ okunuyor olmazdı.

“Asya” ve “Yiğit” aşkı için neler söyleyeceksiniz?

“Asya” ve “Yiğit” imkansız bir aşkın iki kahramanı. Onların tek istediği birlikte olmak. Ama maalesef kötü insanlar peşlerini bırakmıyor.

Bu aşka engel olmaya çalışanlar amaçlarına ulaşacak mı?
Bu aşkı imkansız hale getiren “Selma” ve “Feraye”. “Asya” ve “Yiğit”in aşkını engellemek için onlarda kendilerince haklı sebeplerle sonuna kadar mücadele edecektir. Bu imkansız aşkta her mücadeleden sonra daha güçlü yol almaya devam edecektir.

İş dışında neler yapıyorsunuz?

Mesleki olarak yoğun bir tempoda çalışıyorum. Kalan zamanımda da kişisel gelişimime önem veriyorum. Bunun içinde yoga, meditasyon ve nefes çalışmaları yapıyorum ve ailemle vakit geçiriyorum.

Oyunculuk dışında başka bir meslek düşündünüz mü?

İlk sahne tozunu ilkokulda yuttum. Devamında ortaokul ve lisede tiyatroyu hiç bırakmadım. Liseden sonra Amerika’da tiyatro eğitimi aldım. Türkiye’ye dönünce Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne devam ettim. Oyunculuk dışında hiçbir meslek düşünmedim.

Ne tür rolleri oynamayı seviyorsunuz?

Hayalini kurduğum roller var. Dönem karakterlerini seviyorum. Özellikle tekrar çekilse ve ben oynasam dediğim “Doktor Jivago” var.

İleriye yönelik ne gibi hayalleriniz var?

Çok planlı ve programlı yaşayan biri değilimdir. Sevdiğim bir film olan “Paramparça Aşklar ve Köpekler” de bir söz vardı; “Tanrıyı güldürmek istiyorsan ona planlarından söz et”.

Duygun Keser: Abartılmamış bir dizi

Günlük bir dizinin çekim temposu sizi zorlamıyor mu?
Çok yoğun olmakla birlikte çekimlerimiz keyifli geçiyor. Gelen olumlu geri dönüşleri düşünürsek sete “Yine keyifli bir iş çıkacak ortaya” düşüncesiyle gidiyoruz. Bu durum çekimleri çok eğlenceli hale getiriyor. Kısacası tepki iyi olunca kafana takacak sadece işin oluyor. Bunların hepsi de bu sorunun cevabı haline geliyor. Evet, çok yoruluyoruz ama bunu dert etmiyoruz.

Günlük dizi çekmenin zorluklarını göz önüne alırsak bu projeyi neden kabul ettiniz?

Bence günlük diziyle haftalık dizi arasında çok büyük bir fark yok. Fark burada dizinin kanalda yayınlanma süresi değil, oyuncunun dizide yayınlanma süresi. Daha önce “Sıla”, “Küçük Kadınlar”, “Elde Var Hayat” ve “Böyle Bitmesin” dizilerinde tek gün repoyla sabahtan akşama kadar çalışıyordum. Bu dizide de bu şekilde çalışıyorum. Ben projede çalışma saatleri az mı çok mu diye bakmıyorum, gelen işin ne anlattığına bakıyorum. Yapım ekibine, yönetmenine ve senaristine dikkat ediyorum. Bu işi yapacaksanız, yorulacaksınız bunu bilip devam etmelisiniz.

Seyirci bu diziyi sizce neden sevdi?

Matematiği hayattan kopmamış bir dizi. İzlerken “Hadi canım gel de bunu bizim bakkala, kuaföre anlat” demeyeceğiniz, dozunda birleştirilmiş, içten, samimi, abartılmamış gerçek bir dizi. İzleyiciye de geçiyor bu duygu. “Asya”yı kendi kızı gibi görüyorlar, “Aysel”e kızıyorlar, “Zuhal” izleyiciler için komşuları gibi. İzleyenler bu diziyi hissediyor ve anlıyorlar. Kısacası kandırılmıyorlar, biliyorlar kafalarını çevirseler dizideki karakterler normal hayatlarında gördükleri, karşılaştıkları, şahit oldukları insanlar.

“Asya”yla benzer yönleriniz var mı?

Birkaç noktamız benziyor, ama bazen “Asya”ya kızıyorum. “Asya” o kadar güzel seviyor ki, hayata o kadar bağlı ki, o yüzden hiç bir kötülüğü göremiyor. Herkesi kendi gibi iyi niyetli görüyor. Üniversite için İzmir’den İstanbul’a geldiğimde ben de yurtta kaldım. Yurt hayatını, oradaki dostlukları biliyorum. Bu noktada “Asya”yı anlayabiliyorum ama ben bu kadar saflığa, iyiyi ve kötüyü ayıramamaya tahammül edemem.

Diziyle ilgili nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Tepkilere bayılıyorum. Üsküdar’da çekim yaparken bana “Asya dayan kızım, onlar görecek günlerini” diye teselli edenler var. Kavacık parkında “Yiğit Ağabey, Asya Abla’ya yardım etsene” diye bağıran liseli arkadaşları unutamam. Ailesiyle diziyi izleyip, bittikten sonra ailece benim için üzüldüklerini anlatan teyzenin gözlerine baktım samimiyet doluydu, sıcacıktı. Daha ne isterdim ki, selamlar olsun hepsine.

“Asya” va “Yiğit”in arasındaki aşkı nasıl tanımlarsınız?

Hem gerçek, hem tertemiz, hem de duygusu hayattan alınmış masal gibi bir aşk. Elimde olsa “Asya” ve “Yiğit”e ‘Hadi evlenin, beyaz eşyalarınız benden’ derdim.
Bu aşka “Selma” ve “Feraye” hangi noktaya kadar engel olmaya çalışacaktır?
“Feraye” ve “Selma” sonuna kadar karşılar bu ilişkiye. Siz daha hiçbir şey görmediniz, daha neler olacak neler? Fakat bu karşı çıkışlar hayatın gerçeğinde olduğu gibi “Asya” ve “Yiğit”i üzse de birbirlerine daha çok bağlayacak.

Dizide platonik aşklar zinciri olduğunu görüyoruz. Bunlar mutlu sona ulaşır mı sizce?

Platonik aşkların çok azı mutlu sona ulaşır. Dizide platonik aşıklar sonunda açılacaklar fakat kader yine ağlarını örecek ve işler karışacak.

Oyunculuğu nasıl seçtiniz?

Ben oyunculuğu seçmedim, oyunculuk beni seçti. Karakterime en uygun iş oyunculuk. Sürekli değişen, hareketli, dengesiz, samimi ama dengeli deli işi.

Canlandırmak istediğiniz bir rol var mı?

Polisiye bir dizide veya sinema filminde ajan rolünü oynamak isterim. Bunun dışında da düşünsenize Türkan Şoray’ın kızı rolündeyim, ablam da Bergüzar Korel, oh daha ne isterdim ki?

Genelde planlı mı yaşarsınız?

Plan yaparsam, hayatın getirilerinden uzak kalırım diye korkarım. Genelde bu yüzden hayattın bana getirdiklerine bakarım. Ona göre olur olmaz karar verir, devam ederim.

Bir önceki yazımız olan Bergüzar Korel'in hayat hikayesi başlıklı makalemizde Bergüzar Korel, Bergüzar Korel kimdir ve Bergüzar Korel'in hayat hikayesi hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *