Dur ihtarına uymayınca öldü

Polisin “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Veysel Albayrak’ın Darıca’da karıştığı bir bar kavgasından kaçtığı ve ters yola girmesi nedeniyle kendisini uyaran polislerin ikazlarına rağmen kaçışı sürdürdüğü öğrenildi. Uyuşturucu ticareti yapmak ve fuhuş yaptırmak suçlarından emniyette kaydı olduğu öğrenilen Albayrak’ın üzerinde ve aracında yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmazken, uzmanlar polisin ‘meşru müdafa’ sınırları içerisinde silah kullanma yetkisi olduğunu hatırlattı.
Kocaeli’nin Darıca ilçesinde geçen Cuma sabahı bir barda yaşanan kavgaya karışan Veysel Albayrak (43) yanında bulunan Moldova uyruklu Tatiana Dinçer (32) ile birlikte 34 ZB 0422 plakalı otomobile binerek olay yerinden kaçtı. İstanbul yönüne doğru ilerleyen Albayrak iddiaya göre Gebze’de ters yola girdi. Aracın süratli bir şekilde ters yolda olduğunu tepsit eden polis Veysel Albayrak’ın kullandığı otomobili takibe aldı. Yol üzerindeki birçok noktada polis barikatlarını aşan Albayrak’ı durdurmak için D-100 Karayolu Kartal mevkiinde barikat kurularak yol trafiğe kapatıldı. Barikat noktasına gelen Albayrak, iddiaya göre durmayarak aracını barikatın ve polislerin üzerine sürdü. Bu sırada polis memuru Önder Özkul’a çarparak yaraladı.
Araç diğer polislere yönelince, aracın yöneldiği polisler otomobile ateş açtı. Veysel Albayrak çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralanırken, otomobilde bulunan Tatiana Dinçer ise bacağından vuruldu. Albayrak hastanede hayatını kaybetti. Bacağı kırılan polis memurunun tedavisi ise devam ediyor.

‘Orantılı güç kullanılmalı’

Yapılan araştırmada, Albayrak’ın uyuşturucu ticareti ve fuhuş yaptırmak suçlarından kaydı olduğu ve karıştığı kavga nedeniyle kaçtığı anlaşıldı. Polisin barikatı aşmaya çalışan sürücüyü ateş açarak ölümüne neden olması ise orantısız güç uygulanıp uygulanmadığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Polis Akademisi öğretim üyesi Prof. Dr. Turgut Göksu, her olayın kendi özel şartlarının olduğunu belirterek, “Ancak ‘orantılı güç’ esastır. Eğer, uyarı ve ihtarları dikkate almadan, kasıtlı ve tehlikeli bir şekilde polisin üzerine geliyorsa polise de can güvenliğini sağlamak için ateş açma hakkı doğar” değerlendirmesini yaptı.
Ceza hukuku uzmanı Prof. Dr. Hakan Hakeri de, “Normalde polisin böyle bir durumda silah kullanma yetkisi var ama bu ‘meşru savunma’ sınırları içinde olabilir. Ama bunun da ‘orantılı’ bir biçimde kullanılması gerekir. Kanunlarımızda bile öldürme-idam cezası yokken, polisin bir kimseyi öldürerek yakalama yetkisi yoktur. Bu temel prensiptir. Ancak olayın kendi özel şartlarına da bakmak gerekir” diye konuştu.
Avukat Dr. Tuncer Özyavuz ise, “Polis eğer araç üzerine doğru gelirken kendini korumak için ateş etmişse bu ‘meşru müdafa’ olarak değerlendirilebilir. Ancak polise çarpıp kaçtıktan sonra arkasından ateş edilerek vurulmuşsa burada ‘orantız’ bir müdahale ortaya çıkar ve suç olur. Çünkü esas olan en az zarar ile kişiyi etkisiz hale getirmektir” dedi.

Bir önceki yazımız olan Gizem Akhan’ın ailesi konuştu başlıklı makalemizde Aktivist, Gizem Akhan ve Gizem Akhan Greenpeace hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *