Dünyanın en ünlü kadın koleksiyonerleri

Sanat eseri koleksiyonculuğu dendiğinde akla genellikle hanedanlar, işadamları veya çiftlerin oluşturduğu koleksiyonlar gelir. Ancak günümüzde dünyanın çeşitli bölgelerinde bireysel kadın koleksiyonerlerin giderek arttığını gözlemliyoruz. Bu sayıda sizler için dünyanın dört bir yanından önde gelen kadın koleksiyonerleri bir araya getirdik.

Kadın ve estetik ayrılmaz iki olgu. Peki ya kadın ve sanat koleksiyonculuğu? Çağdaş sanatın tüm dünyayı etkisi altına aldığı günümüzde, kadın koleksiyonerlere giderek fazla rastlamamıza rağmen aslında sanat eseri toplayan bireysel kadın koleksiyonerler ilk kez 20. YY.’ın başlarında karşımıza çıktı. Bu kadınlardan biri olan Gertrude Vanderbilt Whitney varlıklı bir ailenin kızı olarak 1875’te New York’ta dünyaya geldi. Rodin gibi sanatçılardan aldığı heykeltıraşlık eğitiminden sonra onların yaşadığı zorluklara şahit olması onu 1907’den itibaren Amerika’nın önde gelen koleksiyonerlerinden biri olmaya yöneltti. 1914’te Greenwich Village’da kurduğu atölyede, yaşayan Amerikan sanatçılarının işlerini sergilemeye başladı.

1929’da 500’den fazla eserden oluşan 25 yıllık koleksiyonunu Metropolitan Sanat Müzesi’ne bağışlamak istedi. Talebi reddedilince 1930’da The Whitney Museum of American Art adıyla kendi müzesini kurdu.

Bir diğer önemli kadın koleksiyoner olan Abby Rockefeller, Rockefeller ailesinin direği ve New York’da yer alan MoMA Müzesi’nin ardındaki en önemli kişi. 1925’te çağdaş Amerikan ve Avrupa sanatı satın almaya başladı. 1929’da ailesiyle birlikte yaşadığı dokuz katlı evinin yedinci katını kendi zevki için sanat galerisi şeklinde dekore ettirdi. Abby Rockefeller’ın şahsi galerisinin ünü kısa zamanda yayılarak birçoklarını koleksiyoner olmaya heveslendirdi. Aynı yıl müze kurma girişimine başladı. Ancak modern soyut sanatla ilgilenmeyen kocası kendisine finansal destek sağlamayacağını açıkça belirtti. Bu durum Abby’yi durdurmadı.

Bazı kurum ve bireylerin desteğini alarak müzeyi kurmayı başardı. Bugün dünyanın önde gelen müzelerinden biri olan MoMA, her yıl yüz binlerce ziyaretçinin akınına uğruyor.

Varlıklı ailenin kızı

Asıl adı Marguerite olan Peggy Guggenheim da bir diğer önemli kadın koleksiyoner.

1898 tarihinde varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Gençliğinde, avangart bir kitapçıda çalıştığı dönemde sanatçılarla yakın ilişki içine giren ve bohem bir yaşam sürmeye başlayan Peggy, 1920’de Paris’e taşındı. 1938 yılında Londra’da Guggenheim Jeune adlı modern sanat galerisini kurdu ve sanat eseri koleksiyonu yapmaya başladı.

Galeri başarılı sergiler açmasına rağmen ilk seneyi zararla kapatınca Peggy, çağdaş sanat müzesi açmanın daha akıllıca bir fikir olacağına karar verdi. 1939’da galeriyi kapattı ve Paris’e döndü. İkinci Dünya Savaşı patlak verince bu projesini rafa kaldırdı.

1941 yılının yaz aylarında Almanlar Fransa’ya girmeden birkaç gün önce New York’a geri döndü. Ertesi sene müzenin parçası olarak The Art of This Century Gallery adlı galeriyi kurdu. Jackson Pollock, William Congdon ve Max Ernst gibi bazı sanatçıların kariyerlerinde ilerlemelerine yol açtı. Aynı yıl Max Ernst ile evlendi. İki yıl süren evliliğin ve savaşın ardından galeriyi kapattı, Venedik’e yerleşti. Yedi yılda oluşturduğu muazzam koleksiyon içerdiği Amerikan sanatı örnekleri sayesinde büyük ilgi çekti. Koleksiyonunda yer alan bazı eserleri Avrupa’daki müzelere, bir kısmını da amcasına ait Solomon R. Guggenheim Muzesi’ne ödünç verdi. 1979’da ölümünden önce ise koleksiyonunu müzeye bağışladı.

Peggy Gauggenheim Koleksiyonu 20. YY.’ın ilk yarısını yansıtan en önemli koleksiyonlardan biri. Kübizm, sürrealizm ve soyut ekspresyonizmin örneklerinin yer aldığı bazı eserler adeta koleksiyonerin yaşamının belgesi niteliğinde.

Sanat çevresinde Billie olarak tanınan Wilhelmina Cole Holladay ise 1922’de New York’ta doğdu. Liseden mezun olduktan sonra Paris’te sanat tarihi eğitiminin ardından Amerika’ya dönerek çalışma hayatına önce bir iş adamının, ardından savaş zamanı General Haussman’ın yanında asistanlık yaparak devam etti. Washington D.C.’de yaşadığı sırada eşi Wallace ile tanıştı ve bir yılın sonunda evlendi. Başlangıçta sadece zevk için eser satın alıyordu. 1970 yılında bir Avrupa seyahati dönüşü, Viyana’da eserini izlediği kadın sanatçı Clara Peeters hakkında bilgi almak için sanat tarihi kitaplarını karıştırdığında kadın sanatçıların biyografilerine ulaşmanın imkansız olduğunu fark etti.

Kadın sanatçılar sadece tarih kitaplarında değil, büyük müze sergilerinde de geri planda bırakılıyordu. Bu durum karşısında kendini sadece kadın sanatçıların eserlerinden oluşan eserleri biriktirmeye adadı. Sonunda dünyanın dört bir yanındaki kadın sanatçılara ait satın aldığı eserlerin sayısı 500’ü bulunca bir arkadaşının da önerisiyle bir kadın sanatçılar müzesi projesi tasarladı. Bugün Washington’da yer alan ve dünyanın dört bir yanından tarih boyunca bütün kadın sanatçıları anmak ve eserlerini sergilemek amacıyla kurulan The National Museum of Women in the Arts, Wilhelmina’nın koleksiyonunun yanı sıra kadın sanatçıları desteklemek için her yıl çeşitli sergiler ve eğitimler düzenliyor.

Günümüzün koleksiyonerleri

Günümüzün kadın koleksiyonerleri arasında en önemlilerinden biri sayılan Patrizia Sandretto Re Rebaudengo, ‘90’lı yılların başında sanat eseri satın almaya başladı.

1995’te kurduğu Fondazione Sandretto Re Rebaundengo adlı vakıfla çağdaş sanatın en büyük destekçilerinden. Torino’yu sadece çağdaş sanatla tanıştırmakla kalmadı kurduğu vakıfla kentin çok ziyaret edilen bir sanat merkezi haline gelmesine de katkıda bulundu. Son derece aktif bir sanat hamisi olmasıyla tanınan Patrizzia Sandretto Re Rebaudengo, aynı zamanda MoMA, Tate Gallery gibi birçok müzenin de uluslararası konsey üyesi.

Küba kökenli Amerikalı koleksiyoner Ella Fontanals Cisneros ise 1999’dan bu yana Latin Amerikan sanatı topluyor. 2002’de kurduğu sanat merkezi ve vakfı (Cisneros Fontanas Art Foundation) ile Latin Amerikalı sanatçılara çalışmalarını sergileme imkanı sunan 63 yaşındaki Cisneros, 2001’de iş adamı eşinden boşandıktan sonra sanatın kendisine olan güvenini artırdığını ve bu sayede yaşamının anlam kazandığını söylüyor.

On yıl gibi kısa bir zamanda Miami’nin önemli aktörlerinden biri haline gelen vakıf, Cisneros Koleksiyonu’nu sergiliyor ve Latin sanatçılara destek programları yürütüyor.

Basma Al-Sulaiman ise Suudi Arabistanlı olması dolayısıyla ilginç bir kimlik. Ciddeli varsıl bir ailenin kızı olan Basma Al-Sulaiman ilk kez kim olduğunu bilmeden New York’ta bir David Hockney satın almış. Çağdaş sanatın yeni ifade dilinden etkilenince o günden sonra devamlı çağdaş sanat eseri almaya başlamış. Charles Saatchi ve YBA (Genç İngiliz Sanatçılar) Basma Al-Sulaiman’a en fazla ilham veren kişiler. 2003- 2004 yıllarında Çin’e yaptığı yolculuklarla Çin sanatı da satın almaya başlayan Al-Sulaiman, koleksiyonu için danışmanlık almayı reddediyor, “Koleksiyonum beni yansıtıyor, küratörüm yok” diyor. Resim, heykel, yerleştirme ve fotoğraflardan oluşan koleksiyon çok sayıda Suudi sanatçının eserini barındırmasıyla da ünlü. Basma Al-Sulaiman, 2000 yılından bu yanan Londra’da yaşıyor ve çağdaş sanatçıların eserlerinden oluşan koleksiyonunu BASMOCA isimli üç boyutlu sanal müzesinden tüm dünyaya sergiliyor.

Türkiye’de durum

Fatoş Saka, Besi Cecan, Güler Sabancı, Leyla Alaton ve Canan Pak gibi bireysel Türk kadın koleksiyonerler ise sanat sektörünün henüz emeklediği ‘80’li ve ‘90’lı yıllarda eser almaya başlayarak Türk sanatına çok önemli katkıda bulundular.

Kimi sanatçıların eserlerini sergilemeleri için çok büyük bir ihtiyaç olan sanat galericiliğine soyunarak, kimi ise sanatçı ve sergilere sponsor olarak en zorlu dönemlerde Türk halkını sanatla yakınlaştırmayı başardılar. 2003 yılından bu yana sanat eseri toplayan Ebru Özdemir ise koleksiyoner olarak adını ilk kez Cer Modern’in resmi açılışı için paylaştığı koleksiyon sergisiyle duyurdu. Son yıllarda artan galeri, özel müze ve sanat fuarları sayesinde Türk kadın sanatseverlerin bireysel koleksiyonculuğa ilgilerinin arttığını memnuniyetle gözlemliyoruz.

ASLI AÇIKGÖZ – Milliyet Sanat – 2012

Bir önceki yazımız olan Katharina Grosse kimdir? başlıklı makalemizde Katharina Grosse, Katharina Grosse kimdir ve Katharina Grosse sanat hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *