Dizilerde neden müzik kullanılır?

Çocukluğumuzda yaz sonları benim için uzun tatilin bitişi ve sınıfa geri döneceğim anlamına gelirdi ama bir yandan da futbol sezonunun başlangıcı ve işten eve kan ter içinde kalarak yapmak zorunda olduğum yürüyüşlerin de sonu demekti bu…

Son birkaç yıldır ise bu dönemlerde, Amerikan dizilerinin yeni bölümlerini hevesle beklerken bulmaya başladım kendimi. Eskiden olsa bu hâlimi garipserdim mutlaka ama o zamanlar Dr. House u tanımıyordum henüz. Naçizane fikrime göre (film ve televizyon dizilerine dair zevkimin hiç de gelişmemiş olduğu aklınızda bulunsun) Dr. House neredeyse Kolombo kadar iyi ve aynen onun gibi kalıplarla dolu. Diziyle ilgili tek bir şikâyetim var, o da Massive Attack’in “Teardrop” şarkısının dizinin açılış müziği olarak kullanılması. Yakınmamın sebebi şarkıyı sevmiyor olmam değil. Tam tersine, bence “TeardropMassive Attack’ın en iyi dönemine ait bir şarkı. Benim derdim, Elizabeth Fraser’ın harika vokallerinin şarkının jenerikte kullanılan hâlinde eksik olması. Cocteau Twins solistinin sesi olmadan “Teardrop”, insanın tüylerini diken diken eden tenorların duyulmadığı “Nessun Dorma” gibi… Affedilemez! Denildiğine göre bu şarkıyı, kalp atışını andıran ritimlerinden ötürü seçmişler. Diziye uygun olabilir belki de… En azından Boardwalk Empire için seçilen parçadan daha uygun. Hikâyesi 1920’lerin Amerika’sında geçen, yolsuzluk, şiddet ve gansterler üzerine kurulu bir dizinin girişi için, 60’lı yılların psychedelia gruplarından The Brian Jonestone Massacre’a ait bir enstrümantal parça seçilmiş olmasının sebeplerini biri bana açıklayabilir mi?


Massive AttackTeardrop

Televizyon dizilerinde müzik kullanılmasının asıl sebebi nedir? Yapımcılar bizim aptal olduğumuzu düşündüklerinden, bazı sahnelerde neler hissetmemiz gerektiğini müzik yoluyla anlatmaya çalışıyorlar. Müziğin gücü buradadır, beraberinde duyguları da getirir ama bazen de çok fantastik durumlar yaratır. Mesela dizinin dördüncü sezonunda Wilson’ın kız arkadaşı ölünce Bon Iver’den “re:stacks” adlı parçayı çaldıklarında olanlar gibi… Kovalar dolusu gözyaşı akıttım! Yine de genel olarak dizilerde müziğin pek bir işe yaradığını söyleyemeyiz çünkü çoğu zaman duygusal sahnelere fena derecede klişe şarkılar eşlik ediyor. “Seri yatak ıslatan” Dave Matthews birden fazla bölümde ansızın karşımıza çıkıveriyor ya da sürekli olarak Christina Aguilera’dan “Beautiful” dinlerken buluyoruz kendimizi. İşitme duyumuza yönelik işlenen diğer suçlar listesi Newton Faulkner, Korn, John Mayer, Ben Harper ve daha niceleriyle uzar gider. Bu tür saçmalıklar eşliğinde duygularımın harekete geçmesi nasıl mümkün olabilir, bunu bana anlatabilecek birileri var mı? Bu konudaki tek zanlı House değil. Dave Matthews Lost, The Closer gibi dizilerde ve son on yıl içerisinde çekilmiş her üç filmden birinde mutlaka karşımızda beliriveriyor. Bu adamın olayı ne sahiden?

Dizi için özel bestelenmiş muhteşem jenerik müziğinden dolayı çocukken A Takımı’na bayılırdım. Aynısı M*A*S*H ve Cheers için de geçerli. Bu dizileri jenerik müzikleri sayesinde anında tanıyabilirdiniz. O günlere geri dönmek istiyorum. Eğer “Middle Of The Road” saçmalığını duymak isteseydim radyoyu açardım zaten. Ayrıca, lütfen bir daha asla Elizabeth Fraser’ın vokallerini birşeylerden çıkartmayın!

Bir önceki yazımız olan Pamela Spence nerelerde, ne iş yapıyor? başlıklı makalemizde Pamela, Pamela Spence ve röportaj hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *