Dışarıda fırtına yok ama marinadan çıkamıyorum

18 August 2013 Sunday, 05:19

Marinada kalıp seyre çıkmayan denizcilerin temel gerekçesi fırtınalı havadır. Orhaniye Martı Marina’nın çevresinde sayısız cennet gibi koy olmasına rağmen, marinanın içindeki atmosfer öylesine çekici ki dışarıda süt liman hava olmasına rağmen marinadan çıkmak istemiyoruz hiç

 

Martı Marina, bulunduğu konum itibarıyla Türkiye’nin en güzel marinalarından biri… Tam cennetin içinde… Yatçılar için ideal olan, marinadan çıkıp etrafı ağaçlarla çevrili sakin bir koya demirlemektir. Orhaniye’deki Martı Marina’dan çıktıktan sonra, kısa mesafelerde cennet gibi sayısız koy var.
Marinanın bulunduğu Orhaniye Koyu da eşsiz güzellikte. Marinanın atmosferi deseniz keza öyle. Öğleden sonraları başlayan hafif esinti, bu sıcaklarda marina içinde sıkılmadan vakit geçirmenizi sağlıyor. Özellikle Okan Kitapçı’nın işlettiği Mistral görülmesi, yaşanması gereken
bir tesis. Ege mutfağı ve Tayland mutfağından harika örnekler sunuyor. Mistral, sadece bir lokanta değil. Çam ağaçları, begonviller, sardunyalar içinde havuzu, plajı, barı ile tam bir çekim alanı. İnsanın marinadan ve Mistral’den ayrılıp seyre çıkası gelmiyor. Canlı müzik yapan müzisyenlerin yanı sıra kimi akşamları da Okan Kitapçı, gitar ya da piyano çalıyor. Arada ben de havaya girersem özel imalat kontrbasla kendisine eşlik ediyorum.
Bir denizciye “Neden marinadasın, neden denize çıkmadın?” diye sorduğunuzda, cevabı bellidir: “Dışarıda fırtına var, o yüzden çıkamıyorum.” Oysa Martı Marina’da durum farklı… Dışarıda
fırtına yok ve marinadan çıkamıyorum. Marinanın ve Mistral’in atmosferi bizi bağlıyor. Dışarıda bir koyda bulacağımız her şey burada fazlasıyla mevcut.

Otel, marinanın havasını değiştirmiş
Bu yıl inşaatı tamamlanan Hemithea Oteli de hizmete girince marinanın havası tamamen değişmiş. Tekne sahibi olmayıp da yeni yapılan bu çok şık otelde Orhaniye’nin ve Hisarönü Körfezi’nin tadını çıkarmak mümkün. Çekek alanı yana kaydırılmış, otelin önü açılmış, tarihi kilise ortaya çıkmış. Gittiğimiz akşam da kilisede
çok güzel bir oda orkestrası konseri izledik.
Marinaya bağlanan yatçılar, gerek otelin SPA merkezinden, gerek diğer tesislerden indirimli faydalanıyor. Marinanın denizde 430 bağlama, karada da 100 tekne park kapasitesi bulunuyor. Marinanın müdürlüğünü Marmaris Netsel Marina’dan tanıdığımız Zafer Ergül yürütüyor.
Marinanın bir başka özelliği ise bünyesindeki Yelken Kulübü…
Bu kulüpte, tatil süresince dışarıdan gelen gençler ile Orhaniye Köyü’nün çocukları 7 yaşından başlayarak yelken öğrenip lisanslı sporcu oluyorlar. Martı Marina Yat Kulübü’nün genç sporcuları birçok yarışta Türkiye çapında dereceler de elde etmiş durumda. Marinaların, özellikle yakın çevredeki çocuklara yönelik bu tür sportif faaliyetlerde bulunması, denizcilik ve deniz kültürü açısından takdir edilecek bir durum. Kulüp ayrıca, yetişkinler için de yelken ve denizcilik kursları düzenliyor. Marinanın sahibi Narin Ailesi, daha önce de Orhaniye Köyü’ne büyük bir ilköğretim okulu yaptırmıştı.

Marinanın içinde Okan Kitapçı’nın işlettiği Mistral, Ege ve Uzakdoğu mutfağından lezzetler sunuyor. Mistral, sadece bir lokanta değil. Mavi Bayraklı plajı, yüzme havuzu ve akşamları canlı müzikleri ile bir cazibe merkezi.

KAPTANIN MUTFAĞINDAN

Ahtapot karpaçyo
Martı Marina içindeki Mistral, mutfakta geniş bir kadro ile hizmet veriyor. Hem Ege ve Akdeniz mutfağının hem de Uzakdoğu mutfağının lezzetlerini bulmak mümkün. Tadına baktığım ahtapot karpaçyonun lezzetini unutamadım. Tarifini aldım. Dövülmüş ahtapotlar haşlandıktan sonra iki ahtapot bacaklarından iç içe geçirilir. İyice sıkıştırılarak streçe sarılır, salam gibi yapılır ve dondurulur. Daha sonra özel makine bıçakları ile çok ince kesilir. Üzerine biraz zeytinyağı ve karabiber ekilir. Mevsim yeşillikleri ile süslenir ve servis edilir.

Bir önceki yazımız olan Kollarını açmış gitme der gibi başlıklı makalemizde hannover ve ipek durkal hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz