Dershanelerin kaldırılmasında son durum

Bakan Avcı’nın son açıklamalarından sonra bugüne kadar gelişmeleri izleyen dershanelerden artık daha yüksek sesler çıkmaya başladı. Tedirginler; ancak MEB’e bağlı ya da MEB’den ayrı da olsa yollarına devam etmeye kararlılar.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın2014-2015 eğitim-öğretim yılından itibaren dershanelerin Milli Eğitim sistemi içerisinden çıkarılacağını ve ocak ayından itibaren ruhsat verilmeyeceğini” açıklamasıyla dershanelerle ilgili tartışmalar da tekrar alevlendi. Gelişmelerden tüm sektör tedirgin; ancak dershanelerin kaldırılmasının kolay olmayacağı kanısındalar. Öncelikle kanuni değişiklik gerektiğini belirtiyorlar. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinden çıkarılmaları durumunda kendi denetim mekanizmalarını oluşturarak, eğitim sektörü içinde varlıklarını sürdürmeye de kararlılar.

‘Kanun değişikliği gerekir’
Eğitimi geliştirmek ve iyileştirmek için yapılan değişikliklerin bu alandaki sorunları çözmekten uzak kaldığını, hatta yeni sorunlara yol açtığını kaydeden Özel Dershaneler Birliği (ÖZ-DE-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü, yapılan bir değişikliğin olgunlaşması beklenmeden yerine yenisinin konulduğuna, bu değişikliklerin bir öncekini tamamlayıcı olmaktan uzak kaldığına dikkat çekti.
“Önceki yıllar için de durum çok farklı değil; ama son 10-11 yıla baktığımızda pek çok temel değişiklik yapıldığını görüyoruz diyen Köprülü’nün, Bakan Avcı’nın dershanelerle ilgili açıklamasıyla ilgili şunları söyledi: “Dershanelerle ilgili son olarak ‘Ruhsat yenilemesi yapılmayacak’ açıklaması yapıldı ama Sayın Bakan tarafından sonradan düzeltildi. Daha önce de söylediğimiz gibi ülkemizde dershaneler açılırken ruhsatlarını alıyor ve bir daha ruhsat yenileme gibi bir uygulamaya tabi tutulmuyorlar. Yine aynı açıklama çerçevesinde dershanelerin dönüşüm sürecinden sonra Bakanlığın bünyesinden çıkartılacağı ifade ediliyor. Bu durumda dershaneler belediyeden çalışma ruhsatı alarak, diğer ticari kurumlar gibi çalışmalarına devam eder.”
Bu süreçte, ÖZ-DE-BİR olarak tartışmalara yapıcı şekilde katkı vermek amacıyla çalışmalar başlattıklarını açıklayan Köprülü, öncelikle dershanelerineğitim sisteminin günah keçisi’ ilan eden bakış açısından vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Yüzeysel uygulamalar yerine eğitimde eşitliği ve kaliteyi artıracak uygulamaların hayata geçirilmesi, özel dershanelere olan gereksinimi zaten azaltacaktır” diyen Köprülü, bu koşullar sağlandığında özel dershanelerin okulu ve öğrenmeyi destekleyen özel öğretim kurumları olarak çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.

‘İlgili sektörler de etkilenecek’
Dershanelerde 100 bine yakın personel ve öğretmenin çalıştığını, dershaneciliğin matbaa ve yayın sektörünün motor güçlerinden olduğunu dile getiren Faruk Köprülü, dershanelerin yok sayılmasıyla matbaa ve yayın sektöründe çalışan matbaacı, kırtasiyeci, yayıncı ve yazarın bundan etkileneceğini de sözlerine ekledi.
Bakan’ın, dershane öğretmeleri için yeni açılacak özel okullarda istihdam yaratılacağı açıklaması konusunda ise Köprülü, “Şu anda var olan özel okullar dahi eksi kontenjandayken bunu gerçekçi bir proje olarak görmek çok zor” yanıtını verdi.
Adı ne olursa olsun, sınavlar devam ettiği sürece dershanelere duyulan ihtiyacın da devam edeceğini ifade eden Köprülü, “Yapılan yasal düzenlemelerle dershanelerin yok sayılması ‘merdiven altı’ diye tabir ettiğimiz kaçak ve kayıt dışı dershaneciliğin önünü açacaktır” dedi.

‘Bakkallar gibi ruhsat alırız’
Dershanelerin MEB çatısı altından çıkarılabilmesi için Anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Fen Bilimleri Dershanesi Kurucusu Nazmi Arıkan, “Anayasayı değiştirirse bizi devre dışı bırakabilir. O zaman bakkal gibi gidip vergi dairesinde ruhsat alıp çalışırız” dedi.
Arıkan’ın dershanelerin okula dönüştürülmesi konusundaki görüşleri ise şöyle: “MEB’in standardı yükseltmesi gerekir. Oysaki standardı düşürerek dershaneleri okul haline getireceğini, üç yıl süre verileceği söyleniyor. Bakanlık kendisinin ve benim enerjimi milli eğitimde kaliteyi yükseltmek için harcasa, zaten dershanelere ihtiyaç kalmayacaktır.”

‘Öğretmenler MEB’e geçemez’
Bakan’ın önceki açıklamalarındaki, dershaneler kapatıldığında öğretmenlerin milli eğitime aktarılacağına dair sözlerini hatırlatan Arıkan, bunun mümkün olmadığını belirtti ve ekledi:
“Önce araştırsınlar. Dershanelerde fen edebiyat mezunu formasyonu olmayan kişilere, uzman öğretmen unvanıyla görev verilmiştir. Bu kişiler şu anda Milli Eğitim’de öğretmenlik yapamazlar. Eğer bu öğretmenleri atarlar ve atanamayan fen edebiyat mezunu kalırsa adaletsiz bir uygulama olur. Bu işi önce oturup nasıl yapacaklarını belirlesinler. Sonra kamuoyunun karşısına çıkıp açıklasınlar. Böyle bölük pörçük bilgilerle olmaz.”
İşlerinin başında olduklarını ve haziran sonuna kadar sorumluluklarını yerine getireceklerini açıklayan Nazmi Arıkan 11’inci sınıf velilerinden telefonlar gelmeye başladığını, ne yapacaklarını bilemediklerini belirtti. Arıkan, son yapılan değişikliklerden sonra dershanelere gelen öğrenci sayısında bir azalma olmadığını da sözlerine ekledi.

Kanun değişikliği gerekiyor
Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) ve Avrupa Dershaneler Birliği (ENES) yaptıkları açıklamada dershanelerin kanunla kurulduğuna dikkat çekilerek, köklü değişikliklerin de kanunla yapılabileceği belirtildi. Başkan Yardımcısı İbrahim Taşel imzalı açıklama şöyle:
Türkiye’de dershaneler kanunla kurulmuştur ve yönetmeliklerle yürütülmektedir. Dershanelerle ilgili değişikler de kanun değişikliği gerektirir. Elbette ki bakanlık, yönetmelikleri ve standartları düzenleyebilir. Ancak köklü değişimler kanunla yapılabilir. Bakanlığımızın özel okullara vermeyi düşündüğü destek ve teşvikleri olumlu bir adım olarak görüyoruz. Ancak özel okulların dershanenin yerini dolduracağını düşünmüyoruz.

‘Söz hakkımız olmalı’
Dershanelerle ilgili düzenlemelerde elbette ki ilk tercihimiz bakanlığımızın denetiminde çalışmaktır. Ancak Bakanlık kurumlarımızı kendi bünyesi dışına çıkarırsa buna da hazırız. Biz kendi derneklerimiz, birliklerimiz ve ticaret odalarımız yardımıyla kendi kalitemizi denetleriz. Bakanlığımızın dershanelerle ilgili olarak alacağı kararlara katkıda bulunmaya ve ülkemiz için en doğru olanı bulma konusunda danışmanlık yapmaya hazırız. Alınacak kararda dershanelerin okullarımıza ve bölgesel fırsat eşitliğine katkısı unutulmamalıdır. Takviye eğitimi en ucuza sağlama işlevi de göz ardı edilmemelidir. Bu ülke hepimizin. Verilecek kararlarda yarım asırdır bu ülkeye hizmet veren kurumlar olarak söz hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Eğitim sorunlarının siyasi tartışmaların dışında tutulması en büyük temennimiz.

Bir önceki yazımız olan Dershanelerin ruhsat tartışması bitmiyor başlıklı makalemizde dershane ruhsatı, dershaneler kapatılacak mı ve dershanelere ne olacak hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *