Demokratikleşme paketi güveni arttırır

ÖNCE belirteyim ki, bu paketle “güven arttırıcı adımlar atıldığını” düşünüyorum.
Hak ve özgürlüklerin yer aldığı Anayasa hükümleri için “ama” durumları vardır.
“Bu hak ve hürriyetin kullanılması, ilgili yasa ve yönetmeliklerle düzenlenir” diye koşula bağlanır.
O “ilgili yasa ve yönetmelik” ise sınırlamaları, kısıtlamaları, şartları sıralar.
“Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin hak ve özgürlük olduğu” hükmü için “yasada belirtilen süre içinde önceden bildirme ve toplantı ya da yürüyüşün yapılacağı yerin mülki amir tarafından gösterilmesi” sınırlandırması, bunun örneğidir.
O yüzden hukukçular aralarında yukarıda işaret ettiğim “ama-yasa” nüktesini yaparlar.
Aslında hiçbir hak ve özgürlük sınırsız değildir.
Elbette toplum yararına, başkalarının hak ve özgürlüklerine tecavüzü önleyecek kısıtlamalar, her hukuk sisteminde vardır. Ancak…
“Bamteli” de buradadır.
“Hak ve özgürlüklerle, sınırlamalar” arasında adaletin “altın ölçeği” önemlidir.
“Ama” sınırlamalar hakkın ve özgürlüğün özüne dokunmamalı.

ÇIPLAK TEL GERİLİM HATTI
BU girişten sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı paketin içeriğine eğilelim.
En önemli hükümlerden biri “anadilde eğitim…” Çünkü “çözüm süreci için koşullardan biri olarak” dile getirilmişti.
Kürt yurttaşlarımızı temsil iddiasında olan ve kısmen de olsa temsil eden BDP ve bazı STK’lar tatmin olmadılar.
İki itirazları var.
1Kürtçenin “seçmeli ders” olması öğrenciyi ve ailelerini zora koşuyor.
Öğrenci küresel bir dil olan “İngilizceyle, lokal dil Kürtçe arasından birini tercih etmek” durumunda bırakılıyor.
“İngilizceyi tercih edenler” anadilini okulda öğrenmek imkanından mahrum kalırlar.
………………….
Anlaşılır bir itiraz…
Düzenleme yapılırken arzuya bağlı olarak ikinci bir seçimli dil daha öngörülebilir.
Yani…
Öğrenci hem İngilizce hem Kürtçe alabilir.
Yabancı dilde eğitim yapan özel okullarda, cumhuriyetten bu yana böyle bir uygulama var.
Eğitim dili İngilizceyse, bazı dersler Türkçe okutuluyor.
Ayrıca seçmeli ders olarak, hem Fransızca, hem Almancayı alabiliyor.
2Açılan pakete göre özel okullarda “anadil Kürtçe” eğitim yapılabilecek.
Elbette Fransızca, İngilizce, Almanca ve İtalyanca eğitim veren diğer özel okullarda olduğu gibi belirli dersler ise Türkçe okutulacak.
………………….
Buna itiraz ise şöyle:
“Bizim de ödediğimiz vergilerle eğitim yapan devlet okullarında sadece Türkçe okutulacak ama Kürtçe eğitim için biz para ödeyerek özel okul açacağız.
Adil değil…”

ANAYASA DEĞİŞMELİ
BU da anlaşılabilir bir itiraz.
Ancak…
Anayasa’ya göre “devletin dili Türkçedir.”
Türkçeden başka bir anadilde eğitim yapılmasına Anayasa engel…
Diğer dillerde eğitim yapan özel okullarla, Kürtçe eğitim yapacak özel okullar için “eşitlik” gerekli.
Anayasa değişmedikçe bu “kendine özgü eşitlik” kavramı da değişemez.
Tek yol AK Parti’nin “Kürtçe Anadilde eğitimi” de kapsayacak bir Anayasa değişikliğini süratle getirmesi ve BDP’nin oylarıyla Meclis’ten geçirmesidir.
Sonra da zorunlu referandum…

REFERANDUM 4. SANDIK
BÖYLE bir sürece Türkiye psikolojisi hazır mı?
Üst üste 3 seçime girecek olan Türkiye siyasetini bir de bu son derece duyarlı Anayasa değişikliği referandumuna götürmek doğru mu?
Cumhuriyetle yaşıt bir Anayasa maddesini -hem de değişemez olan maddeyi- tek maddelik bir Anayasa değişikliğiyle halkın önüne koymak “çıplak tel yüksek gerilim hattını” Türkiye üzerine çekmek demektir. Ayrıca… Ak Parti Meclis grubundan bu hüküm için hiç fire vermeden tulum oy çıkarabilir mi? Sanmam.
Bunun yerine küçük adımlarla ilerlemek, her adımla, “güven arttırıcı” zemin taşları döşemek demokrasinin ileri noktalarına yürüyüş için “ortak aklın” yoludur.
Şimdilik…
“Kürtçe eğitim veren özel okul” şu aşamada daha gerçekçi bir formül olarak görünmekte.
Bu noktaya, daha önce “Kürtçe eğitim veren dershaneler” ilk adımıyla gelindi. Paketteki “Kürtçe eğitim yapan özel okullar” formülü ikinci adımdır. Bunu “Kürtçe ana dilde genel eğitim” üçüncü adımı izleyebilir.
Demokrasi içinde, “karşılıklı güven arttırıcı adımlarla” yolun önü açık tutulabilir.
………………….
Öte yandan…
“Kürtçe anadilde eğitim” beraberinde pratikte henüz altyapısı olmayan sorunları da sürükler.
Misal…
l Üniversite seçme ve yerleştirme sınavları hem Türkçe, hem Kürtçe mi yapılacak?
l Kürtçe üniversite eğitimini tercih edenlere hangi üniversitelerle hizmet verilecek? Kürtçe bilimsel dili oluştu mu? Bu bilimsel dille eğitim verecek binlerce doçent, profesör nerede?
l O üniversitelerden mezun olanlar yüzde 80 fazlasıyla Türkçenin egemen dil olduğu bölgelerimizde, nasıl istihdam edilecek? Nasıl iş bulacak?
………………….
Paketin içeriği için başka konulara yarın devam..

Bir önceki yazımız olan İşte Demokratik açılımın değiştireceği şeyler! başlıklı makalemizde abbas güçlü, Demokratik açılım ve demokratikleşme paketi hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *