Datça’daki Mavi Beyaz’da otlu çiğ börek

17 August 2013 Saturday, 02:02

Mavi Beyaz benzeri az bulunur butik otellerden. Otelin önündeki ılgın ağaçlarının gölgesinde bir öğle yemeği yedik

Datça’da Palamutbükü’nde, Mavi Beyaz isimli, benzeri az bulunur butik otelin önündeki kumsalda, ılgın ağaçlarının gölgesinde öğle yemeği yiyoruz. Zarif genç kızlar bir örnek giysilerle misafirlere servis yapıyor. Mavi Beyaz’ın işletmecisi Mehmet Tekbacak;
“Bu genç kızlarımızın hepsi üniversite öğrencisi. Size çiğ böreği getiren ile üç arkadaşı, Çukurova Üniversitesi konservatuvarı öğrencilerinden. Akşamları ve bazı öğle saatleri, servis bittikten sonra canları isterlerse müzik yaparlar” dedi.Elif Parlak keman, Büşra Başoğlu viyolensel, Seda Kova viyola, Burçin Kokmaz opera eğitimi alıyorlarmış. Yemek servisi sona erdi. Allahaısmarladık diyeceğiz baktık ki genç kızlarımız aletlerini getirmişler, müzik yapacaklar. Birkaç parça seslendirdiler. Alkışladık. Tam kalkarken Mehmet Tekbacak “Hocam, ‘Uğurlar Olsun’u dinlemeden kalkmayınız” dedi. Ben neşeli bir uğurlar olsun müziği beklerken Burçin Korkmaz başladı okumaya: “Bir pazar sabahıydı/Ankara kar altında/Zemheri ayazıydı/Yaz güneşi koynunda/Ucuz can pazarıydı/Kalemim düştü kana/Zalimler pusudaydı/Bedenim paramparça… Uğur’lar olsun Uğur’lar olsun/Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun/Bir keskin kalem, bir kırık gözlük/Yürekli yiğitlere hatıran olsun”.
Ali Çınar’ın sözlerini yazdığı, Selda Bağcan’ın müziği ve sesi ile ünlendirdiği bu şarkıdan bir etkilendim, bir etkilendim… Anlatamam. Gözyaşlarımı tutamıyorum… Neyse… Dönelim Mavi Beyaz’a…

Balıkları film yıldızı gibi bir genç getiriyor

Palamutbükü’nün iki kilometrelik kum ve çakıl karışımı bir sahil şeridi var. Deniz masmavi ve tertemiz. Kıyı boyunca ılgın ağaçlarının altına ahşap kır kahvesi tipi masaları, sandalyeleri dizmişler. Kıyının en ucundaki Mavi Beyaz’ın odaları, lokantası, kıyıdaki kahvesi ve plajı nefis mi nefis. İşletmeci Tekbacak, Datça âşığı. Tesislerin yönetimi Louise Türk isminde cıvıl cıvıl bir hanıma emanet edilmiş.
Mutfak tertemiz. Yemekler lezzetli. Çorbalar, giriş yemekleri 8 lira, sıcak başlangıçlar 6-12 lira, makarnalar ve pizzalar 18 lira, et yemekleri ve balıklar 20-100 lira arasında. Biz balık yemedik. Ama balıkların nereden geldiğini gördük. Kıyıya bir sandal yanaştı, sandaldan özel giysileri ile film yıldızı gibi bir genç çıktı. İsmi Tolga Balkır imiş. Elindeki sepette Mavi Beyaz için vurduğu ve tuttuğu balıklar vardı. Ben, Çanakkaleli Nurdan Ezer’in hazırladığı otlu çiğ böreğe bayıldım (13 TL). Zeytinyağlı şevketi bostan (8 TL) ile yemesi pek güzel oluyor.

Uluslararası sanatçıların atölyeleri

Datça’da her yıl bugünlerde Uluslararası Knidos Kültür ve Sanat Akademisi’nin (UKKSA) sergisi açılıyor. Bu yılın açılışını da Osman Arolat yaptı. Nevzat Metin Yakaköy’de, Knidos yolu üzerinde, vakıflara ait 11 dönümlük bir arazi içindeki eski bir Rum okulunun sanat atölyeleri haline getirilmesini sağlamış. Yanına sergi salonu inşa ettirmiş. Böylece “Uluslararası Knidos Kültür ve Sanat Akademisi” (UKKSA) ortaya çıkmış. 1400 metrekarelik kapalı alanı olan UKKSA, ulusal ve uluslararası sanatçıların bir araya gelerek atölye çalışmaları yaptıkları, eserler ürettikleri, gençlerin yetişmesine katkıda bulundukları bir sanat merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Sanatçıların yıl boyu ürettikleri mermer, seramik heykeller, tablolar geniş alanda açık ve kapalı mekanlarda sergileniyor.
Datça demek “badem, bal ve balık” demek. Köylerde, yol kenarlarında kadınlar bu yılın ürünü kestane ve çam balları ile bademleri satıyorlardı. Yaka Köyü’nde Osman Akdeniz’in bahçesinde çay içtik. Karısının, kızının çekiç ile kabuklarını kırdığı taze bademlerden satın aldık. Bu yıl taze bademin kilosu 40-45 lira dolayında.

Bir önceki yazımız olan 13 yıl sonra Boston başlıklı makalemizde boston, boston'da ne yapılır ve boston'da nereye gidilir hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz