Cumartesi Anneleri 18 yıldır kayıp arıyor

2013 Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nü alan, bir ümidin yaşama bağladığı Cumartesi Anneleri ile Türkiye tanıştığında takvimler 27 Mayıs 1995’i gösteriyordu. Devletin karanlık yıllarında gözaltına alınan çocuklarının dirisini olmasa bile kemiklerini bulmak, mezarını bilmek için 18 yıl boyunca tek yürek oldular ve her hafta Galatasaray Lisesi’nin önünde oturma eylemleri yapmaya başladılar. Eylemler ilk başladığında hepi topu 5-6 aile vardı. Bugün ise sayıları 100’ler ile anılıyor.

Son kayıp bulunana kadar…

Fehmi Tosun, 19 Ekim 1995’te İstanbul Avcılar’daki evinin önünde beyaz bir arabaya zorla bindirilerek kaçırıldı. Ailesi bir daha ondan haber alamadı. O gün 12 yaşında olan Besna, babasını götüren 3 adamdan biriyle göz göze geldi. Gözlerinin içine bakan adamı babasının arkadaşı zannetti, ama gerçek öyle değil.
Eve çıktı, aşağıda babası “Kurtarın beni, öldürmeye götürüyorlar” diye bağırıyordu. Bu babasının son gördüğü andı. Besna’nın annesi Hanım Tosun, eşini bulmak için tek başına mücadeleye başladı. 18 yıl, kalp ameliyatı geçirdiği dönem dışında, her cumartesi Galatasaray’daydı. Sonra kızı Besna da ona katıldı.
“Berfo Anne öldü, diğer anneler de yaşlanacak diye düşünmesinler. Çocukları var, torunları var. Bitmeyecek bu mücadele. Çocuklarımız da bizden sonra olaca. Annem eşini aradı, ben babamı arıyorum, oğlum dedesini arayacak. Son kayıp bulunana kadar mücadelemiz devam edecek” diyen Besna, ikinci kuşağın sesi…

‘Annem gencecik bir kadındı’
Galatasaray’da ikinci kuşağın bir diğer temsilcisi, 21 Kasım 1980’de İstanbul Saraçhane’de gözaltına alındıktan sonra kaybolan Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal ve yeğeni Setenay… Bayrağı Hayrettin’in bugün 80 yaşında olan annesinden devraldılar. İkbal Eren, o zaman 47 yaşında olan annesinin bugün 80 yaşında olduğu için artık eyleme katılamadığını söylüyor. 1993 doğumlu Setenay hiç tanıyamadığı dayısını istiyor. Setenay, “Siz hiç tanımadığınız birini özlediniz mi?” diye soruyor.
Feryal Çelik’in ise 8 yaşındaki kardeşi ve babasını kaybedilmiş. Babası, 1995’te Batman’daki köylerinde alınıp götürülmüş. Çelik “Ardından babama bakmak için kardeşim gitti ama o da gelmedi” diye anlatıyor.
Feryal Çelik, 1999’da evlenip İstanbul’a geldikten sonra Cumartesi Anneleri ile tanışmış. Çelik, eylemlere çoğu zaman 6 yaşındaki oğlu Bertan’ı da getiriyor. Çelik, “Çocuklarım her gece, ‘Herkesin dedesi var, dayısı var, bizimkiler nerede’ diye soruyorlar, onlara ne anlatacağımı bilemiyorum” diyor.

Mezarda kavuşacaklar
Cumartesi anneleri bu hafta 443. defa Galatasaray Lisesi’nin önünde toplanacak. Anneler bu kes ‘mutlu’ bir uğurlamaya hazırlanıyor. 29 Ekim 1995’te Mardin, Daregçit’te henüz 13 yaşındayken gözaltına alınan ve bir daha geri dönmeyen Seyhan Doğan’ın annesi Asiye Doğan ve 3 sene önce hayatını kaybeden babası Ramazan Doğan, çocuklarının kemikleriyle gömülmeyi vasiyet etmişti. Şubat’ta Dargeçit’te bulunan toplu mezarda Seyhan Doğan’ın kemikleri bulundu ve kemikler daha sonra Mardin’e gömüldü. Şimdi ailenin vasiyetini yerine getirmek için Cumartesi Anneleri harekete geçti. Anne ve babanın İstanbul Kanarya’daki mezarları dün açıldı. Cenazeler Mardin’e Mardin’e oğulları Seyhan’ın yanına doğru yola çıkarıldı.

Bir önceki yazımız olan Muhaliflerin yarısı cihad istiyor başlıklı makalemizde charles cister, cihad ve cihad nedir hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *