Çocuğu olduktan sonra hayatı değişti

12 August 2013 Monday, 17:05

– Projeye nasıl dahil oldunuz?
Projeyi ilk duyduğum andan itibaren, içinde olma gerekliliğini çok yoğun duygularla hissettim. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 9 dakikada 1 bebek, “anne ve yenidoğan tetanosu”ndan hayatını kaybediyor. Verilere göre; bu hastalık 33 ülkede 130 milyon anne ve bebeğin hayatını tehdit etmeye devam ediyor. Prima ve UNICEF, 2006’dan beri “1 Paket=Hayat Kurtaran 1 Aşı” kampanyasını sürdürüyor. Kampanya kapsamında satılan her UNICEF logolu Prima, bir anne ve bebeğinin korunması için gerekli 1 aşı bedelini UNICEF’e bağışlıyor. Proje kapsamında bugüne kadar 300 milyona yakın aşı bağışlandı ve 8 ülkede hastalık tamamen bertaraf edildi. Bu gibi toplumsal
bilinçlendirme çalışmalarının küçük de olsa parçası olabilmek bizler için çok anlamlı.

– Çocuk sahibi olmak mesleğinize bakış açınızda farklılık yarattı mı?
Sonsuz bir ilham ve durmak bilmeyen bir üretim sürecini beraberinde getirdi Tacım. Varolan yaratıcı süreci her daim güncel ve dinamik tutan fikirlerle ilham perimiz oldu…

– Annelik hayatınızda neleri değiştirdi?
Artık kimseye kızamıyorum, “O da çocuktu bir gün” diyorum. “O da bir annenin yavrusu” diyorum. Çok duygusal oldum. Panik annelerden değilim. Kızımın her anına müdahale eden, kontrolcü, obsesif bir anne olmadım. Aksine Tacım’ı kendi haline bırakıp izlemeyi seviyorum, atölyede olduğum zamanlarda evle işyeri arası yakın olduğu için gün içinde birbirimize zaman yaratmaya özen gösteriyorum. Tacım’la hayatı yeniden keşfediyorum. Telaşlarımı bastırıp, dingin olmaya özen göstermeye, Tacım’ı özgür bırakarak ve yanında durarak keşfetmesine izin vermeye, ona yardımcı olmaya çalışıyorum.

-Kendi tasarımlarınız dışında birçok markaya da danışmanlık veriyorsunuz. Tüm bunlar arasında ev ve iş dengesini nasıl tutturuyorsunuz?

Koleksiyonlarımı oluştururken alışık olduğum şekilde markalara özel proje çalışmaları yaparken de iyi planlama yapmaya ve sürece tamamen odaklanmaya özen gösteriyorum, çalışırken konsantre zaman geçiriyorum. Yaratıcı ve pratik çözümlerle günümü en verimli şekilde sonlandırıyorum. Hem evimdeki yardımcılarım hem de işyerimdeki ekibim sonsuz destek veriyor ve müthiş bir takım çalışması sayesinde ideal dengeyi tutturuyoruz. Bir de zaman zaman Tacım’ın atölyeye gelmesi, küçük aralarla onunla zaman geçirmek fazlasıyla fayda sağlıyor.

“Çocukların dünyasından yola çıktık”

Yaptığınız çanta tasarımında özellikle vurgulamak istediğiniz nokta nedir?
Bu kampanya için oluşturduğumuz çantalarda, desenleri çocukların naif dünyasındaki etkileşimlerden yola çıkarak kurgularken, geçmiş zaman çocuklarındaki retro ruhu da yeniden canlandırmak istedik. Pamuklu kumaş tercihimiz, dingin desenler ve pastel renkler üzerinde kurgulandı. Berna Laçin, Ceyda Düvenci ve Defne Samyeli’yle birlikte arzu ettik ki çanta; anne ve babanın bebekleri büyüdüğünde bile kullanabileceği bir aksesuar olsun.

– Çocuklar için tasarım yapma konusunda düşünceleriniz? Böyle bir çalışmanız olacak mı?
Bazı müşterilerimiz özellikle davet kostümü alışverişlerinde, aynı kostümün ufak versiyonunu kızlarına da yaptırıyor… Ya da gelinlerimiz; ailedeki kız çocukları için özel siparişler veriyor… Bu çalışmalarımızı bir koleksiyon altında ortaya çıkarmayı planlıyoruz. Romantik, viktoryen bebek ve çocuk kostümleriyle öne çıkan bir koleksiyon geliştirilebiliriz.

“Kızımın gardırobu çok keyifli”

-Bugüne kadar kızınız için hazırladığınız giysi var mı?
Kızımızın gardırobu çok keyifli ve çeşitli. Babası da onun alışverişine meraklı. Yurt dışı seyahatlerimde keşfedilmemiş cool butikler buluyorum, sınırlı üretim parçalar, özel tasarımlar, organik pamuktan üretilmiş içlikler, renk renk ayakkabılar, saç tokaları, bakım ürünleri… Ama maalesef çocuk giyiminde çok fazla Türk marka yok. Gülin Özen çok başarılı bir tasarımcı, Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğrencimizdi. Tacım, Gülin ablasından da giyiniyor, tabii zaman zaman annesinden de…

-Kıyafetlerini seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Tam bir kız çocuğu gibi giydiriyoruz Tacım’ı. Fırfırlı elbiseler, tütü etekler, şeker pembemsi rugan ayakkabılar, saç bantları, süslü hırkalar… Kimi zaman da özellikle parka gidip
çok oyun oynayacaksak; TomBoy styling yapıyorum ona… Salopet, kargo pantolon, ekose gömlek, sneaker…

Defne Samyeli:
“Prima ve UNICEF bir araya gelerek harika bir kampanyaya imza attı. 8 ülkede
anne ve yenidoğan tetanosundan olan ölümler sıfırlanmış durumda. Yani bu çocukların hayatını kurtarabiliriz.”

Ceyda Düvenci:
“Birçok ülkede anne ve yenidoğan tetanosuna yönelik savaş var. Tüm anneleri bu mücadeleye destek olmaya çağırı-yorum.”

Berna Laçin:
“Prima’nın Facebook sayfası üzerinden çocuğuyla olan bir fotoğrafı paylaştığında annelerimiz artık bir bebeğin hayatını kurtarabiliyor. Artık bu proje sadece Prima ve UNICEF’in değil, hepimizin projesi.”

Bir önceki yazımız olan "Kalbimi çalmak kolay değil" başlıklı makalemizde "Kalbimi çalmak kolay değil", atiye ve atiye soygun var hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz