Coco Chanel yaşamını yitirdi

17 August 2013 Saturday, 22:40

Hayata 88 yaşında veda eden Chanel, modada bir çığır açarak zamansız tasarımlara imza attı. Bugün moda sektörü ve özellikle kadınlar ona çok şey borçlu. No5 parfümünü, küçük siyah elbiseyi, zincir askılı çantayı, Chanel tipi tayyörü moda dünyasına o kazandırdı. Ama en çok kadının özgürleşmesindeki rolü büyük… O zamanlar -1910’lu yıllarda- kadınlar daha güzel görünmek için korselerin içine hapsedilmiş, kafalarının iki katı şapkalarla, fırfırlı ve abartılı elbiselerle dolaşırlarken, daha rahat kıyafetlerle kadınlıklarından bir şey kaybetmeyeceklerini gösteren de, pantolonu kadınlara ilk kez giydiren de, kısa saç modasını getiren de o oldu. Ayrıca bir kadının, erkeğin maddi gücüne gerek duymadan ayakta durabileceğini gösterdi.
Onun bu konforlu ve kullanışlı moda anlayışı, Mustafa Kemal Atatürk’ün de ilgisini çekmiş olmalı ki, 1930’lu yıllarda ondan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kıyafetlerini tasarlamasını rica etti. Ve TSK askerleri, 1945’e kadar ünlü modacının tasarladığı kıyafetleri taşıdı.
Aşk hayatı, cinsel tercihleri, Nazi ajanı olup olmadığı bugüne kadar merak konusu olmaya devam etti. 130 yıl önce 19 Ağustos’ta dünyaya gelen ünlü modacının aynı zamanda bu yıl ilk mağazasının açılışının 100. yılı kutlanıyor.

Matemden çıkan efsane
Coco’nun ilk aşkı Arthur Capel’in ölümüyle Chanel No 5 efsanesi birbirine çok yakın zamanlarda meydana geldi. Belki de Chanel acıyla başa çıkmak için yeni bir yol arıyordu. Ünlü modacı, bu efsanevi kokunun çıkacağı topraklar olan Güney Fransa’da Cote d’Azzure’de bir ziyaretteydi. Orada Ernest Beaux denen bir kimyacıyla tanıştı. Bu müthiş koku ustasının Güney Fransa’da bir laboratuvarı vardı. Ve Chanel onu ziyaret ederek kendisi için bir koku yaratmasını istedi. İki seriden oluşan koku karışımları hazırlayan Beaux, Chanel’e içlerinden birini seçebileceğini söyledi. Şişeler sırasına göre 1-5 ve 20-24 arası numaralandırılmıştı. Chanel’in beğendiği kokulardan biri de beş numaraydı. Bu koku geometrik ve çift C logosunun bulunduğu kapakla birleşince bir efsane doğdu. Chanel kokunun ismini değiştirme zahmetine bile girmedi. Çabasız, rahat ve süsten uzak moda anlayışı, güzelliğe bakışını da şekillendiriyordu.

100. yıl şerefine kısa film
Chanel’in hayatıyla ilgili sayısız kitap ve filmlerin en son halkası “Once Upon a Time”, Chanel Evi’nin baş tasarımcısı ve kreatif direktörü Karl Lagerfield’in ilk yönetmenlik denemesi… Chanel’in Deauville’de açtığı ilk butiğinin 100. yılı şerefine çekilen 18 dakikalık kısa filmde, Gabrielle Coco Chanel’i Keira Knightley oynuyor.

NAZİ AJANI MIYDI?
Chanel’in hayatıyla ilgili karanlık noktalardan biri de, İkinci Dünya Savaşı sırasında iddia edildiği gibi Nazi ajanı olup olmadığı… Savaştan bu yana tartışmalı olan bu konu, yazar Hal Vaughan’ın 2011 yılındaki “Düşmanla Yatmak: Coco Chanel’in Gizli Savaşı” kitabıyla yeniden hortladı. Kitapta açık açık Chanel’in, Fransa’nın işgali sırasında Almanlarla sıkı ilişkiler içerisinde olduğu ve Alman askeri istihbaratına çalıştığı söyleniyor. Kitaba göre Yahudilerden nefret eden Chanel, Alman dış politikasına ve Hitler’e hayranlık duyuyordu. Almanlarla arasındaki bu bağı sağlayan kişi de Alman askeri sevgilisi Hans Gunther von Dincklage’ti. Chanel’in diğer ilişkileri de onun başkaları gözünde şüphelerini artırıyordu. Modacının yakın dostları Albay Alberto Lombardi ve Vera Arkwright çifti de kara listedeydi. Chanel de böylece şüpheliler listesine girmişti. Ancak tüm bunlara rağmen Gabrielle Coco Chanel’in casus olduğuna dair bir kanıt bulunamadı. Dolayısıyla Ağustos 1944’te Fransa Alman işgalinden kurtulduğunda Chanel sorguya alındı fakat çok kısa bir sürede serbest bırakıldı.

Yazının tamamını Atlas Tarih ağustos sayısında okuyabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan “Neden Romanlar da bir dünya markası olmasın ki?” başlıklı makalemizde roma merket projesi, roman ve romen hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz