Çıkışın zamanı ve hızı zarar vermesin

05 September 2013 Thursday, 22:36

Başbakan Tayyip Erdoğan dünya liderlerinin katıldığı Rusya’daki G20 zirvesinde Türkiye’nin başarısını anlatarak ekonomik sıkıntılardan kurtulmak için nelerin yapılması gerektiğini anlattı. Ekonomik gündemi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) tahvil alımlarını azaltması çevresinde şekillenen zirvede Erdoğan, şu mesajı da verdi:
“Çıkış stratejilerinin yayılma etkileri konusunda duyarlı olunmalı. Bilhassa çıkışın zamanlaması ve hızı dikkatli bir biçimde ayarlanmalı. Bu sürecin yükselen piyasa ekonomilerinin büyüme ve mali istikrar hedeflerine zarar vermeden yürütülmesine özen gösterilmeli.”
Erdoğan dünya liderlerinin olduğu G20 zirvesinin “Büyüme ve Küresel Ekonomi” konulu çalışma oturumunda yaptığı konuşmada şu mesajları verdi:
TÜRKİYE ÖRNEĞİ: “Güvenilir orta vadeli programlar, ekonomilerin hızla toparlanmasında ve istihdamı artırmada kilit bir önem taşıyor. Orta vadeli kamu maliyesi stratejileri, özellikle gelişmiş ülkelerce, disiplinli ve kararlı bir şekilde uygulanması önemli görülmekte. Türkiye’de iyi tasarladığımız ve kararlılıkla uyguladığımız orta vadeli programlar; büyümede, istihdamda, kamu maliyesi göstergelerinde ve piyasada güvenin artmasında kritik rol oynadı.”

IMF kotasını hatırlattı
KARARLILIK RUHUNU KORUMALI: “G20’nin küresel krizin hemen ardından sergilediği işbirliği, kararlılık ve koordinasyon ruhunu muhafaza etmeliyiz. Ancak taahhütlerimizin somut politika adımları ile desteklenmesi gerekiyor. Bu çerçevede, zirve sonunda açıklanacak olan St. Petersburg Eylem Planı’nı önümüzdeki dönemin yol haritasını biçimlendirecek güçlü bir araç olarak görüyoruz.”
ŞEFFAF BİR İLETİŞİM STRATEJİSİ İZLENMELİ: “Çıkış stratejilerinin yayılma etkileri konusunda duyarlı olunmalı ve şeffaf bir iletişim stratejisi izlenmeli. Bilhassa çıkışın zamanlaması ve hızı dikkatli bir biçimde ayarlanmalı. Bu sürecin yükselen piyasa ekonomilerinin büyüme ve mali istikrar hedeflerine zarar vermeden yürütülmesine özen gösterilmeli.”
İSTİKRAR KORUNMALI: “G-20 üyelerinin mutabık kaldıkları hususların bir an önce yürürlüğe girmesi gerekmekte. IMF kota formülünün ve 15’inci Genel Kota Gözden Geçirmesi’nin, hedeflediğimiz tarih olan Ocak 2014’e kadar tamamlanmasını sağlamalıyız. Güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme için bir diğer bir ön şart da, finansal istikrarın tesisi ve korunmasıdır. Gündem belirlenirken, gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçları ve içinde bulundukları şartlar da dikkate alınmalı.

Notçulara vurgu…
Bu da ancak, Finansal İstikrar Kurulu’nun yönetim yapısında tüm üyelerin yeterli ve adil şekilde temsil edilmesiyle mümkün olacaktır. Finansal düzenlemeler reformu çerçevesinde, kredi derecelendirme kuruluşlarına olan mekanik bağımlılığın azaltılması büyük önem taşımaktadır.”

Bir önceki yazımız olan Türkiye’nin tek seçeneği... başlıklı makalemizde abd başkanı obama, esad ve esed hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz