Çiğdem Batur yazdı: Mış gibi

Çiğdem Batur, Milliyet TV için yazdı

Önümde bilgisayar, aklımda bin türlü konuyla hayatımın ilk köşe yazısına başlamak üzereyim.
Çok yabancısı olduğum bir durum değil yazı yazmak. Arada bir kafamı boşaltmak için yazıp attıklarımı da sayarsanız; belki sayıca fazladır okuduklarımdan. Ama bu yazdığımı sizin okuyacak olmanız başka bir sorumluluk yüklüyor omuzlarıma. Aklımdan geçen her şeyi yazamam mesela buraya, küfür etmek istesem edemem, dedikodu yapmak istesem yapamam.
İçimden geçen, aklımda ağır basan ilk konuyu kağıda dökmek niyetindeyim. Günahıyla sevabıyla sizindir bu saaten sonra.
İlk önce küçük bir merhaba… Bu yazıda ben veya sen demeyeceğim. Ne farkeder ki sen ya da ben?
İnsana dair değil midir yazılan her kelime, her cümle? O yüzden hadi gel biz öznemizi insan olarak seçelim. İşte o zaman ya “o” deriz ya da “biz”…
Yeterince samimi miyiz yaşadığımız her duyguda? Olaylara verdiğimiz her tepkinin hakkını verebiliyor muyuz? Yoksa bir an “mış” gibi yaptığını zannediyor musun sen de?
Her insanın içi rengarenk… Sarısı, kırmızısı, mavisi, moru, yeşili, turuncusu ve hâlâ ismi bulunamamış onlarca renk ile bir bütün insan. Allah bizi yollarken dünyaya, binbir türlü renk katmış yüreğimize; her biri hayatımızı rengarenk boyasın diye. Bir gün pembe uyanırsın güne, bir başka gün gri.
Her rengin yansıması farklı farklı; fark edebilene… Hissettiğin her şeyin bir karşılığı var renk cetvelinde. Bir de hissetmek istediklerin var; gücün yettiğince… Bazen yaşamak istediğimiz duyguları yaşamak için zorlarız kendimizi. Kimi zaman bir insan, kimi zaman bir olay seçeriz; kılıfına uysun diye. Eksikliğini hissettiğimiz tüm duyguları ona yükleriz.“Mış” gibi yaparız.
AşıkMIŞ gibi, seviyorMUŞ gibi, sevinMİŞ gibi, mutluyMUŞ gibi ve hatta kızMIŞ gibi… Bir film veya klipteki gibi aşık olmak, acı çekmek, bağıra bağıra ağlamak, sinir krizi geçirip ağzı dolu dolu küfür etmek, katılırcasına gülmek, utanmak, kararsız kalmak, heyecanlanmak, başarmanın egosuyla böbürlenmek isteriz; hakkımızdır da istemek. Çünkü sahip olduklarımızdır kullanmak istediklerimiz. Bize bahşedilen duyguları tümüyle ve layıkıyla yaşamaktır aslında hayattan tüm beklentimiz.
Yaşarız da… Belki de yaşamaya çalışırız… Peki gerçekten yaşayabilir miyiz? Bilinmez…
Ya da gerçek, gerçekten var olduğunda fark eder miyiz; o da bilinmez. Kısaca kendini inandırma sanatıdır yaptığımız; birer sanatçı edasıyla…
“Mış” gibi’lerle doludur aslında hayat, sen fark etmesen de… Kesin hepimizin hayatında çok büyük aşklar yaşadığını iddia eden en az bir yada birkaç erkek ve kadın vardır. Hani anlatacak hikayeleri hiç bitmeyenlerden. Deli dolu anıları vardır onların. Anlatmaya başladılar mı; birbirinden büyük aşk serüvenleri, birbirinden şehvetli yatak maceraları, birbirinden acıklı ayrılık hikayeleri çıkar ortaya. Yaşamışlar mıdır yoksa yaşadıklarına inandırmak mı isterler?
Bir anlık şaşkınlık ifademizden mutlu olmak için midir tüm bu çaba yoksa ilgi çekmek için mi? Acaba gerçekten var mıdır? Yoksa “mış” gibi midir? Oysa gerçeğin samimiyetiyle ihtiyacın mecburiyeti siyahla beyaz kadar zıttır birbirine. Gel gör ki insan tatmin olmak ister. Anlattığında inanılsın ister. Ama her şeyden önemlisi; önce kendi inanmak ister…
Unutma ki; samimiyet masumdur. Samimiyet ikna etmeye gerek duymaz. Saftiriktir samimiyet. O yüzden çoğu zaman da yanlış anlaşılır. Yüreğinizin samimiyetinden şüphe duymadığınız ve farkında olduğunuz anlar yaşamanız dileğimle…

Çiğdem Batur kimdir?

13 Temmuz 1982 Düzce doğumlu. Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, seslendirme sanatçısı, sunucu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunu.
2000-2004 yılları arasında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi – Grup Mimus Tiyatro Topluluğu’nda oyunculuk yaparak sanat hayatına başladı. Diksiyon, spikerlik, sunuculuk eğitimi, Sanat Akademi – tiyatro ve oyunculuk eğitimi, Başkent İletişim anlatım iletişim kursu, seslendirme eğitimleri aldı.
2004 yılında ART televizyonunda “Alışveriş Çantası” adlı programda sunuculuk yaptı. TRT’de çeşitli programlarda sunuculuk, oyunculuk, program ve yönetmen asistanlığı görevlerinde bulundu.
“Gümüş”, “Vazgeç Gönlüm” ve “Papatyam” gibi dizilerde oynayan Ayşe Çiğdem Batur’un yıldızı “Kurtlar Vadisi Pusu”da canlandırdığı “Savcı Leyla Türkmen” rolüyle parladı.

Bir önceki yazımız olan Araba hırsızlarının yeni taktiği başlıklı makalemizde araba nasıl çalınır, rusya ve Rusya araba hırsızlığı hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *