Cemil Çiçek’ten önemli çağrı

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Suriye ve Mısır konusunda 50’yi aşkın ülkenin parlamentolarına, uluslararası parlamenterler asamblelerine bir mektup gönderdi. Çiçek mektubunda, Suriye’de akan kanın durması ve Mısır’da ivedilikle demokrasiye geçilmesi gereğine vurgu yaparken, parlamento başkanlarının “tarihi sorumlulukları olduğunu” kaydetti.


Çiçek, aralarında Amerika ve İngiltere parlamentolarının da bulunduğu 50’yi aşkın parlamento başkanına gönderdiği mektubunda, “Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesinde 2010 yılı sonunda başlayan ve 2011 yılında ivme kazanan değişim ve demokratikleşme süreci, demokrasinin gelişmesi, temel insan hak ve özgürlüklerinin yaygınlaşması bağlamında hepimizi umutlandırmıştır” diyerek, şöyle devam etti:
“Küresel ölçekte de önemli yansımaları olması beklenen tarihi önemdeki bu süreç bölge halklarının meşru taleplerine dayalı olarak ortaya çıkmıştı. Bölge halkları daha onurlu ve daha iyi koşullarda bir yaşam için demokratik taleplerini seslendirdiler. Halkların özgür iradeleriyle seçtikleri temsilcilerinin yer aldığı parlamentoların oluşması hiç şüphesiz bölgenin en büyük kazanımlarından biri olacaktır. Bu noktada, parlamentolararası işbirliği yoluyla bizlerin de seçilmiş temsilciler olarak Ortadoğu halklarının demokratikleşme mücadelelerine önemli katkı sağlayacağımız muhakkaktır. Ne var ki, hepimizi umutlandıran sürecin önemli engellerle karşılaştığı bir dönemden geçiyoruz.

Suriye’de kanlı mücadele

Suriye’de rejimin halkın taleplerini gözardı ettiğini ve kendi halkına karşı kanlı bir mücadele içinde olduğunu görüyoruz. Bu ülkede Mart 2011’den bu yana devam eden şiddet olaylarında 100 binden fazla insan yaşamını yitirmiştir. Ülke içinde yerlerinden edilmiş 5 milyon kadar insan bulunmaktadır. Yaklaşık 2 milyon Suriyeli, komşu ülkelere sığınmıştır. Suriye rejiminin sebep olduğu çok yönlü yıkım bölgede özgür seçimlerle oluşmuş parlamentoların rol oynadığı demokrasilerin gelişmesi umutlarına darbe vurmuştur.”

‘Yaşananlar kabul edilemez’
Mektubunda Mısır’da yaşanan sürece dikkati çeken Çiçek, “3 Temmuz 2013’te yapılan askeri darbeyle Mısır’ın tarihinde ilk defa özgür seçimlerle seçilmiş parlamentonun faaliyetlerine son verilmiş, adil seçimlerle seçilmiş ilk sivil Cumhurbaşkanı devrilmiş, referandumla yürürlük kazanan Anayasa askıya alınmıştır” diyerek, şöyle devam etti:
“Anayasal meşruiyet ihlal edilmiştir. Ülkede temel insan hak ve özgürlüklerinin açıkça ihlal edildiği bir dönem yaşanmaktadır. Çok sayıda sivil, gösteri hakkını kullanırken öldürülmüş ve yararlanmıştır. Basın ve ifade özgürlüğü kısıtlanmıştır. Her yönüyle, demokratikleşme sürecine darbe vurulmuştur.
Gerek Suriye, gerekse Mısır’daki olumsuz gelişmeler uluslararası toplumun sessizliğiyle cesaretlendirilmemelidir. Demokrasi karşıtı çabalara karşı uluslararası toplum tarafından ortak ve karar bir tutum sergilenmemesinin tehlikeli sonuçları olacaktır.
Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesinde demokrasinin gelişmesi ve insan haklarının korunması için ortak çabalara ihtiyaç vardır. Bölge halkları için demokrasi ve insan hakları açısından evrensel standartların altında kalan koşullar dayatılmaktadır. Bu durum kabul edilemez olduğu kadar sürdürülemez niteliktedir.
Uluslararası toplumun Mısır ve Suriye’deki gelişmeler karşısında demokrasi ilkeleri temelinde, insan hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlayan ortak bir tutum belirlemesi acil bir öncelik durumundadır. Vatandaşların din, dil, ırk, mezhep ayrımına tabi tutulmadan, çoğulcu demokrasinin tüm nimetleri karşısında eşit haklara sahip oldukları, yönetimlerin ayrımcı değil kucaklayıcı bir yaklaşımı samimiyetle sahiplendikleri bir düzenin oluşturulması arzu ediyoruz.”

‘Ortak ve güçlü ses’
Bizlerin de demokratik ülke parlamentolarının başkanları olarak bunun gerçekleşmesi için önemli katkı sunabileceğimize inanıyorum. Parlamentolarımız tarihi bir sorumluluğa sahiptir. Uluslararası topluma ortak ve güçlü bir sesle yapılacak açıklamalarla hükümetler üzerinde etki yaratılabilecek ve kamuoyu bilgilendirilebilecektir. Demokratikleşmeye vereceğimiz destek, oluşacak demokratik rejimlerin yolunu açacak, böylece bölgenin demokratikleşme çabalarında geri döndürülemez bir aşamaya geçilmesini sağlayacaktır. Desteğimiz, bölgede aynı zamanda uzun vadeli istikrar ve barışın da teminatı olacaktır.”

Bir önceki yazımız olan İddialar kamuoyunu alarma geçirdi! başlıklı makalemizde ahmet davudoğlu, ankara ve diplomasi trafiği hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *