Çapul TV desteklerinizi bekliyor

19 August 2013 Monday, 10:50
Çapul TV, direnişle sınırlı kalmadı, artık kalıcı birmedya olmaya hazırlanıyor. İsim babası Tayyip Erdoğan, logosu TOMA’nın su sıktığı siyahlı kadın ve penguen oldu.
Gezi Parkı eylemleri yeni bir siyaset dili, muhalefet biçimi ve mizahı oluşturmakla kalmadı; yeni bir iletişim kanalını, “Çapul” TV’yi de hayatımıza soktu. Ana akım medyanın sansürüne, körlüğüne, saptırmasına karşı “çapulcu” web TV izlenir oldu ve eylül ayında da kalıcı oluyor. “Çapulcunun harman olduğu ekran”ın 24 saat düzenli yayın akışına geçmesi için kampanya başlatıldı. “Laptop, PC, akıllı telefon, kamera, görüntü, ses mikseri, tablet, mikrofon, ses kabloları, spotlight ışık, tripod” benzeri teknik ekipman gereksinimlerin yer aldığı “acil liste”lerle ayni veya internet üzerinden nakdi destek ve dayanışma kampanyası yürütülüyor.

Çapul TV’nin “isim babası!” Başbakan Tayyip Erdoğan. Logosu TOMA’nın su sıktığı siyahlı kadın ve “penguen”. Stüdyoları sokaklar, muhabirleri gönüllü çapulcular. Şimdi, kurumsallaşıp kalıcı olmak için “Direnişin kanalını birlikte kuralım” çağrısı yapıyorlar. “Gezi Direnişi’nin ve özlemini çektiğimiz özgür, eşit, kardeşçe yaşamı kurana dek gerçekleştirmek zorunda kalacağımız Türkiye’nin dört bir yanındaki başka direnişlerin televizyonu” olmak için kalıcı olma kararı almışlar ve “daha iyi TOMA çekimleri” için. Çapul TV’nin “koordinatörü” Ali Ergin Demirhan. Elektrik mühendisi ama “arada” mühendislik yapıyor. Daha çok “çapulculuk ve gazetecilik” yapıyor. Gezi Parkı eylemleri sürecinde Çapul TV’nin sunuculuğu yaptı. Sendika.org editörü. Ali Ergin Demirhan, Çapul TV’nin yola çıkışı, yayıncılık anlayışları ve kalıcı olmak için başlatılan kampanyayla ilgili sorularımızı yanıtladı.

– Çapul TV, nasıl kuruldu? Nasıl kalıcı olacak?

Fikir direniş sırasında ortaya çıktı. Parkta çadırlar kurulduktan sonra “Buraya TV kurmak lazım” dendi. 6 Haziran’da kuruldu. Başbakan “çapulcu” deyince biz de bu ismi sahiplendik. Ana akım medyanın gerçeğe bir dizi süzgeç oluşturarak bakmasından dolayı bir duvar çıktı. Birtakım kalıplarla, süzgeçlerle yaklaştılar. Oysa bu insanların kim olduklarını, neden burada olduklarını kendilerinin anlatması gerekiyordu ihtiyaç buydu. “Uzman”lar bu gerçeğin yüzde birini anlatmaktan acizlerdi. Amatörler, direnişin gerçek özneleri kendilerini anlatma yeteneğine sahipti, bunu amaçladık ve başarılı olduk. İki hafta boyunca bizi 1 milyon 700 bin kişi izlemiş internetten. Halk TV, Ulusal Kanal, Hayat TV, Artı 1, İMC TV de bizim yayınlarımızı ekranlara taşıdı. Çok daha fazla insana ulaşabildik. Parka gelenler Halk TV, CNN International ve Çapul TV’den izledik, diyorlardı. Ana akım medyanın yerine geçmek, onlar gibi yapmak gibi bir derdimiz yok. Gönüllü ruhuyla amatör ama teknik anlamda profesyonel bir yayıncılığımız olacak. Biz kalıcı bir yayın planlamamıştık ama çok izlenince, direnişin süreceği ortaya çıkınca -“Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganımız var ya- biz de devam edelim, dedik. Ağustosta hazırlıkları tamamlayıp stüdyo oluşturup test yayınlarına başlamak istiyoruz. Eylül ayında düzenli akışa başlayacağız. 24 saat yayın olacak, bu yayının önemli bir bölümünü Gezi Direnişi belgeselleri oluşturacak, direnişe katılan bileşenlerin, LGBTT’den beyaz yakalılara taleplerini, Anadolu’dan direnişin haberlerini, taleplerini vereceğiz.

– Hukuksal altyapı hazır mı?

Alternatif medya için sınırlayıcı bir düzenleme yok, bir boşluk var. Yasal bir çerçeve arayışından çok, insanlara hesap verebilelim diye Alternatif Medya Derneği kurulacak. Bu dernek aracılığıyla bu çalışmalara katkı sunmak isteyenler katkılarını sunacak. Biz de hesap verilebilir bir iş yapmış olacağız.

– Web TV yayıncılığı gönüllü katkısına dayanıyor. Kirli bilgi, dezenformasyon gibi ciddi editoryal riskler yok mu?

Sendika.org’un 13 yıllık bir geçmişi var. Sıfır hata demesem bile en az hata yapan kanallardan biri olabildi. Sendika TV’nin altyapısı üzerine Çapul TV’yi kurduk. Toplumsal muhalefetin içinde gönüllü bir muhabir ağımız var, editoryal süzgecimiz var. Gezi sürecinde ölüm, yaralanma gibi haberlerde hatamız olmadı, onca dezenformasyona rağmen. İnternet TV yayını için iyi kötü eğittiğimiz bir muhabir ağımız var, 15-20 ilde. Sıfır sorunla başlayacağız, demiyoruz. Direnişin ihtiyacını karşılayabilecek ve daha önceki deneyimlerden de faydalanan bir yayın olacak. İnternet yayıncılığı yapmış, sendika.org ve Çapul TV çalışmalarında deneyim kazanmış bir ekibimiz var. Bunun etrafında gönüllü katkıları var, profesyonel medyadan arkadaşlarımız var. Sürprizlerimiz de olacak, bazı TV’lerde gördüğümüz efsane programlar bizim ekranda görülebilir. Onlar kendilerini direnişin parçası görüyorlar, ana akım medyada görünmektense bize katkı vereceklerini söylediler.

– “Çapul TV dostlarına” çağrıda bulunuldu. Ekonomik altyapınız ne durumda?

Bütün ekipmanlarımız ödünç, tüm harcamalarımız cepten. Zaten ücretli değil, gönüllü emekle çalışılıyor, bunda değişiklik olmayacak, bu biçimde sürdürülecek. Stüdyoların kurulması ve sabit ekipmanların sağlanması için http://www.capul.tv/destek.html sitelerinde ilan ettiğimiz ekipman ihtiyaçları var, doğrudan bunları alıp gönderenler oluyor. İndiegogo’da bir kampanya başlatıldı. Eylül ortasına kadar bu kampanya devam edecek. http://www.capul.tv/kampanya adresindeki kampanya dışında elden herhangi bir para toplama kampanyası yok

Bizim adımıza kötü niyetli girişimler olabilir, elden para toplanmıyor. Bir vakıftan, kurumdan para almayı reddediyoruz. Yabancı fonlar ve vakıf fonlarına ilkesel olarak karşıyız, kitle dayanışmasıyla para toplanıyor. Kitlesel fonlama yöntemi kullanılıyor. Bunu stüdyo için kullanacağız, kamuoyuna da açıklayacağız, şu kadar parayla şunlar alınmıştır, diye.

– Siz Gezi eylemlerinin “yeni” medyasını oluşturdunuz. Bir de “parti” arayışları var, bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben örgütlü bir insanım ama Gezi Direnişi örgütlü, örgütsüz pek çok kesimi bir araya getirdi. Katılanların bir kısmı CHP’de, bir kısmı sosyalist, bir kısmı da tamamen örgütsüzdü, bunların hepsini bir araya getiren bir düzlem yakalandı. Bu, parlamenterizme, seçim-sandık siyasetine de karşı bir itirazdı. İnsanlar bir başka siyaset yapma biçimi buldu. Kendisi seçim sisteminin eleştirisi olan bir hareketten bu hareketi temsil edecek bir parti çıkacağını düşünmek hayal olur, doğru da olmaz. Bu direnişin içinde pek çok örgüt var, tek bir örgüt veya parti direnişin temsilciliğine soyunamaz. Tayyip Erdoğan’ın yenildiği yer sokak. Bu hareketin sandıkta ölçüye vurulması yanlış olur. Sokak sandığın başaramadığını başardı. Elbette parti girişimleri de olabilir ama başarısız olur. Bu başarısızlık da hareketin başarısızlığı olmaz.

Bu daha başlangıç mücadeleye devam

– Temel bir sloganınız var mı? Logonuz değişecek mi?

Sloganlar sokaktan çıkıyor. “Çapulcunun harman olduğu ekran” gibi sloganlar ortaya atıldı. Şu andaki sloganımız, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”. Logo belki ileride değişebilir. Şimdilik bu logoyla gideceğiz, çok benimsendi.

Türey Köse

Bir önceki yazımız olan Leyla ile Mecnun yayından kaldırıldı mı? - TRT 1 başlıklı makalemizde dizi, dizi oyuncuları ve eflatun film hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz