Caner Güler ve Yaşar Arak Zengin Kız Fakir Oğlan’ı anlattı

Mint Yapım – Birol Güven’in çektiği dizinin senaristleri Caner Güler ve Yaşar Arak. Her perşembe 19.50’den itibaren TRT 1’de ekrana gelen dizinin yönetmeni ise Hasan Tolga Pulat.

Modern ‘Keloğlan’ hikayesi

Ecem Özkaya Üstündağ: Anne olmak tarifsiz bir duygu

“Biricik” karakterini anlatabilir misiniz?
“Biricik” ailesine çok bağlı, zengin bir ailenin kızı olmasına rağmen buna göre yaşamayı sevmeyen, öncelikleri daha manevi olan biri. “Nurhan”a aşık olmasının nedeni de bu aslında. Daha çok duygu insanı ve vicdanlı.

“Biricik” ve “Nurhan”ın ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Nurhan” ve “Biricik”in çok samimi ve içten bir ilişkisi var. Birbirini gerçekten çok seven ve arada uçurumlar var gibi görünse de aslında gerçek aşkın hiç bir engel tanımadığının kanıtı.

Ufuk Özkan nasıl bir rol arkadaşı?
Harika bir rol arkadaşı. Ama dizide çok iyi bir partner olmasının yanı sıra gerçek hayatta da benim için çok iyi bir arkadaş.

Doğum sonrası sete beklenenden erken döndüğünüz söyleniyor. Bu durum sizi zorluyor mu?
Sete başladığımda bir anneydim ve bebeğim 48 günlüktü. Hali hazırda var olan sorumluluklarıma bir yenisi daha eklenmişti. Hiç zorlandığımı düşünmek istemedim.

Annelikten sonra hayatınızda neler değişti?
Tarifi imkansız bir duyguymuş. Bütün ezberler bozuluyor. İnsan olgunlaşıyor, öncelikler değişiyor. Kanından canından bir parça, onu düşünmeden edemiyorsun. Hayatım Kaan doğduktan sonra çok daha güzelleşti. Evliliğimiz yeni bir anlam kazandı, tanımlar değişti. Kaan’dan sonra tam bir aile olduk diyebildik.

Genç anne olmanın avantajları sizce neler?
En büyük avantajı beraber büyüyecek olmamız. Anne olmak insana müthiş bir disiplin kazandırıyor.

Eşiniz Mustafa Üstündağ başarılı bir oyuncu. Oyunculuk anlamında birbirinize neler katıyorsunuz?
İkimizde birbirimizden çok şey öğreniyoruz. Benim göremediğim bir şeyi Mustafa görebiliyor ya da onun göremediği şeyleri ben ona söylüyorum. Bu yüzden çok şanslı hissediyorum. Tabii ki yeri geldiğinde birbirimize hem olumlu hem olumsuz eleştirilerimiz de oluyor.

Ufuk Özkan: Bir sonraki projemde kötü adamı oynamak istiyorum

Çekimler nasıl gidiyor?
“Zengin Kız Fakir Oğlan” şuan ikinci sezonun sonuna doğru yaklaşıyor. 82’inci bölümü çekiyoruz. Eylül ayında yeni sezona başlayacağız. İlk başladığımız seneye göre seyirci kitlemizde bir artış oldu. Reytinglerde ilk beşin içerisinde yer alıyoruz. Birol Güven’in deyimiyle “Bir kartopu yaptık, o kartopunu attık ve bir çığa dönüşmesine sebep olduk.”

Darıca’da çekim yapıyorsunuz. Haftanın kaç günü çekimdesiniz?
Allah herkesin çarşısına pazar versin derler. Bütün kıymetli oyuncular gibi haftanın yedi günü çalıştığım setler oldu. Geçen sene beş gün çalışıyorduk. Bu sene her şey daha da yerli yerine oturunca çalışma günlerimizi dört güne indirdik.

“Geniş Aile” dizisindeki izleyici kitlenizin bu diziye katkısını olduğunu söyleyebilir miyiz?
Aslında ilk başta bu konuda sanal alemde hiç iyi eleştiriler almadım. Çok iyi dizi ama bir “Geniş Aile” değil yorumları yapıldı. Sonrasında yavaş yavaş “Nurhan”a ve onun saf hallerine alıştılar. Çünkü “Nurhan” ve “Cevahir” çok farklı karakterler. Birisi kısa yoldan hayatını kurtarmaya çalışan bal dudak, hinliğin peşinde biriyken, diğeri yüzde yüz iyi saf biriydi. Bu yüzden izleyiciler bir adaptasyon süreci geçirdi.

Kim olmazsa bu dizi devam etmez?
Dizimizde 7-8 başrol var. Bu yedi kişiden bir tanesi bile olmazsa bu dizi biter. O yüzden ben bu dizinin başrol oyuncusu değilim sadece sac ayaklarından biriyim. Ben bir sıralama yapsam “Şükrü” karakterini canlandıran Kemal Kuruçay bu dizinin başrolüdür. İkinci başrol “Sarp” karakterini canlandıran Mahir İpek’tir, üçüncü başrol Hüseyin Avni Danyal’dır, Gözde Okur’dur. Ben beşinci falanım. Senaryoyu ilk okuduğumuzda bambaşka şeylerdi. Her oyuncu rolü bambaşka bir yere getirdi ve yazarlarımızın işini kolaylaştırdı.

Komediden başka bir tarza yönelmeyi düşünüyor musunuz?
Komedi oynamaktan hiç gocunmuyorum. Bizim işin bitmesine daha çok uzun yıllar var. İnşallah iki seneyi daha devireceğiz. Ama buradan yapımcılara da seslenmiş olayım, bir sonraki işimde kötü adamı oynamak istiyorum. İzleyenlerde benimle ilgili bizim mahallenin delikanlısı, bizim ailenin çocuğu algısı var. Bu beni çok mutlu ediyor. Ama kötü adam oynadığımda “Bizim çocuk bunu da yapabiliyormuş” dedirtmek istiyorum. Tabii böyle bir rol gelmezse yine komedi gelirse baş tacımdır.

Size göre rol aldığınız hangi iş yolunuzu daha da çok açtı?
Tabii ki “Geniş Aile”den öncesi ve sonrası var. Bu benim hayat standartlarıma, kaşeme yansıdı. Çocuğunun gittiği okul, ödediğin para değişti. Tatillerin yeri değişmeye başladı. Haftanın bir günü dışarı yemeğe çıkıyorsan belki şimdi 2-3 kere çıkıyorsun. Bu insanların çok sevmesi, izlemesiyle oluyor ve sonunda da para kazanıyorsun.

Şu anda geldiğiniz konumdan mutlu musunuz?
Durumumdan çok mutluyum. Ben çok basit bir adamım, mesleğimle ilgili hayallerim yoktur. Hayatım gayet basittir. Baba çalışır, çocuğuna ve eşine bakar düşüncesiyle yaşarım. Bu meslekte zirve diye bir şey yoktur. Oradayım dediğim anda ayağını kaydırırlar. Bir daha çıkacak takatinde olmaz. Yıldız Kenter benim hocamdı, “Bu iş tamamdır. Bu işi biliyorum dediğin andan itibaren kaybetmeye başlarsın” demişti. Çok yükseklerde gözüm yok. Zirve aniden değişebilir.

Bir önceki yazımız olan Kenan İmiralıoğlu ile Bergüzar Korel komşu oluyor başlıklı makalemizde Bergüzar Korel ve Kenan İmirazlıoğlu hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *