‘Bunun adı vicdansızlıktır’

Burdur Cezaevi’nde 5 Temmuz 2000 yılında mahkumlar tarafından çıkarılan isyana yönelik müdahale sırasında yıkılan duvar ve operasyonun hesabı, Maliye Bakanlığı’nın açtığı tazminat davası ile 13 yıl sonra görülmeye başlanacak. 13 yıl önce açılan dava ile operasyonun yaşandığı gün orada bulunan 61 kişinin yargılandığı ilk duruşma, 12 Kasım’da Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek. İsyan ve müdahale sırasında hapishanenin zararının 31 bin TL olduğunu ileri sürülerek, 61 kişi için bu paranın faizi ile alınması talep ediliyor.

Tazminatı geri aldılar
Burdur Cezaevi’ne yönelik 5 Temmuz 2000’deki operasyonda koğuşa giren dozer, siyasi tutuklu Veli Saçılık’ın kolunu koparmıştı. Kolu ertesi gün sokakta, bir köpeğin ağzında bulunan Saçılık, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına tazminat davası açmış, Antalya 1. İdare Mahkemesi’nin 2005 yılında verdiği karara göre 150 bin TL maddi ve manevi tazminat almıştı. Adalet Bakanlığı’nın itirazı üzerine Danıştay 10. Dairesi’nde tekrar görülen dava ile 26 Haziran 2013’te verilen tazminat kararı iptal edilerek, ödenen paranın faizleriyle birlikte (yaklaşık 300 bin lira) Saçılık tarafından geri ödenmesine karar verilmişti. İptal gerekçesi olarak da, Saçılık’ın jandarmaya taş atarak karşı koyması gösterilmişti. Tazminatın geri ödenmesini isteyen devlet ‘kusurlu bulduğu’ Saçılık’tan bu kez de 13 yıl önceki operasyon sırasında yıkılan duvarın masrafını istedi.

‘Kolumu kaybettim’
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ndeki (UYAP) dosyasına baktığı sırada Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 13 yıl önce mahkumlara yönelik açılan tazminat davasının görülmeye başlanacağını önceki gün öğrendiğini belirten Veli Saçılık, Milliyet’e şunları söyledi:
“2001’de açılmış bekletmeye alınmış bir dosya şimdi tekrar incelenip hasar bize mal edilmiş. Avukatlar o zaman ‘Cezaevindeki hasar karşı taraftan isteniyor, haberiniz olsun takip edin’ demişlerdi. Biz ‘O kadar da olmaz herhalde’ derken 12 yıl sonra karşımıza çıktı. Zaten 2001 yılında da bu davaya ilişkin bize tebligat da yapılmamıştı. Bu duvar meselesinin tazminatımın geri alınmasına yönelik karar verildiği için cezaevinde oluşan zararın da oradaki mahkumların sebebi olacağı gerekçesi ile canlandığını düşünüyorum. İçeride bulunma sebebimden beraat ettim, şu anda da memurum. Sadece duvarı yıkmadılar, bizlere de zarar verdiler. Kimi arkadaşım gözünü kaybetti, kimi kafasına gelen fişekten zarar gördü, ben o dozer sebebiyle kolumu kaybettim. Şimdi de benden o dozerin yıktığı duvarın parasını mı isteyecekler? Bu vicdansızlıktır.”

Bir önceki yazımız olan CHP, Ak Parti ve “kalekol” başlıklı makalemizde aydın doğan, başbakan ve beşli çete kimdir hakkında bilgiler verilmektedir.

netgazetesi

http://www.netgazetesi.net

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *