‘Bu yıl milli balık hamsi bol ve ucuz’

02 September 2013 Monday, 01:37

Av yasağının son bulmasıyla balıkçılar “tarlalarımız” dedikleri denizlere ilk seferlerini düzenledi. Hamsi ve palamutun bol olacağı bir yıl tahmininde bulunan balıkçılar, tezgâhtaki fiyat farkından yana dertli.
Balık avı yasağının sona ermesiyle önceki gece sezonun ilk ağları denizle buluştu.

Sarıyer’den denize açılan Sagun isimli teknede de sezonun ilk seferi için iş bölümü yapılmış, av için her şey hazırdı. Balıkçıların heyecanına eşlik etmek için biz de teknedeki yerimizi aldık. Saatler 23.00’ü gösterdiğinde kara yavaş yavaş ardımızda kalırken, tüm tayfa hep bir ağızdan başladı bağırmaya; ‘Vira Bismillah!’…
Teknede 25 mürettebat var. Palacılar ağın denize atılmasından sorumlu, ‘istifçiler’ ise ağın denizden çekilmesinden. Mantarları düzenleyenlere ‘mantarcılar’, çelik telin çekilerek kapanmasını sağlayanlara ‘ırgatçılar’ deniliyor. Ekibin lideri ise ‘Kocareis’ olarak anılan Ali Kurşun.
Geride bıraktığımız kara parçası silüet halini aldığında ağlar denize bırakılıyor. Yaklaşık 2 saat sonra çekilen ağlardan teknenin havuzuna düşen sezonun ilk balığı ise palamut oluyor.

‘Deniz gurbet gibi…’
Sezgin Çimen’in 16 yılı denizlerde geçmiş, tayfanın tecrübeli isimlerinden biri. “Denizlerde olmak zor. Şimdi belki mevsim böyle ama birkaç ay sonra soğuk yapmaya başlayınca güvertede durmak bile çok zor oluyor. Çoluğundan çocuğundan uzak aylarca gurbet gibidir sezon. Tek tesellimiz sezonun iyi geçip birkaç kuruş para kazanabilme umudu” diyen Çimen, bu yıl aracıların fiyatlara müdahalesi çok olmazsa vatandaşların ucuz hamsi yiyebileceğini söylüyor. 25 yılı denizlerde geçen 49 yaşındaki Ahmet İşlek, teknede ‘ırgatçı’ olarak çalışıyor.
Yeni sezondan beklentisi ise büyük. Av yasağının sona erdiği günü kendileri için bayram olarak değerlendiren İşlek, balıkçılığın en zor işlerden biri olduğunu söylüyor. İşlek, “Bu yıl palamut bol olursa hem bizim hem de vatandaşın yüzü güler” diyor.
Tezgâhta 10 kat pahalı
Gırgır teknesinin sevk ve idaresinden sorumlu kocareis Ali Kurşun, ağarmış saçları ve sakallarıyla üst bölümde yer alan kaptan köşkünden teknenin altında süren hummalı çalışmaya dair direktifler veriyor.
Kurşun, “Hiçbir şeyin aksamaması lazım. Bu bir ekip işi” diyor. 30 yıllık tecrübesiyle dümende oturan Kurşun, balıkçının balığı sattığı fiyatla tezgâhlardaki fiyat arasında neredeyse 10 kat fark olduğunu belirterek, “Türkiye’de ucuz balık yemek mümkün.
Ancak aracılar fiyatları çok yükseltiyor. Bizim geçen yıl 1 liradan verdiğimiz hamsi tezgâhta 10 liraya satılıyordu” diye yakınıyor.
Dünyada 25 milyon tonu yetiştiricilikle olmak üzere, toplam 110 milyon ton civarında su ürünleri üretimi yapılırken, Türk balıkçılık sektörü geçen yıl 700 bin tonluk üretim rakamına ulaştı. Bu üretimin 200 bin tonu balık çiftliklerinde gerçekleştirildi.

İstavritin kasası 90 lira
Sabahın ilk ışıklarıyla İstanbul’a geri dönen teknelerde İstanbullu balıkçıların ağlarına takılan istavrit ve palamut yüzleri güldürdü. İstavritin kasası 90 ile 125 lira arasındaki fiyatlardan alıcı bulurken palamutun çifti 30 liradan satıldı.

‘Bu yıl milli balık hamsi bol ve ucuz’
İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Tuncay Sagun, bu yıl palamut ve hamsinin bol olacağı yönünde öngörülerinin olduğunu belirterek “Halkımıza ucuz balık yedireceğiz. Hamsi bizim milli balığımız. Hamsinin bol olması demek, ucuz balık yedirmek demek” dedi. Türk karasularında en çok hamsi, çaça, sardalya, istavrit ve palamut gibi balık türleri avlanıyor. En çok yetiştirilen balıklar ise alabalık, levrek ve çipura.

Bir önceki yazımız olan Büyük gösteriye geri sayım başladı başlıklı makalemizde chevrolet, citroen ve Frankfurt Otomobil Fuarı hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz