Bu mağazaya gir hayatın değişsin

17 August 2013 Saturday, 22:38

Mağaza deyip geçmeyin, moda dünyasında çok etkili. New York’taki Bergdorf Goodman, belgesellere bile konu oldu. Burada artık bir Türk tasarımcısının koleksiyonunu da görebileceğiz

Eskiden televizyonda ne izliyorsunuz diye kime sorsak cevabı belliydi, “Belgesel”. İnandırıcı değildi ama kimsenin “Hangi belgesel?” diyeceği de yoktu zaten. Şimdi sorulsa durum farklı, penguenlerden bahsedenler çıkabilir. Bir de benim gibi moda belgesellerinden söz edenler olabilir.
Hiç şüphesiz moda belgeselleri daha çok izleyiciye hitap ediyor. En son izlediğim “Scatter My Ashes at Bergdorf’s” (Küllerimi Bergdorf’s’a Dağıtın) sadece bir mağazayı değil, moda kültürünü de anlatıyor. Diane von Furstenberg’den Karl Lagerfeld’e, Vera Wang’den Tom Ford’a birçok moda tasarımcısı lüks markaların satıldığı New York’ta
5. Cadde’deki mağaza hakkında konuşuyor. Yoko Ono’nun bir gecede yarım milyon dolar değerinde 80 parça kürk satın almasından çapulcu gibi görünen bir müşterinin 250 bin dolarlık alışveriş yaparak mağaza personelini şaşırtmasına birçok detaydan bahsediliyor.

7 milyar dolarlık şirket oldu
Rakiplerinin aksine Bergdorf Goodman şube açmıyor ve tek mağaza olduğu için buraya seçilmek çok önemli. Bergdorf Goodman’a girmek demek bir moda tasarımcısının ve markasının geleceğinin değişmesi demek. Şöyle bir gerçek örnek vereyim. Bergdorfcular, Michael Kors’u ağzında toplu iğnelerle vitrin düzenlemesi yaparken keşfediyor. İğnelediği kıyafete bakıp “Bu hangi tasarımcının? Tanışmak ve koleksiyonunu satın almak istiyoruz” diyorlar. Michael Kors, “Tasarımcı benim” diyor çekinerek. Çekinmesinin nedeni ise henüz bir koleksiyonunun olmaması. Son hızla bir koleksiyon hazırlıyor ve Bergdorf’a giriyor. Sonuç, Michael Kors şu anda 7 milyar dolar değerinde bir şirket.

Tebrikler Arzu Kaprol!
Peki ama bunları size durup dururken niye anlatıyorum? Bir Türk moda tasarımcısı, Arzu Kaprol, Bergdorf Goodman’a ilk siparişi, sonbahar-kış 2013-2014 koleksiyonunu, teslim ettiğini açıkladı. Bu da demek oluyor ki, artık Arzu Kaprol’ün adını başta ABD olmak üzere yurtdışında daha da çok duyacağız. Tebrikler Arzu Kaprol!

Bu isme dikkat!
Şimdi Hollywood’un en gözde markasını açıklıyorum, Greg Lauren. Evet, bildiniz Ralph Lauren’in ailesinden. Oğlu değil, yeğeni. Bir dönem “Yalan Rüzgarı” izleyenler onu hatırlayacak, Brett Nelson rolüyle. Daha sonra “Friends and Family”, “The Wedding Planner” ve “Boogie Nights” gibi filmlerde de oynadı.
Ressamdı, moda tasarımcısı
Greg Lauren aslında ressam, işleri Demi Moore’dan Ben Stiller’a Hollywood sanat koleksiyonerlerinin koleksiyonlarına çoktan girmiş. Şimdi ise gardıroplarını da ele geçirmiş durumda.
Üstelik tasarımlara askıda ilk baktığınızda ancak bir evsizin olabilecek döküntü kıyafetler görüyorsunuz. Ama askıdan alıp da üstünüze geçirdiğinizde çok cool olduğunu görüp şaşırıyorsunuz. Sonra etikete baktığınızda şaşkınlığınız daha da artıyor. 2000-3000 doların altında bir şey bulmak mümkün değil.
Şimdilik sadece Barneys, Colette, Corso Como gibi öncü mağazalarda satılıyor. Modayla biraz ilgiliyseniz, bu ismi bir an önce öğrenmekte fayda var.

Bir önceki yazımız olan “Neden Romanlar da bir dünya markası olmasın ki?” başlıklı makalemizde roma merket projesi, roman ve romen hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum yazın...

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz